Bugün her köşe başında gördüğümüz trafik lambasının arkasında 150 yıllık kanlı bir sır saklı. Londra sokaklarındaki kaosu bitiren bu dev icat, mucidinin gözden kaçırdığı "ölümcül hata" yüzünden sadece birkaç haftada bir felakete dönüştü.
Dünyanın ilk trafik lambası neden yapıldıktan hemen sonra tam 50 yıl boyunca yasaklandı? Londra'da at arabası kargaşasını bitiren o devasa direğin altındaki gizemli nöbet, şehri koruyan polisin en büyük kabusu oldu. Sonrasında da şehrin en büyük yasakları arasına karıştı...
1868 yılında Londra'da trafiği düzenlemek için bir çözüm arıyorlardı ve akıllarına gazla çalışan bir lamba dikmek geldi.
Başlarda her şey yolunda gibiydi; gündüzleri kollar inip kalkıyor, geceleri ise gaz lambası yanıyordu.
Ancak bu sistemin çok büyük bir kusuru vardı: Gaz sızdırıyordu.
Sistem kurulduktan sadece 2 ay sonra, lambayı kontrol eden polis memuru feneri yakmaya çalışırken lamba bir anda infilak etti.
Polis memuru yüzünden yaralandı ve bu olaydan sonra Londra yönetimi projeyi anında rafa kaldırdı.
Trafik ışıklarının tekrar hayatımıza girmesi için aradan neredeyse 50 yıl geçmesi gerekecekti.
Gündüzleri mekanik kollar (semaforlar) trafiği yönetiyor, geceleri ise polis memurları gaz fenerlerini yakarak renkli camların arkasından ışık veriyordu.
Ancak 1869 yılının başında, sistemin içindeki gaz sızmaya başladı.
O gece kuleyi kontrol etmekle görevli olan polis memuru, feneri yakmak için kapağı açtığı anda içeride biriken gaz oksijenle temas etti.
Ta ki 1912 yılında ABD'de Lester Wire tamamen elektrikli ve güvenli bir sistem geliştirene kadar.
Eğer o gece o gaz sızıntısı olmasaydı, belki de bugün çok daha farklı bir sinyalizasyon sistemi kullanıyor olacaktık.