Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Şahin'in yaklaşık 3,5 saat süren ifadesinin ardından savcılık, "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından adli kontrol uygulanmasını talep etti. Talebin gerekçeleri arasında Şahin adına tahsis edilen araçların firari şüpheliler tarafından kullanılması ve araçların kullanımına ilişkin beyanlar bulunuyor. Şahin ise araçların kendisinin bilgisi dışında kullanıldığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Soruşturmada eski danışmanı Ömür Yücel'in beyanları ile Şahin'in ifadeleri arasındaki farklılıklar da dikkat çekti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Şahin'e dosyadaki 130 ismin tek tek sorulduğu öğrenildi. Eski Bakan, isimlerin büyük bölümünü tanımadığını belirtirken, soruşturma açısından kritik konumdaki Mehmet Özmen, Ömür Yücel, Nevzat Büküm ve Süleyman Hilmi Kalcı'yı tanıdığını kabul etti. Alihan Kuriş ve kardeşi firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş'i ise tanımadığını, isimlerini basından duyduğunu ifade etti.
FİRARİ KURİŞ, ŞAHİN'E TAHSİSLİ ARAÇTA YAKALANMIŞTI
Soruşturma kapsamında savcılığın Şahin'e yönelttiği soruların başında, adına tahsisli 34 SL 313 plakalı Volvo S90 geldi. Firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile dosyanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz ve araç sürücüsü Mehmet Özmen, 21 Ağustos'ta Muğla'da bu aracın içerisinde yakalanmıştı.
Aracın Mehmet Özmen'in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, plakasının ise 17 Aralık 2025-17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirtildi. Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek, "Bu aracı en son Haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum" dedi.
YILLIK KİRA BEDELİ İÇİN "SEMBOLİK" SAVUNMASI
Şahin, 34 SL 313 plakalı aracı Mehmet Özmen'in sahibi olduğu şirketten 25 Aralık 2025'te kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin bin lira olarak gösterildiğini söyledi. Aracı tüm yıl kullanmadığını savunan Şahin, yalnızca kullandığı günler için ödeme yaptığını ve ödemeleri eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden Mehmet Özmen'e gönderdiğini anlattı. Şahin'in avukatı ise bin liralık bedelin "sembolik" olduğunu savundu.
"4 ARAÇ TAHSİS HAKKIM VAR"
Eski Bakan Şahin, İçişleri Bakanlığı görevi nedeniyle kendisine 4 araç tahsis hakkı bulunduğunu söyledi. İfadesinde 34 SL 313, 34 S 7815, 34 RM 8677, 34 EMT 156 ve 34 MES 340 plakalı araçlara ilişkin savcılık sorularını yanıtladı. Bazı araçları hatırlamadığını belirten Şahin, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini söyledi. Şahin ayrıca, "Adıma tahsisli araçları ben kullanırım, fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum" savunmasını yaptı.
BELARUS'TAN GELEN HEYETE ÇAKARLI ARAÇ
Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7'ye ilişkin trafik kontrol kayıtları da savcılık tarafından soruldu. Dosyaya göre araç 15 Mayıs 2025'te Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025'te ise Ömer Sipahioğlu tarafından trafik kontrolüne sokuldu.
Şahin, plakanın adına tahsisli olduğunu ancak tahsisin yeni yapıldığını söyledi. Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu'nu tanımadığını belirten Şahin, aracın son dönemde Belarus'tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dahilinde kullanıldığını anlattı. Şahin ayrıca 34 EMT 156 plakalı Audi Q7'yi Belarus'tan gelen bir heyetin kullanımına verdiğini kabul etti. Aracın Bodrum'da kaza yapmasının ardından misafirlerin mağdur olmaması için 34 S 7815 plakalı başka bir Audi Q7 temin edildiğini söyledi. Dosyaya giren Ömür Yücel'in ifadesinde ise 34 EMT 156 plakalı aracın İstanbul'da Kemal Özmen'den teslim alındığı, Belarus Cumhurbaşkanının oğlu ve beraberindeki öncü koruma ekibiyle Bodrum'a gidildiği, aracın çakarının sökülerek heyete bırakıldığı ve sonrasında kaza yaptığı anlatıldı.
FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU
Savcılık, Şahin'e 14 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne yapılan bir ihbarı da sordu. İhbarda Süleyman Hilmi Kalcı'nın Belarus'tan kadınları Türkiye'ye getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği ileri sürülüyordu.
Aynı ihbarda Mehmet Özmen'in "getir götür işlerini", Nevzat Büküm'ün ise elektronik şirketlerinin ihale işlerini yaptığı iddia edildi. İhbarın yapıldığı dönemde İçişleri Bakanı olan Şahin, konuya ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun bulunmadığını söyledi. Ancak Şahin, ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm'ü tanıdığını kabul etti.
"FUHUŞ" İDDİALARINA "HABERİM YOK" DEDİ
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı'yı Belarus'ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan biri olarak tanımladı. Kalcı'nın Belarus'taki siyasilerle bağlantıları bulunduğunu bildiğini söyleyen Şahin, 2011-2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının olduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında gerçekleştiğini ifade etti.
Kalcı'nın Belarus'tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı iddialarından haberi olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen'i ise İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını açıkladı. Şahin, Özmen'in çocukluk döneminde Kuriş yapılanmasıyla bağlantılı cemaatin kurslarında okuduğuna ilişkin
bilgisinin bulunduğunu da söyledi.
ESKİ DANIŞMANI "ŞAHİN'İN BİLGİSİ DAHİLİNDE" DEDİ
İfadenin dikkat çeken bölümlerinden biri Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel'in beyanları arasındaki farklılık oldu. Yücel'in telefon incelemesinde Belarus'taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi. Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye'ye giriş vizesi için yaptığı girişimlerin Şahin'in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Arte Fatih Saladuka isimli kişinin denklik işlemlerinde de yine Şahin'in bilgisi dahilinde girişimde bulunduğunu ifade etti. Şahin ise bu iddiaları reddederek, "Ömür Yücel isimli şahsa bu konuda herhangi bir talimat vermedim. Bunlardan benim kesinlikle bilgim ve haberim yoktur. İlk defa şu anda bunları duydum." dedi.
"NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM"
Savcılık, Ömür Yücel'in "Alex" olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı'nın kendisiyle irtibata geçerek basına yansıyan çakarlı araç konusunda aracın İdris Naim Şahin'den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğine ilişkin ifadesini de Şahin'e okudu. Şahin, Kalcı ile 2019'dan bu yana doğrudan irtibatı olmadığını savundu. Ancak Ömür Yücel'in Kalcı ile iletişim kurduğunu bildiğini ve Yücel'in zaman zaman Kalcı'dan kendisine selam getirdiğini söyledi. Şahin ayrıca Ömür Yücel'in neden aleyhinde ifade verdiğini anlamadığını belirtti.
"KADINLARI ARAÇLA ALIP FUHUŞTA KULLANDI İSE DE…"
Şahin, ifadesinin sonunda hakkındaki suçlamaları reddetti. Adına tahsis edilen araçların bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanılmasının "güveni kötüye kullanma" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini söyledi.
Eski danışmanı Ömür Yücel'in yabancı uyruklu kadınların vize işlemlerine yardımcı olduğunu kabul eden Şahin, bunun kendi talimatıyla gerçekleşmediğini savundu. Şahin'in savunmasında, "kadınları benim adıma tahsisli araçla alıp fuhuşta kullandı ise de, araçların bu amaçla kullanımı benim bilgim dışındadır" ifadesini kullandığı belirtildi. Firari Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz'ın kendisine tahsisli araçta yakalanması konusunda ise herhangi bir bilgisinin olmadığını söyledi.
SAVCILIKTAN ADLİ KONTROL TALEBİ
Yaklaşık 3,5 saat süren ve 12 sayfa olduğu öğrenilen ifadenin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında TCK 220/7 kapsamında "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ile TCK 283/1 kapsamında "suçluyu kayırma" suçlarından adli kontrol talebinde bulundu. Savcılık, Şahin hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti. Soruşturmada Şahin adına tahsisli araçların kimler tarafından, hangi dönemlerde ve ne amaçla kullanıldığı, Ömür Yücel'in ifadeleri, araç trafik kontrol kayıtları ve Belarus bağlantılı temasların diğer delillerle birlikte değerlendirileceği öğrenildi.