Gece karanlığında ufukta beliren ve denizin tam ortasından geldiği düşünülen gizemli ışıkların sırrı nihayet çözüldü! Avustralya'daki bir adada yıllardır ziyaretçileri dehşete düşüren "hayalet deniz feneri" efsanesinin altından bakın ne çıktı... Beynimizin bize oynadığı bu korkunç derecede gerçekçi oyunun bilimsel detaylarını öğrenince kendi gözlerinize bile inanamayacaksınız.
Avustralya'nın Büyük Set Resifi'nin en güney ucunda yer alan Lady Elliot Adası, uzun yıllardır açıklanamayan görsel bir fenomene ev sahipliği yapıyor. Adada biri 1873'te inşa edilen, diğeri ise 1995'te görevi devralan iki gerçek deniz feneri bulunuyor.
Ancak adayı ziyaret eden turistler, gece olduğunda ufuk çizgisinden parlayan ve okyanusun ortasından geldiği iddia edilen üçüncü bir "hayalet fener" gördüklerini sıklıkla rapor ediyor.
Adanın resmi turist rehberlerine bile konu olan bu ürkütücü yanılsama aslında sadece bu bölgeye özgü değil; kayıtlara geçen ilk vaka 1937 yılında Fransa'nın Bretonya kıyılarında belgelenmişti.
SIR PERDESİ ARALANDI: BEYNİMİZ BİZİ NASIL KANDIRIYOR?
Bilim insanları bu asırlık gizemi çözmek için adaya bizzat giderek sahada incelemelerde bulundu ve ardından laboratuvar ortamında sanal gerçeklik (VR) simülasyonları ile illüzyonu yeniden yarattı. Open Mind dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu garip olayın arkasında tamamen algısal bir yanılma yatıyor.
Gerçekte ışığın ucu çok uzakta ve aşırı hızlı hareket ediyor olsa da, beynimiz bu mesafeyi daha yakın ve yavaş bir hareket olarak algılayıp, ışık kaynağının doğrudan önünüzdeki okyanusun ortasında olduğu sonucuna varıyor.
Üstelik bu illüzyon o kadar güçlü ki, arkanızı dönüp ışığın gerçek kaynağını görseniz bile, tekrar denize baktığınızda hayalet feneri orada görmeye devam ediyorsunuz.
KUSURSUZ BİR "TAHMİN MAKİNESİ"NİN YAN ETKİSİ
Araştırmacılar, bu durumu beynin dünyayı anlamlandırmak için beklentileri ve duyusal verileri harmanlayan devasa bir "tahmin makinesi" gibi çalışmasına bağlıyor. Örneğin, ışığın her zaman yukarıdan geleceğini varsaydığımız için uzay fotoğraflarındaki kraterleri bazen bir tepe gibi görmemiz de aynı yanılgının eseri.