Hastanede zamanla yarışmak onların mesleğinin bir parçası. Bazen bir hastanın başında dakikalar, hatta saniyeler bile büyük önem taşıyor. Hafta sonu geldiğinde ise bu kez kronometre çalışmaya başlıyor; beyaz önlük çıkıyor, yarış tulumu giyiliyor. Kalp damar cerrahisi ve acil serviste görev yapan Deniz Kübra Ulusoy ile hemodiyaliz hemşiresi Hilal Olgun, Türkiye'de pek alışık olmadığımız iki hayatı aynı anda sürdürüyor. Nöbetlerden fırsat bulup pistlere koşuyor; uykusuzluğu, uzun yolları ve motor sporlarının ağır maliyetini göze alıyorlar. Üstelik direksiyon başında yalnızca rakipleriyle değil, "Kadından yarışçı olur mu?" önyargısıyla da mücadele ediyorlar.
İkisinin motor sporlarına uzanan yolları farklı. Ulusoy'un otomobil tutkusu çocuklukta babasıyla başlıyor; drift yarışları hayatının yönünü değiştiriyor. Olgun önce yarış otomobillerinin içinde değil, etapların kenarında gözetmen olarak yer alıyor. Bir gün kendisine "Neden sadece izleyen olayım?" diye sorunca hikaye değişiyor. Bugün birinin yolu acil servisten, diğerinin yolu hemodiyaliz ünitesinden geçip özel etapların start çizgisinde birleşiyor. Hastanede öğrendikleri soğukkanlılığı direksiyon başına, rallinin öğrettiği mücadeleyi de günlük hayatlarına taşıyorlar. Deniz Kübra Ulusoy ve Hilal Olgun'un hikayesi, iki ayrı meslekten çok, insanın zamanı olmadığında bile tutkularına nasıl zaman ayırabileceğini gösteriyor.
HAFTA İÇİ VE SONU FARKLI RUH HALLERİNDEYİM
2023 yılında TOSFED Yıldızını Arıyor yarışmasını Türkiye üçüncüsü olarak bitirirken, bugünlere geleceğini düşünüyor muydu acaba Hilal Olgun... "Benim ilk yarışımdı, başarım şimdi burada olmamı sağlayan motivasyonum oldu" diyor. Haklı çıkıyor, 2025 İzmir Otokros kupasını ise hem kadınlarda hem de kategorisinde birinci bitiriyor. 2025 sezonunda co-pilotlar birincisi ve genel klasman üçüncüsü oluyor. Hemşire pilot Hilal Olgun, "Gözüm yine şampiyonlukta" diyor.
- Gündüz hastanede, hafta sonu ralli parkurunda... Bu iki hayatı aynı anda yaşamayı nasıl başarıyorsunuz?
- İlk duyulduğunda çok farklı iki dünya gibi geliyor ama aslında ikisinin ortak noktası çok fazla. Hastanede insanların sağlığı için mücadele ediyorum, hafta sonu ise kendi sınırlarımı aşmak için direksiyon başına geçiyorum. İkisi de büyük sorumluluk, disiplin ve özveri istiyor. Yorulduğum oluyor ama sevdiğiniz işi yaptığınızda yorgunluk yerini mutluluğa bırakıyor. Hayatımın bir tarafı insanlara umut olmak, diğer tarafı ise hayallerimin peşinden gitmek.
- Hemşirelik mi sizi daha çok değiştirdi,ralli pilotluğu mu?
- Hemşirelik hayata farklı bakmayı öğretti. İnsan sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu her gün yeniden görüyorum. Ralli ise bana korkuların üzerine gitmeyi öğretti. Birlikte düşündüğümde ikisi de beni bugünkü Hilal yapan en önemli parçalar. Biri vicdanımı, diğeri cesaretimi besledi.
- Yoğun bakım / hemodiyaliz servisinde çalışmak kolay olmasa gerek. Bu stresle özel etap startındaki heyecan arasında benzerlik görüyor musunuz?
- Hastanede hissettiğiniz sorumluluğun tarifi yok. Orada mesele sadece işinizi yapmak değil; bir insanın yaşamına umut olabilmek. Yarışta ise emeklerinizin karşılığını almak için mücadele ediyorsunuz. İkisinde de kalbiniz hızlı atıyor ama sebepleri farklı. Finiş çizgisini geçmek büyük mutluluk, bir hastanın yüzündeki tebessümü görmek ise tarifsiz bir huzur.
- En başa dönersek, ralliye başlamaya nasıl karar verdiniz?
- Motor sporlarına aslında ben yarışlarda gözetmen görevli olarak başladım. Bir gün "Neden sadece izleyen olayım?" diye kendime sordum. Sonra kendimi yarış otomobilinin direksiyonunda buldum. Yarış serüvenim TOSFED Yıldızını Arıyor yarışı ile başladı. Transanatolia yarışında ise ilk kez co-pilot olarak yarıştım sonrasında Türkiye Ralli Şampiyonasında iki sezon Co pilot olarak yarışmaya devam ettim ve ciddi tecrübeler kazandım. Bu sezon Türkiye Ralli Şampiyonası'nda pilot olarak yarışmaya başladım, ilk rallim Marmaris'ti. Sonuç istediğim gibi olmasa da hissettiğim heyecan bana doğru yerde olduğumu hissettirdi.
HAYATINIZIN ROTASINI KENDİNİZ ÇİZİN
- Hâlâ ön yargılarla karşılaşıyor musunuz? Yarışlarda size "Hemşire pilot" denmesi hoşunuza gidiyor mu?
- Eskisine göre çok daha az... Zaten ben cevap vermek yerine yarışıyorum. Sonuçlar zaten gerekeni söylüyor. "Hemşire pilot" olarak anılmak ise hoşuma gidiyor. Çünkü bu, kadınların tek bir kimlikle sınırlı olmadığını gösteriyor. İsteyen hem sağlık çalışanı olur hem sporcu olur hem de hayallerinin peşinden gider.
- Bir yarışta hemşire kimliğiniz devreye girdi mi?
- Çok şükür ciddi bir olay yaşamadım. Ama sağlıkçı refleksi her zaman benimle. Bir olay olduğunda önce güvenliği ve sağlık durumunu değerlendiriyorum. Mesleğim bana her koşulda sakin kalmayı öğretti.
- Hastanedeki meslektaşlarınız yarışlarınızı takip ediyor mu? Size en ilginç tepkileri kim verdi?
- Hepsi büyük destek veriyor. Yarış hafta sonlarında mesajları eksik olmuyor. İlk zamanlarda "Gerçekten ralli mi yapıyorsun?" diye şaşıran çok kişi vardı. Şimdi ise yarış sonuçlarını benden önce öğrenen arkadaşlarım var. Onların desteğini hissetmek bana ayrıca güç veriyor.
- Türkiye'de kadınların motor sporlarına ilgisini yeterli buluyor musunuz? Sizce en büyük engel ne?
- İlgi her geçen yıl artıyor ama hâlâ yeterli seviyede olduğunu düşünmüyorum. En büyük engellerden biri bu sporun ulaşılabilir olmadığı düşüncesi ve sponsor desteği yetersizliği! Bir diğeri de kadınların kendilerine yeterince fırsat verilmediğini hissetmeleri. Daha fazla kadın sporcunun görünür olmasıyla bunun değişeceğine inanıyorum.
- Genç kadınlara tek cümlelik mesajınız ne olur?
- Hayatın direksiyonunu başkasına bırakmayın; rotanızı kendiniz çizin.
VİRAJLARA ANNEMİN DUASIYLA GİRİYORUM
Yıllardır kalp damar ameliyatların da cerrahlarla ter döken Deniz hemşire şimdilerde acil serviste acil hastalarla ilgileniyor. Yoğun acil servis nöbetlerinin ardından direksiyon başına geçen Ulusoy, Bursa'da Şahinbey rallisinde birinci olup genel puanlamada şampiyonluk için önemli bir adım atarken bir yandan da sorularımızı yanıtladı.
- Başa dönersek: Eğitiminiz ne üzerine? Hemşirelik mesleğini nasıl seçtiniz?
- Afyonkarahisar, Sandıklı'da doğdum. Eğitimim tamamen sağlık üzerine. Hemşirelik annemin önerisiydi. Ben de severek başladım.
- Zor serviste görev yapıyorsunuz. Hem fiziksel hem ruhs ağlığınızı nasıl koruyorsunuz? Bunun için ekstra bir destek alıyor musunuz?
- Kalp damar ameliyatlarında uzunca ve acil servis yoğunlukla çalıştım. Ve günümüzü koşullarından aslında hemşirelikte görev alınacak en zor servisler. Sağlığımı spora borçluyum diyebilirim. Oldukça yoğun bir spor geçmişim var. Ekstra bir destek almıyorum. Sanırım biraz genetik ve anne duası.
- Motor sporları sevdası,bir virüs gibi değil mi? Sizin hikayeniz nasıl başladı?
- İzmir'de görev yaparken tanıştım. Kendimi bildim bileli otomobil videolarıyla büyüdüm. Babamın aşılamasıyla küçüklükten gelen bir araba sevdam vardı zaten. Drift yarışlarıyla İzmir'deki Ülkü pistinde tanışmamla hayatım değişti.
- Yolunuzu nasıl buldunuz? Erkeklerden yol mu gösterdi, işinizi mi zorlaştırdı?
- Yolumu bulmamda en büyük destekçim Bursalı bir pilot oldu aslında. Onunla birlikte Bursa'da başlayan bir serüven... Öncelikle sanayide yoğun bir mesai harcadım. Çekici ile araç çekmekten tutun da tornavida tutmaya kadar bana çok şey öğreten Deniz Dursun Bey'e teşekkür ederim. İşimizi zorlaştıran çok erkek de oldu elbet. Ama çok destek olan abilerim var.
RALLİ İÇİN KENDİ OTOMOBİLİNİ SATTI
- Siz hemşirelik ve yarışçı dünyası gibi zorlu iki kariyer alanında nasıl var oluyorsunuz?
- Bunun için Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'nun kadın sporculara olan özel desteği bizim için çok kıymetli oldu. İlk lisansın ücretsiz olması ve biz memurlar için özel yazılarla izinler alınıyor olması çok kıymetli. İş yerimde elbette bununla ilgili zorluklar yaşasam da biraz uykusuz kalarak, biraz yol yaparak, zorlansam da idare etmeye çalışıyorum. Uykusuz kalabilmek çok önemli oluyor maalesef.
- Bir gün kendi otomobilinizi bu uğurda satıp scooter'lara mahkum olacağınız aklınıza gelir miydi?
- Halk arasında dönen şu cümlenin hakkı var: "Zengin sporu!" Ciddi bir maliyeti var maalesef. Hem otomobiliniz hem siz hazırlıklı olmalısınız her şeye. Her durumla karşılaşmak mümkün etaplarda.
GENÇ KIZLAR YALNIZ DEĞİL
- Kariyerinizde hemşirelik sanki hobi gibi kalmış desem...
- Aslında hobi olarak başlayan bu spor benim için bir aşka dönüştü. Hedefler getirdi bana ve dünyam değişti. Geriye dönüp baktığımda çok fazla önceliğimin değiştiğini fark ettim.
- Dolu dizgin iki kariyer devam ederken özel hayata zaman kalıyor mu?
- İnanın kalmıyor. (Gülüyor)
- Ralliye gönül veren genç kızlara neler tavsiye edersiniz? Nereden başlasınlar?
- Kesinlikle yalnız olmadıkları bilsinler. Ve maddi olarak hazır olduklarında düşünmelerini isterim. Ama kesinlikle öncelikle en çok kadınların yoğunlaşmasını istediğim bir spor.
EGZOZDAN ZEHİRLENDİM
- Sizde iz bırakan zaferiniz ve kazanızdan bahsetmek ister misiniz?
- Bir yarışta henüz çok tecrübesiz ve arabamdan dolayı mekanik olarak asla hazır olmadığım bir Şahintepe tırmanma yarışında diğer rakiplerimin yaşadığı bir aksilikle alamayacağımı düşündüğüm kupaya erişmiştim. Orada öğrendiğim şey bazen çok iyi süre yapmak değil en önemli şeyin yarışı bitirebilmek olduğunu anlamıştım. Bu yarışta aslında tatlı ilk kazamı da geçirmiştim.