Gramı 600 liraya kadar çıkan dünyanın en pahalı baharatı için yeni sezon başladı. Yaklaşık 80 bin çiçekten sadece 500 gram elde edilen bu değerli baharat, hem yüksek fiyatıyla hem de gıdadan kozmetiğe uzanan kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor.
TÜRKİYE'NİN EN PAHALI BAHARATI BURADA YETİŞİYOR
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan safran, Türkiye'de yeniden toprakla buluşuyor. Adında değerli baharata yer veren Karabük'ün Safranbolu ilçesind yeni sezon safran soğanlarının dikimine başlandı.
51 ÜRETİCİ 110 DEKARDA ÜRETİYOR
İlçe Tarım ve Orman Müdürü Erdal Kaya, ilçede 51 üreticinin 110 dekar alanda safran üretimi yaptığını açıkladı.
Safran üreticisi İsmail Yılmaz da bu yıl farklı alanlarda 20 dönümün üzerinde safran dikimi gerçekleştireceklerini bildirdi.
Safran soğanlarının dikiminin ardından bitkinin çiçek açması bekleniyor. Safranbolu'da hasat dönemi ise genellikle ekim ve kasım aylarında gerçekleşiyor.
Yaklaşık 80 bin safran çiçeğinden sadece 500 gram safran elde edilebilmesi, ürünün neden yüksek değere sahip olduğunu ortaya koyuyor.
SAFRAN NEDEN BU KADAR DEĞERLİ?
Safranı diğer baharatlardan ayıran en önemli özelliklerden biri çok az miktarının bile güçlü renk ve aroma vermesi. Safran, ağırlığının yaklaşık 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabiliyor.
Bu nedenle yemeklerde çok küçük miktarlarda kullanılıyor. Kendine özgü aroması ve güçlü renklendirme özelliği nedeniyle özellikle pilav, tatlı ve çeşitli geleneksel yemeklerde tercih ediliyor. Safran ayrıca kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda da kullanılan değerli bir bitki olarak öne çıkıyor.
SAĞLIK AÇISINDAN DA İLGİ GÖRÜYOR
Safranın yalnızca mutfakta kullanılan bir baharat olmadığı, geleneksel olarak çeşitli sağlık amaçlarıyla da kullanıldığı biliniyor.
İçeriğinde bulunan bazı bileşenler nedeniyle antioksidan özellikleriyle araştırılan safran, özellikle geleneksel kullanımlarda ruh hali, sindirim ve genel sağlıkla ilişkilendiriliyor. Ancak safranın bir tedavi yöntemi olmadığı ve sağlık amacıyla kullanılmadan önce uzman görüşü alınması gerektiği unutulmamalı.
Çalışmada safran soğanlarının köstebek, kör fare, fare ve manas kurdu gibi zararlılardan korunması için toprak altında tel kafes yöntemi uygulanıyor.
ZARARLILAR VERİMİ YÜZDE 40 DÜŞÜREBİLİYOR
Safran üreticisi İsmail Yılmaz, toprak altı zararlılarının safran yumrusu ve çiçeğinin verimini yüzde 40'a kadar düşürebildiğini belirtti.
Yılmaz, "Yaklaşık 10 yılı geçkindir bu alanda safran üretmekteyiz. Bu sene değişik AR-GE çalışmaları yaptık. Özellikle toprak altı zararlılardan safranlarımızı korumak için tabana çelik tel kafes örterek bir deneme yapıyoruz. 2 yıl sonra bunun sonuçlarını göreceğiz" dedi.
Toprak altından gelen zararlıların safran üretimine ciddi zarar verdiğini ifade eden Yılmaz, "Toprak altından gelen kör fare, normal köstebek, normal fare, işte manas kurdu zararlarından korumak için bu denemeyi yaptık. Bunların safrana oldukça çok fazla zararı var. Çünkü çok hızlı üreyebilen, yavrulayabilen canlılar bunlar. Önlemini almazsak tabii ki en az yüzde 30-40 safran yumrusu ve çiçeği verimini düşürüyor" diye konuştu.
SAFRANI KORUMAK İÇİN 7 FARKLI YÖNTEM
Bu yıl farklı yetiştirme koşullarının denendiğini belirten Yılmaz, "İşte malç yöntemiyle, malçlama yöntemi, taban örtüsü artık bir tanesinin üzerine. Bir tanesi tamamen orman toprağıyla beraber bir uygulama yaptı. Bir tanesi alüminyumlu topraklı uygulama yaptı. Klasik yöntemle, solucan gübresiyle buna benzer 7 çeşit bir uygulama yaptık bu yıl. İnşallah bunların sonuçlarını ekim ve kasım ayındaki hem çiçek hem de 2 yıl sonraki veriminde göreceğiz." ifadelerini kullandı.