Bazı evler yalnızca duvarlardan ve çatılardan ibaret değil, nesiller boyu aktarılan anıların da taşıyıcısı oluyor. ABD'nin Kuzey Dakota eyaletinde yaşayan JaSondra Schmidt, çocukluğundan beri hikayesini bildiği, büyük büyükbabasına ait 112 yıllık evi kurtarmak için sıra dışı bir karar aldı.
Evi bulunduğu yerden söktürerek yaklaşık 10 kilometre uzağa, eşinin ailesinden kalan çiftlik arazisine taşıttı.
BİR YORUM HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
JaSondra ve eşi Jason, uzun zamandır restore edebilecekleri eski bir ev arıyordu. Birçok evi inceleyen çift, aradıkları yeri bir türlü bulamadı. Taşımayı planladıkları başka bir evden de beklenmedik koşullar nedeniyle vazgeçmek zorunda kaldılar.
2025'in sonlarında sosyal medyada akrabalarının iki katlı eski bir ev hakkında yaptığı yorumu gören JaSondra, söz konusu yapının ailesinin geçmişinden gelen ev olduğunu fark etti. Büyük büyükbabası Freiderich'in 1914 yılında sahip olduğu ev, çocukluğundan beri bildiği ancak daha önce hiç ziyaret etmediği bir yerdi. Akrabalarıyla iletişime geçen JaSondra, sonunda evi eşiyle birlikte satın alma fırsatı buldu.
112 YILLIK EVİ YERİNDEN SÖKÜP TAŞIDILAR
Yaklaşık 9 metre genişliğinde ve 18 metre uzunluğundaki iki katlı evin yeni adresine ulaşması için oldukça dikkatli bir çalışma yürütüldü. Önce yapı eski temelinden ayrıldı. Ardından altına büyük çelik kirişler yerleştirildi ve krikolar yardımıyla havaya kaldırıldı.
Kirişlere takılan makaralar sayesinde ev, yeni konumuna taşınabilecek hale getirildi.Evin yaklaşık 10 kilometrelik yolculuğu sırasında elektrik hatlarının da güzergaha uygun şekilde düzenlenmesi gerekti. Aile üyeleri, nesillerin anılarını taşıyan yapının yeni yerine doğru ilerleyişini izlemek için bir araya geldi.
Yeni arazisine ulaştığında ev hemen temeline yerleştirilmedi. Yaklaşık iki ay boyunca kirişler ve lastikler üzerinde yükseltilmiş halde kaldı. Bu sırada ekipler, yapının altına yeni bodrum ve temel hazırlıklarını sürdürdü.
Aile yadigarı 112 yıllık evi kilometrelerce uzağa taşıyarak yeniden hayata döndüren bu hikaye, yapıların nasıl sıra dışı projelere dönüştürülebileceğini bir kez daha gösterdi. Peki, plastik atıklar kullanılarak inşa edilen ve görenlerin ilgisini çeken evin hikayesini daha önce duymuş muydunuz?
1200 PLASTİK ŞİŞEYLE İNŞA EDİLEN EV, ZİYARETÇİLERİN AKININA UĞRUYOR!
Arjantin'in Puerto Iguazu şehrinde yaşayan Alfredo Santa Cruz ve ailesi, çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla ilham verici bir projeyi hayata geçirdi.
1200 PET ŞİŞE VE 1300 İÇECEK KARTONU KULLANILDI
Yapının inşa sürecinde tam 1200 adet plastik pet şişe ve 1300 adet Tetra-Pak içecek kartonu değerlendirildi.
Dış mimarisiyle ezber bozan ev, şeffaf plastik duvar panelleri sayesinde gün ışığını yumuşatarak içeriye alıyor.
Bu tasarım, iç mekanda doğal ve büyüleyici bir aydınlatma ortamı yaratıyor. Akılcı mühendislik detaylarıyla inşa edilen bina, sanılanın aksine olumsuz hava koşullarına karşı tamamen su geçirmez ve yüksek dayanıklılığa sahip bir yapıyla öne çıkıyor.
EŞYALARIN TAMAMI GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ MATERYALDEN OLUŞUYOR
Projenin temelinde, tüketim çılgınlığına karşı durarak doğayı koruma felsefesi yatıyor. "Hiçbir şey atık değildir ve her nesnenin ikinci bir kullanım alanı vardır" düşüncesiyle hareket eden Santa Cruz ailesi, iç mekandaki eşyaların büyük bölümünü de yine dönüştürülmüş materyallerden üretti.
Kendi kendine yetebilen bir tarım alanına ve güneş enerjili su ısıtma sistemine sahip olan proje için yerel yönetimler ve eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalar yürütülüyor. Şehirdeki öğrenciler, atık yönetimini yerinde gözlemlemek ve çevre bilinci kazanmak amacıyla evi düzenli olarak ziyaret ediyor.
ZİYARETÇİLERE AÇIK
Mimarisi ve sürdürülebilirlik hikayesiyle sınırları aşan Ekolojik Şişe Ev, günümüzde ziyaretçilere açık bir müze olarak hizmet veriyor. Düzenlenen turlara bizzat Alfredo Santa Cruz'un kendisi rehberlik ediyor.
Gelen misafirler, aile tarafından geri dönüştürülmüş malzemelerden hazırlanan el yapımı hediyelik eşyaları da inceleme imkanı buluyor. Santa Cruz ailesi, bu turların asıl amacının kişisel bir başarıyı sergilemekten ziyade, atıkları azaltarak gezegeni korumanın herkes için mümkün olduğunu kanıtlamak olduğunu vurguluyor.
Mimar Duncan Baker-Brown tarafından tasarlanan Waste House, Brighton Üniversitesi öğrencileri ve mesleki eğitim alan gençlerin ortak çalışmasıyla 2014 yılında kullanıma açıldı.
Binada tercih edilen malzemelerin yüzde 85'ten fazlası evlerden, işletmelerden ve şantiye sahalarından toplanan ürünlerden tedarik edildi.
Duvar panellerine yerleştirilen 20 bin diş fırçasının yanı sıra yapı içerisinde 4 bin DVD kutusu, 2 bin disket ve yaklaşık 2 ton kot kumaşı yer aldı.