Demokrasi, insan hakları, eşitlik, özgürlük söylemini ağzından düşürmeyen Avrupa'nın son hali ortada. Batı dünyası, kendi sokaklarında yaktığı ateşin dumanı ile mücadele eder hale geldi. Fransa'da eğitim politikalarına yönelik başlayan protestolar ülke geneline yayıldı.
Şiddetli protestoların yaşandığı Fransa'da iş yerleri yağmalandı, kamu malı, mağazalar büyük zarar gördü. Binlerce kişi gözaltına alındı, bazı yerlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Şunu öncelikle belirteyim; hiçbir sorun şiddet, yağma veya kamu malına zarar vererek çözülmez.
Bunu tasvip etmek mümkün değil. Ancak bugün Fransa sokaklarında yaşamalar bize Avrupa'nın diğer yüzünü gösteriyor. Herkese 'eşitlik', 'hak', 'adalet' dersi veren Batı, bugün yok saydığı, gettolara sıkıştırdığı insanların öfke patlamasının faturasını ödüyor.
AVRUPA BÜYÜK ÇIKMAZDA
Aynı şehirde yaşayıp, aynı haklara sahip olamamanın öfkesi bu... Bir tarafta refahın, eğitimin ve fırsatların yoğunlaştığı mahalleler; diğer tarafta yoksulluğun ve sosyal dışlanmanın kuşaktan kuşağa aktarıldığı bölgeler... Başta Fransa olmak üzere Avrupa ciddi bir açmaz içinde.
Sömürgeci geçmişinin izlerini taşıyan Batı, bugüne kadar yok saydığı ve şehrin çeperlerine ittiği bu insanların taleplerini artık duymak zorunda. Büyük büyük laflar edip, kendi dışındaki ülkeleri eleştirmeye, millete insan hakları dersi vermeye benzemez bu durum.
Başkalarının kusurlarını büyütüp, kendininkileri görmezden gelerek evrensel değerlerin savunuculuğunu yapamazsın. Kendi iç dinamiklerine körleşip, diğer ülkeleri her fırsatta eleştirenlerin geldiği durumu görüyoruz işte..