Banyodan sonra mis gibi kokması ve puf puf olması için havluları yıkarken bolca döktüğümüz çamaşır yumuşatıcılarının aslında dev bir tuzağa dönüştüğü ortaya çıktı! Uzmanlar, "O gözü boş bırakın" uyarısında bulundu.
Çamaşır yıkarken hepimizin ortak bir ezberi vardır: Havlular sertleşmesin ve banyomuz mis gibi koksun diye makinenin ilgili bölmesine bolca yumuşatıcı ekleriz. Ancak temizlik uzmanları ve tekstil mühendisleri, yıllardır doğru bildiğimiz bu masum alışkanlığın aslında havlularımıza yapılan en büyük kötülük olduğunu açıkladı.
Yeni aldığınız o kalın ve suyu anında çeken havluların birkaç yıkama sonrasında suyu teninizde sadece oradan oraya kaydırdığını ve kurulanmanızı zorlaştırdığını fark ettiniz mi? Ya da dolaptan tertemiz çıkardığınız havlunun, yüzünüzü sildikten hemen sonra o mide bulandırıcı ekşi rutubet kokusunu yaymaya başladığını? İşte tüm bu kabusun arkasında, marketlerden kokusuna aldanarak aldığımız çamaşır yumuşatıcıları yatıyor.
Çamaşır yumuşatıcılarının temel amacı, kumaş tellerinin üzerini silikon ve yağ bazlı görünmez bir film tabakasıyla kaplayarak onlara yumuşaklık hissi vermektir. Ancak havluların ana görevi suyu emmektir. Yumuşatıcı kullandığınızda pamuklu liflerin üzeri bu mumsu tabakayla kapandığı için havlunuz "su itici" bir yapıya bürünür. Yani havlu artık suyu ememez hale gelir.
Havlularınızı yıkarken yumuşatıcı gözüne kimyasallar yerine yarım çay bardağı beyaz sirke eklerseniz; sirke hem havlu liflerindeki eski deterjan/yumuşatıcı kalıntılarını söküp atacak, hem suyu çekme kapasitesini zirveye taşıyacak hem de içindeki tüm kötü kokuları yok edecektir. Üstelik çamaşırlar kuruduğunda üzerinde en ufak bir sirke kokusu bile kalmaz.