Cildimizi UV ışınlarından korumak için her yaz yüksek faktörlü güneş kremlerine sarılıyoruz. Ancak atalarımız, binlerce yıl önce kavurucu savanalarda veya buzulların ortasında yaşam mücadelesi verirken bu devasa radyasyon tehdidinden nasıl korunuyordu? Bilim dünyası, 40 bin yıl önce Dünya'nın manyetik alanının çöktüğü ve güneş ışınlarının ölümcül hale geldiği o kaotik dönemde, modern insanın nasıl hayatta kaldığını çözdü. Neandertallerin neden yok olduğu ile modern insanın neden kazandığı arasındaki "görünmez" fark, belki de bu basit ama dahiyane koruma yönteminde gizliydi.
Modern insan, UV radyasyonunun zararlarını fark ettiğinde henüz eczaneler yoktu. Ancak atalarımız, "aşı boyası" (ochre) adı verilen demir oksitli kili keşfettiler. Bu doğal pigment, cilde sürüldüğünde tıpkı günümüz güneş kremleri gibi morötesi ışınları dağıtarak cildi koruyordu.
Levant bölgesindeki Qafzeh Mağarası'ndaki kalıntılar, atalarımızın sadece eline geçeni değil, "en iyisini" aradığını gösteriyor. Arkeologlar, mağara çevresinde kil varken, insanların 60 kilometre uzaklıktaki daha kaliteli ve radyasyon engelleyici gücü yüksek olan özel bir kili getirip kullandıklarını saptadı.
Yaklaşık 40 bin yıl önce, Dünya'nın manyetik alanı 300 yıl boyunca çöktü (Laschamp Olayı). Bu süreçte koruyucu kalkanımız zayıfladı ve ölümcül miktarda radyasyon gezegenimize ulaştı. Arkeolojik kayıtlardaki aşı boyası kullanımındaki büyük artış tam da bu döneme denk geliyor.
Bilim dünyasındaki en çarpıcı teorilerden biri: Radyasyon seviyeleri yükseldiğinde modern insanlar (Homo sapiens) aşı boyası ve deri giysilerle korunurken, daha az gelişmiş savunma yöntemlerine sahip Neandertallerin bu çevresel felaketten ağır yara aldığı düşünülüyor.
Modern insanların bu dönemde kemikten iğneler ve bızlar kullanarak vücuda oturan (dar) giysiler dikmeye başlaması tesadüf değil. Neandertaller ise hayvan postlarını daha bol ve basit yöntemlerle giyiyordu.
Paleolitik arkeolog April Nowell, sit alanlarındaki kültürel devamlılığın, insanların çevrelerine sadece uyum sağlamadığını, aynı zamanda birbirlerinden bilgi aktararak hayatta kaldıklarını gösterdiğini belirtiyor. Bu, tarihöncesi insanın sanılandan çok daha "kurnaz" ve "dayanıklı" olduğunu kanıtlıyor.
İlginç olan şu ki, bu yöntem tarih olmamış. Bugün bile Afrika'nın bazı bölgelerinde yaşayan kabileler, aşı boyasını hayvansal yağlarla karıştırarak cildine sürüyor. Binlerce yıl önce atalarımızın hayatını kurtaran bu yöntem, yerel kültürlerde hala aktif olarak kullanılıyor.