Evrenin en soğuk köşelerinden biri artık milyarlarca ışık yılı uzakta değil, tam da Dünya'nın göbeğinde yer alıyor! Araştırmacıların New York'ta inşa ettiği bu inanılmaz "buzdolabı", bugüne kadar bildiğiniz tüm soğutma sistemlerini gölgede bırakarak bilim dünyasında ezberleri bozuyor. Peki, bu devasa ve süper teknolojik harika ne işe yarıyor?
Dış uzay mutlak sıfıra (-273,15°C) yakın olsa da, en düşük sıcaklık rekorları laboratuvarlarda kırılıyor. Mutlak sıfırda atomların hareket enerjisi minimuma iner ve hiçbir şey hareket edemez. Bu dondurucu ortamda madde, hem büyüleyici hem de teknoloji için son derece faydalı davranışlar sergilemeye başlar.
HEDEF 2029: KUSURSUZ KUANTUM BİLGİSAYARLARI
IBM, New York'ta 15 milikelvin gibi akılalmaz bir dereceye inebilen yeni nesil bir kuantum buzdolabı geliştirdi. İki devasa ticari buzdolabını andıran bu modüler sistemin amacı, kuantum bilgi işlem bileşenlerini soğutmak. Bu gelişme, 2029'a kadar dünyanın ilk hata toleranslı, yani kendi hatalarını düzeltebilen kuantum bilgisayarını üretme misyonunun en kritik adımı.
AŞIRI SOĞUKLAR TEKNOLOJİYİ NASIL KORUYOR?
Kuantum bilgisayarlarının kapasitesi arttıkça hata olasılığı da yükselir. Düşük sıcaklıklar ortamdaki "gürültüyü" minimize ederek kırılgan kuantum durumlarının dengesini korur ve hataları engeller.
Başarıyla birleştirilen ve 15 milikelvine ulaşan bu sistem, gelecekte kapasite artırımına da olanak tanıyor. Kuantum cihazları bilişimde devrim yaratacak ve bu devrimin yolu kesinlikle dondurucu soğuklardan geçecek.
DÜNYANIN EN SOĞUK ŞEHRİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Nefes almanın dahi bir mücadeleye dönüştüğü, dışarıda geçirilen birkaç dakikanın sınırları zorladığı bir yerleşke… Kışın gelmesiyle birlikte sokakları esir alan buz sisi, bu kez termometrelerin eksi 80 derecenin altını görmesiyle tarihi bir rekor kırmıştı. Uzmanların son çeyrek asrın en düşük sıcaklıklarından biri olarak kayıtlara geçirdiği bu dondurucu kent, zorlu yaşam koşullarıyla yeniden gündemde. İşte haritadaki o şehir…
Yaşanan bu ekstrem soğuk, bölgede iki gün önce ölçülen eksi 58 derecelik derecenin hemen ardından gelerek dondurucu rekoru bir adım daha ileri taşımıştı. Rusya'nın Doğu Sibirya bölgesinde yer alan Saha Cumhuriyeti'nin (Yakutistan) başkenti Yakutsk, dünyanın en soğuk yerlerinden biri olarak biliniyor. Ülkenin birçok bölgesinde rekor düzeyde düşük sıcaklara sahip.
Ocak ayları, kentin yıl boyunca en soğuk dönemi olarak öne çıkarken, dondurucu şartlara alışkın olan bölge halkı bile bu süreçte ısınmak için ekstra önlemler almak zorunda kalıyor.
Yakutsk'ta kış ayları, Rusya standartlarına göre bile son derece sert geçebiliyor. Uzmanlara göre bu aşırı soğuklar ciddi fiziksel riskler barındırıyor; açıkta kalan cilt kısa sürede uyuşabiliyor ve donma tehlikesi ortaya çıkabiliyor.
Şehir, kış aylarında "buz sisi" olarak adlandırılan yoğun bir tabakayla kaplanıyor. Yakutsk'taki Kuzeydoğu Federal Üniversitesi'ne göre bu doğa olayı, havanın evlerden, insanlardan ve araçlardan çıkan sıcak havanın yükselmesine izin vermeyecek kadar soğuk olduğu zamanlarda oluşuyor.
Üniversite, yeni gelen öğrenciler için hazırladığı bilgilendirme yazısında, "Sıcaklığın eksi 40 derecenin altına düştüğü kış aylarında sokakta yürümek iyi bir fikir değildir" uyarısında bulunuyor.
2018 yılında hava koşulları öylesine sertti ki bazı şehir sakinleri kirpiklerinin bile donduğunu dile getirdi.
Sert yarı arktik iklimi nedeniyle turizm, yerel ekonomide sınırlı bir paya sahip. Buna rağmen Yakutsk, dünyanın en soğuk noktalarından birinde yaşamı deneyimlemek isteyen maceracı gezginlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Rusya'nın doğusunda yer alan ve dünyanın en soğuk yerleşimlerinden biri olan Yakutsk kentinde termometre bu hafta eksi 45 dereceyi görürken yaşam tüm zorluklarına rağmen devam ediyor.
Dünyanın en soğuk yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen şehirde, aşırı soğuk yalnızca iklim koşullarını değil, günlük yaşamın temel alışkanlıklarının da doğrudan etkilenmesine neden oluyor.
Lena Nehri kıyısında, Kuzey Kutup Dairesi'nin yaklaşık 450 kilometre güneyinde bulunan Yakutsk'ta, kat kat kalınlıkta giysiler giyinen insanlar, bu süreçte günlük işlerini de aksatmadan devam ettiriyor.
Burada araçlar donmaması adına 7/24 çalışır vaziyette bırakılıyor, buzla kaplanan yollar ve nefes alırken havada oluşan buhar şehirde sıradan görüntülerden kabul ediliyor.
Kalıcı olarak donmuş bir zemin üzerine kurulan bu şehir, günde dört saatten daha az güneş ışığı alıyor.