Trend
  • facebook-logo
  • Nsosyal logo
  • instagram-logo
Trend Galeri Trend Yaşam İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

Yalnız yaşamak bir tercih olabilir ama yalnız bırakılmak değil... Modern hayat bizi aynı şehirlerde, aynı apartmanlarda birbirimizden uzaklaştırırken, bazen en yakınımızdakinin sessizliğini bile fark etmiyoruz. Türkiye'de artık yaklaşık her 5 haneden birinde tek kişi yaşıyor. Uzmanlar uyarıyor: Yalnızlık büyümeden birbirimizi yeniden merak etmeyi öğrenmeliyiz. Bir kapıyı çalmak, telefonu açıp bir dostu aramak, komşuya selam vermek, içten bir "Nasılsın?" demek... Dünyada her 6 kişiden birinin yalnızlık yaşadığı bir dönemde çözüm, kaybettiğimiz insani bağları yeniden kurmaktan geçiyor. Çünkü insanın ihtiyacı yüzlerce sosyal medya arkadaşından önce, yokluğunu fark edecek birinin varlığı...

HARUN SEKMEN
Giriş Tarihi: 13.09.2026 09:21 Güncelleme Tarihi: 13.09.2026 09:29
İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

Bir insan öldüğünde arkasından kaç kişinin ağladığı değil, yaşarken yokluğunu kaç kişinin fark ettiği asıl mesele... Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç'ın 51 yaşında İstanbul Kağıthane'deki evinde hayatını kaybetmesi ve kendisinden bir süre haber alınamaması, ünlü bir oyuncunun trajik sonundan çok daha büyük bir yarayı yeniden görünür hale getirdi. Modern dünyanın 'kendi hayatını yaşa', 'kimseye ihtiyaç duyma', 'özgürlüğünü koru' diyerek parlatıp durduğu yalnızlık, bazı hayatlarda özgürlükten sessiz bir mahkûmiyete dönüşüyor.
Rakamlar da bu dönüşümün artık istisnai olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye'de 2014 yılında yüzde 14'ü olan tek kişilik hanelerin oranı, 2025'te yüzde 21'e yükseldi. Tek başına yaşayanların oluşturduğu hane sayısı 5 milyon 523 bin 321'e ulaştı. Yani Türkiye'de yaklaşık her 5 haneden birinin kapısının ardında artık tek bir kişi var. Dünya Sağlık Örgütü'nün verileri ise meselenin küresel boyutunu ortaya koyuyor: Dünyada yaklaşık her 6 kişiden biri yalnızlık yaşıyor.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

Milyonlarca insan aynı şehirlerde, aynı apartmanlarda, aynı sokaklarda hatta aynı iş yerlerinde yaşamasına rağmen birbirinin hayatından giderek uzaklaşıyor. Bir zamanlar aile, akraba, komşu ve arkadaş çevresinin oluşturduğu sosyal ağların yerini giderek daha küçük hayatlar alıyor. 'Kimseye karışmama' anlayışı modern hayatın bir kuralına dönüşürken, bir insanın kapısının iki gün açılmaması bile bazen çevresindekilerin dikkatini çekmeyebiliyor.
Serhat Mustafa Kılıç'ın ölümü de tam bu nedenle yalnızca bir sanatçının kaybı olarak değil, insanların birbirlerinin hayatındaki varlığının giderek azalmasının ortaya çıkardığı toplumsal sorunun çarpıcı örneklerinden biri olarak tartışılıyor.
Bu hafta giderek büyüyen yalnızlık dosyasını açtık. Uzmanlara, "İnsan gerçekten yalnız yaşamayı mı seçiyor, yoksa zamanla herkes onun yalnızlığına alıştığı için mi bir gün yokluğu bile fark edilmeyen bir hayata sürükleniyor?" sorusunu yönelttik.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

KALABALIKLAR İÇİNDE YALNIZIZ
Modern hayat, insanları aynı şehirlerin içinde birbirine yaklaştırırken sosyal olarak birbirinden uzaklaştırıyor. Milyonlarca insanın yaşadığı metropollerde bir insan gün boyunca yüzlerce kişiyle karşılaşabiliyor ancak kendisini gerçekten tanıyan, merak eden ya da yokluğunu fark edecek insanların sayısı giderek azalabiliyor.
Tek başına yaşamak, bireysellik ve kendi hayatını kurmak uzun yıllardır bir özgürlük alanı olarak görülüyor. Ancak bunun toplumdan kopuşa dönüşen tarafı giderek daha görünür hale geliyor. Yakın çevrelerin küçülmesi, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması ve insanların birbirlerinin hayatından çekilmesi, yalnızlığı artık yalnızca kişinin kendi tercihi olmaktan çıkarıp toplumsal bir mesele haline getiriyor.
Dünyanın farklı ülkelerinde insanların evlerinde günler, haftalar, hatta bazı vakalarda çok daha uzun süre sonra fark edilmesi de bu kopuşun en çarpıcı yüzünü oluşturuyor. Bir insanın yalnız yaşaması başka, hayatta olup olmadığını merak edecek kimsenin bulunmaması ise bambaşka bir tablo ortaya çıkarıyor.
Psikologlar da tam bu noktada 'yalnız kalmak' ile 'yalnızlaşmak' arasındaki farkın altını çiziyor. İnsan zaman zaman kendi başına kalmayı tercih edebilir. Ancak sosyal bağların giderek ortadan kalkması ve kişinin hayatında kendisini takip eden, arayan, soran insanların azalması farklı bir sürece işaret ediyor.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

İNSAN BAĞ KURMAK İSTER
Psikolog Serhat Çıkman, modern insanın en büyük handikaplarından birinin yalnızlık olduğunu belirterek Serhat Mustafa Kılıç'ın ölümünün bu meseleyi yeniden gündeme getirdiğine dikkat çekiyor. Çıkman, "Serhat Mustafa Kılıç'ın ölümü, sadece bir sanatçının kaybı değil; aynı zamanda modern insanın en derin yarası olan 'yalnızlık' kavramının yeniden tartışıldığı acı bir ayna oldu. Toplum olarak sıklıkla 'Nasıl olur da bir insandan iki gün boyunca haber alınmaz?' sorusunu fısıldıyoruz kulağımıza. Oysa asıl sorulması gereken soru şu: 'Biz neden bu kadar yalnızız ve bu yalnızlığı neden bir ölüm haberiyle fark ediyoruz?'" diyor.
Yalnızlığın yalnızca kişinin fiziksel olarak tek başına bulunması anlamına gelmediğine dikkat çeken Çıkman, kalabalıkların içerisinde de yalnızlık yaşanabileceğini vurguluyor: "Bir psikolojik olgu penceresinden baktığımızda yalnızlığın sadece fiziksel bir durum olmadığını görüyoruz. Yalnızlık, kalabalığın ortasında bile hissedilen varoluşsal izolasyondur. Yani kişinin kendi deneyiminin başkaları tarafından tamamen anlaşılamayacağına dair derin ve acı verici bir farkındalıktır."

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

AİDİYET DUYGUSU ÇOK ÖNEMLİ
İnsanın sosyal bir varlık olduğuna dikkat çeken Çıkman'a göre mesele yalnızca aynı evde ya da aynı ortamda başka insanlarla bulunmak değil. İnsanın kendisini bir yere ait hissetmesi, duygularını paylaşabilmesi ve varlığının başkaları tarafından fark edildiğini bilmesi gerekiyor. Çıkman, "İnsan, doğası gereği bağ kurmaya ihtiyaç duyan bir varlıktır. İlişkiler sadece fiziksel bir temas değil; duygunun, düşüncenin ve varlığın onaylandığı bir sosyal ayna görevi görür. Sanatçımızın yalnız yaşaması onun tercihi olabilir; ancak bu tercihin beraberinde getirdiği çeşitli durumları görebiliyoruz" ifadelerini kullanıyor.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

İnsan hayatında "aidiyet" duygusunun önemine de işaret eden Çıkman, dini metinler ve tasavvuf geleneğinde insanın kâinatın bir parçası olarak görüldüğünü hatırlatıyor. Yalnızlığın kimi zaman kişinin kendisiyle ya da "Hakikat" ile baş başa kalması şeklinde yorumlanabileceğini belirten Çıkman, bunun toplumdan bütünüyle kopmak anlamına gelmediğini söylüyor: "Tüm semavi dinler bir araya gelmeyi, toplum olarak birlikte yaşamayı, yardımlaşmayı ve etkileşimde olmayı emreder. Sanatçının evinde yalnız bulunması sadece bir mekânın boşluğu değil; aynı zamanda yalnızlığın modern çağın bir simgesi."

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

TELEFONDA YAKIN HAYATTA UZAK
Yalnızlığın en büyük paradokslarından biri ise insanların tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kolay iletişim kurabilmesine rağmen birbirlerinin gerçek hayatlarından uzaklaşması. Bugün dünyanın öbür ucundaki bir insanın ne yaptığını saniyeler içinde görebiliyor, yüzlerce kişinin günlük hayatını sosyal medyadan takip edebiliyoruz. Ancak aynı apartmanda yaşayan komşumuzun günlerdir evinden çıkmadığını fark etmeyebiliyoruz.
Serhat Çıkman bu çelişkiye, "Neredeyse cebimizdeki telefonlarla dünyaya bağlanıyor ama yanı başımızdaki komşumuzun, arkadaşımızın, akrabamızın ruh halinden bihaber yaşıyoruz. Oysa sosyolojik olarak bakıldığında bir toplumu ayakta tutan en büyük harç dayanışmadır" sözleriyle dikkat çekiyor. Çıkman'a göre çözüm bazen sanıldığı kadar büyük adımlar gerektirmiyor. İnsanların birbirlerinin hayatına yeniden temas etmesi gerekiyor:
"Yalnızlığı bir lüks ya da bir ceza olarak görmekten vazgeçmeliyiz. Yalnızlık bir tercih olabilir ama 'terk edilmişlik' bir travmadır. Çevrenizdeki sessiz, içine kapanık, belki de tuhaf bulduğunuz insanlara bir kapı aralayın. Basit bir 'Nasılsın?' sorusu, bir fincan kahve daveti, bir selam; bazen bir hayat kurtarır."

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

GÜÇ DİYE PAZARLANIYOR!
Psikolog Eğitimci Kerem Gümüş ise modern dünyada yalnızlığın farklı bir kavram üzerinden meşrulaştırıldığı görüşünde: Güçlülük... Gümüş'e göre çağımız insana, hiç kimseye ihtiyaç duymamanın güçlü olmak anlamına geldiğini öğretiyor. "Bu çağda bağ kurmayı güçsüzlük zannediyoruz. İçinde bulunduğumuz çağ bize çok garip bir güç tanımı öğretiyor. Her şeyi tek başına yapabilen, kimseye hesap vermeyen, kimseden yardım istemeyen, duygularını göstermeyen ve 'Ben kimseye ihtiyaç duymam' diyebilen insanı güçlü zannediyoruz."

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

Oysa Gümüş'e göre bunun arkasında bazen geçmiş ilişkilerde yaşanan kırılmalar bulunuyor. "İnsanın kimseye ihtiyaç duymadığını söylemesi güç göstergesi değildir. Bazen tam tersine, bağ kurmaktan korkan bir insanın kendisini koruma biçimidir. Zamanında bağ kurduğu insanlardan zarar görmüş birçok insan yalnızlık güzellemesini fazlasıyla yapıyor. Bağ kurmak gün geçtikçe zorlaştıkça psikolojik kırılganlık da artıyor." Kerem Gümüş özellikle iki kavramın birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor: Yalnız kalmak ve yalnızlaşmak. İnsan zaman zaman tek başına kalmak, düşünmek, dinlenmek ya da günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşmak isteyebilir. Bu durum kişinin psikolojik ihtiyacının bir parçası olabilir. Ancak hayatındaki sosyal bağların sürekli azalması ve çevresinde ilişki kurabileceği insanların giderek yok olması aynı şey değil.
Gümüş, "İnsan zaman zaman yalnız kalmak ister. Kendiyle baş başa kalmak, düşünmek, dinlenmek, hayatın gürültüsünden uzaklaşmak hepimizin ihtiyacı. Hatta bazen insanın kendisini duyabilmesi için çevresindeki sesleri biraz azaltması gerekir. Fakat yalnız kalabilmek başka, yalnızlaşmak başka bir şeydir" diyor. Sorun, yalnızlığın bir tercih olmaktan çıkmasıyla başlıyor. "Yalnızlık bir tercih olmaktan çıkıp insanın hayatındaki bağların azalmasına dönüştüğünde artık psikolojik bir ihtiyaçtan değil, bir yoksunluktan söz etmeye başlarız."

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

KİMSEYE İHTİYACIM YOK YALANI
Gümüş'e göre modern kültürün insanlara sunduğu "Tek başıma mutluyum", "Kimseye ihtiyacım yok" ve "Ben kendi kendime yeterim" söylemleri de sorgulanmalı. Çünkü bir başkasına ihtiyaç duymak insanın eksikliği değil, sosyal bir varlık olmasının doğal sonucu. "İnsanın birine ihtiyaç duyması eksiklik değildir, olmamalıdır. İnsan insana muhtaçtır. Bu, insanın zayıflığı değil; insan olmasının sonucudur. İnsan, bağ kuramadığı insanlar hayatında olmadıkça yarım kalır. Bir şeyler istenebilen bir insan olmak onurlu bir duruştur. Bir şeyler isteyebilecek birilerine sahip olmak, dünyanın en zengin insanı yapar kişiyi."
Yalnızlığın sonuçları yalnızca insanın kendisini mutsuz ya da dışlanmış hissetmesiyle sınırlı değil. Son yıllarda yapılan araştırmalar, yalnızlık ve sosyal izolasyon ile fiziksel sağlık arasında da ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor.
Kerem Gümüş, "Yalnızlık ve sosyal izolasyon yalnızca insanın ruh halini bozan bir durum değil, fiziksel sağlıkla da yakından ilişkili. Araştırmalar yalnızlığın ve sosyal izolasyonun depresyon ve kaygı gibi psikolojik sorunlarla birlikte kalp-damar hastalıkları ve erken ölüm riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor" diyor. Milyonlarca insanın verilerinin incelendiği araştırmalarda sosyal bağların zayıflamasının yaşam süresi açısından da risk oluşturabildiğini söyleyen Gümüş, sosyal izolasyonun sağlık üzerindeki etkisinin günde 15 sigara içmenin oluşturduğu riskle kıyaslandığına dikkat çekiyor. Gümüş, "Güvende hissettiğimiz insanlarla birlikte olmak, psikolojik sağlığımızı güçlendiren bir olgu" değerlendirmesinde bulunuyor.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

11 YILDA BÜYÜK SIÇRAMA
Türkiye'deki rakamlar yalnız yaşamanın ne kadar hızlı arttığını açık biçimde ortaya koyuyor. TÜİK'in 2025 verilerine göre Türkiye'de tek kişilik hanelerin toplam haneler içindeki oranı 2014 yılında yüzde 13,9'du. Aradan geçen 11 yılda bu oran yüzde 20,5'e çıktı. Başka bir ifadeyle 2014 yılında yaklaşık her 7 haneden biri tek kişilikken, bugün yaklaşık her 5 haneden biri tek kişilik hale geldi. Tek başına yaşayanların oluşturduğu hane sayısı ise 5 milyon 523 bin 321'e ulaştı.
Rakamların yaş dağılımı da dikkat çekici. Türkiye'deki tek kişilik hanelerin yüzde 33,2'sini 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturuyor. Yani tek başına yaşayan yaklaşık her 3 kişiden biri 65 yaş ve üzerindeki grupta bulunuyor. Bu tablo, yalnız yaşam meselesinin yaşlanan nüfus açısından da önümüzdeki yılların önemli sosyal başlıklarından biri olacağını gösteriyor.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

AVRUPA'DA 75 MİLYON YALNIZ
Avrupa'da da yalnız yaşanıyor. Avrupa Birliği'nde 2024 yılında 75 milyon kişi tek kişilik hanede yaşıyor. AB'de toplam hane sayısı yaklaşık 202 milyon. Dolayısıyla tek kişilik hanelerin oranı yaklaşık yüzde 37'ye ulaşıyor. Bir başka ifadeyle Avrupa Birliği'ndeki her 100 hanenin yaklaşık 37'sinde yalnızca bir kişi yaşıyor.
75 milyonluk rakam, yalnız yaşamanın artık küçük bir toplumsal grup üzerinden değerlendirilemeyeceğini de gösteriyor. Tek başına yaşayanların artmasıyla birlikte konuttan hazır yemeğe, teslimat hizmetlerinden temizliğe, bakımdan evcil hayvan sektörüne, arkadaşlık ve refakat hizmetlerinden sosyal destek politikalarına kadar birçok alan yeniden şekilleniyor. Yani yalnızlık artık yalnızca psikologların ve sosyologların tartıştığı bir mesele değil; ekonominin de yeni gerçeklerinden biri.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

MİLYARLIK FATURA!
Avrupa'daki veriler yalnızlığın ekonomik sonuçlarının da giderek büyüdüğünü gösteriyor. Tek kişilik hanelerin artması bir taraftan yeni bir tüketim ekonomisi oluştururken diğer taraftan sağlık harcamaları, sosyal güvenlik sistemleri ve iş gücü kayıpları üzerinden kamuya maliyet yaratıyor. Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi'nin değerlendirmeleri de yalnızlığın sağlık sistemleri, verimlilik ve sosyal güvenlik üzerinde ciddi ekonomik yük oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Bunun rakamsal örneklerinden biri İspanya. İspanya'da yapılan bir hesaplamaya göre yalnızlığın ülkeye yıllık maliyeti GSYH'nin yüzde 1,17'sine denk geliyor. Bu maliyetin yüzde 0,51'lik bölümü sağlık harcamalarından, yüzde 0,67'lik bölümü ise verimlilik kaybından kaynaklanıyor. Böylece bir zamanlar yalnızca "kişisel hayat tercihi" olarak görülen bir durum, milyarlarca euro'luk ekonomik sonuçlar yaratan toplumsal bir meseleye dönüşüyor.

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

İNSAN, YAŞADIĞI İLİŞKİLERDEN BESLENİR
Meselenin ulaştığı boyutu ortaya koyan en çarpıcı rakamlardan biri Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) geliyor. DSÖ verilerine göre dünya genelinde yaklaşık her 6 kişiden biri yalnızlık yaşıyor. Sosyal izolasyon ve yalnızlığın özellikle gençler, yaşlılar ve toplumla bağları zayıflayan gruplar üzerinde ciddi sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekiliyor.
Kerem Gümüş de DSÖ'nün sosyal bağ meselesini artık yalnızca psikolojik bir konu olarak değil, önemli bir toplum sağlığı meselesi olarak ele aldığına dikkat çekiyor: "Güncel veriler dünya genelinde yaklaşık her altı kişiden birinin yalnızlık yaşadığını ve sosyal kopukluğun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerinde ciddi sonuçları olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla burada hepimizin yapacağı bir şey var. Yalnızlığı sadece bireyin problemi olarak görmemeliyiz."
Gümüş'e göre aileden okula, mahalleden iş hayatına kadar toplumun bütün alanlarında insanların birbirleriyle bağ kurabileceği ortamların korunması gerekiyor: "Ailelerimizin, arkadaşlıklarımızın, mahallelerimizin, okullarımızın ve çalışma hayatımızın da bağ kurmayı destekleyen alanlar olması gerekiyor. İnsanın iyi oluşu sadece kendi içinde olup bitenlerle açıklanamaz. İnsan, içinde yaşadığı ilişkilerden de beslenir."

İletişim çağında yalnız kaldık! Modern hayatın görünmeyen tehlikesi

RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ
Türkiye'de 5 milyon 523 bin 321 tek kişilik hane... Avrupa Birliği'nde 75 milyon kişi... Dünyada her 6 kişiden biri yalnız yaşıyor. Rakamların her biri yalnızlığın artık küçük bir azınlığın meselesi olmadığını gösteriyor. Fakat bütün bu milyonların arkasında istatistiklerden daha önemli bir ayrıntı var: Her rakam bir insan. Bir apartmanda tek başına açılan bir kapı, tek kişilik hazırlanmış bir sofra, hastalandığında kendisine kimin yardım edeceğini düşünen biri, birkaç gün telefonuna cevap vermediğinde kimin merak edeceğini bilmeyen bir başka insan... Mesele de belki tam burada başlıyor. Çünkü yalnız yaşamakla yalnız bırakılmak aynı şey değil. Kendi başına yaşayabilmek özgürlük olabilir; ancak yokluğunun fark edilmemesi özgürlük değil.
Serhat Mustafa Kılıç'ın ardından yeniden tartışılan yalnızlık meselesinin geride bıraktığı en ağır soru da bu: Bir insanın öldüğünü kaç gün sonra fark ettiğimizden önce, yaşarken onu en son ne zaman merak ettik?

Türkiye'deki tek kişilik hane sayısı 5 MİLYON 523 BİN 321
2025'te tek kişilik hanelerin toplam haneler içindeki oranı YÜZDE 21
Tek kişilik hanelerde yaşayan 65 yaş ve üzerindekilerin oranı. YÜZDE 33.2

DÜNYADA DURUM NE?
Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre dünya genelinde HER 6 KİŞİDEN 1'İ yalnız yaşıyor
AB'de tek kişilik hanelerin toplam haneler içindeki yaklaşık payı YÜZDE 37

Haber Girişi Duygu Aksoy - Editör
  • Yaşam Haberleri
  • Veri Politikası
  • Gündem Haberleri
  • Rüya Tabirleri
  • Haberler
  • Son Dakika Haberler
  • Namaz Vakitleri
  • Bilmeceler
  • Yayın Akışı
  • Türkiye Haritası
  • Gizlilik Bildirimi
  • Künye
  • E-Gazete
  • Arşiv
  • RSS
  • Haber
    1. Gündem
    2. Dünya
    3. Son Dakika
    4. Yerel Haberler
    5. Tüm Manşetler
    6. Zaman Tüneli
    7. Ansiklopedi
  • Spor
    1. Ziraat Türkiye Kupası
    2. Futbol
    3. Spor Toto Süper Lig
    4. Şampiyonlar Ligi
    5. UEFA Avrupa Ligi
    6. Milli Takım
    7. Canlı Skor
    8. Basketbol
    9. Voleybol
    10. Tüm Sporlar
    11. Transfer
    12. Spor Magazin
  • Ekonomi
    1. Güncel Piyasalar
    2. Canlı Borsa
    3. Altın Fiyatları
    4. Dolar Kuru
    5. Euro Kuru
    6. Emlak
    7. Sarı Sayfalar
    8. Gazete İlanlar
  • Resmi İlanlar
  • Sigorta
  • Finans
    1. Borsa
    2. Döviz
    3. Altın
    4. Kripto Para
    5. Tahvil-Bono
  • Apara
  • Tarım
  • Hayatın İçinden
    1. Yaşam
    2. Teknoloji
    3. Turizm
    4. Memur
    5. Kadın
    6. Güzellik
    7. Moda
    8. Otomobil
    9. Eğitim
    10. Namaz Vakitleri
    11. Hava Durumu
    12. Yemek Tarifleri
    13. Rüya Tabirleri
    14. Erkek & Kız İsimleri
    15. Ramazan
    16. Yol Durumu
  • Eğlence
    1. Günaydın Magazin
    2. Kültür Sanat
    3. Medya
    4. Astroloji
    5. Oyun
    6. Televizyon
    7. Güzel Sözler
    8. Şans Oyunları
    9. Bulmaca
  • Multimedya
    1. Galeri
    2. Sabah TV
    3. Diziler
    4. ABİ
    5. Altı Üstü İstanbul
    6. Mercan Köşk
  • Ekler Bölgeler
    1. Ekler
    2. Cumartesi
    3. Pazar
    4. Günaydın
    5. Kitap
    6. Ankara Başkent
    7. Yerel Haberler
    8. Sabah Türkiye
  • Yazarlar
    1. Sabah
    2. Spor
    3. Günaydın
    4. Perspektif
    5. Cumartesi
    6. Pazar
    7. Bölgeler
    8. Tüm Yazarlar
    9. Çizerler
    10. SİZİNKİLER
    11. PİJAMA AİLESİ
    12. HAYATA DAİR
  • Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası
  • A Haber Canlı Yayın AHaber Canlı İzle
  • APara Canlı Yayın APara Canlı İzle
  • Aspor Canlı Yayın Aspor Canlı İzle
  • Atv Canlı Yayın Atv Canlı İzle
  • A2 Canlı Yayın A2 Canlı İzle
  • Vavtv Canlı Yayın Vav TV Canlı İzle
  • Üyelik İşlemleri Üyelik İşlemleri
    1. Üye Girişi
    2. Üye Ol
    3. Çıkış
    4. Bildirimleri Aç / Kapat
  • Künye / İletişim
  • Bize Ulaşın