Yaşlanma ile birlikte, kanser ve Alzheimer gibi hastalıklar daha yaygın hale gelir. Bu iki hastalık arasındaki ilişki, onlarca yıl önce New York'ta bir psikiyatri merkezinde yapılan otopsilerde fark edildi. Araştırmacılar, kanser ve Alzheimer arasında ters bir ilişki olduğunu gözlemledi. Peki bu "ters orantı" ne anlama geliyor? İşte bilim insanlarını şaşkınlığa sürükleyen o sonuç...
2012 yılında Brigham and Women's Hospital'dan Jane Driver, 65 yaş üstü 1.278 kişiyi 10 yıl boyunca izledi. Sonuçlar, kanser geçmişi olan bireylerin Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin %33 daha düşük olduğunu ortaya koydu. Ancak, bu bulgu "hayatta kalma yanlılığı" nedeniyle eleştirildi; yani kanser hastalarının Alzheimer'a yakalanacak kadar uzun yaşamadıkları öne sürüldü.
Daha sonra yapılan geniş çaplı çalışmalar bu ilişkiyi doğruladı. 2024 yılında Imperial College London araştırmacıları, üç milyon kişinin sağlık verilerini inceledi ve kanser teşhisi konmuş bireylerin yaşa bağlı demansa yakalanma riskinin %25 daha düşük olduğunu buldu.
Prostat, kolon, akciğer ve meme kanserleri dahil olmak üzere birçok yaygın kanser türünde bu ilişki gözlemlendi.
TERS YÖNDE DE İLİŞKİ VAR
İlginç bir şekilde, Alzheimer hastalarının da kanser geliştirme olasılığı daha düşük. 2012'de Jane Driver, Alzheimer hastalarının kanser riskinin %37 daha düşük olduğunu bildirdi. Bu bulgu, İtalya ve Güney Kore'deki çalışmalarda da doğrulandı.
BİYOLOJİK MEKANİZMALAR VE GENETİK FAKTÖRLER
Araştırmalar, bu ters ilişkinin genetik faktörlerle bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Imperial College London'da yapılan genetik analizler, bazı genetik profillerin hem kanser riskini artırırken hem de demans riskini azalttığını ortaya koydu.
KANSER VE ALZHEİMER'IN HÜCRESEL ZITLIĞI
Kanser, kontrolsüz hücre büyümesiyle, Alzheimer ise aşırı nöron ölümüyle ilişkilidir. Güney Kore'deki araştırmacılar, kanser ve nörodejenerasyonun ters yönde çalışan moleküler mekanizmalarını inceledi. Disfonksiyonel mitokondriler, bu iki hastalık arasındaki bağlantıda kilit bir rol oynayabilir.