Dünyanın en zengin ve lüks bölgelerinden birinde yaşayıp internetten evinize tek bir kargo bile sipariş edemediğinizi, hatta banka hesabı açarken saatlerce dil döktüğünüzü hayal edin. Amerika Birleşik Devletleri'nin Kalifornia eyaletindeki masalsı sahil kasabası Carmel-by-the-Sea'de, tam 109 yıldır hiçbir evin kapı numarası veya resmi sokak adresi bulunmuyordu! Ancak milyonlarca dolarlık malikanelerin bulunduğu bu eşsiz kasabanın tuhaf ve inatçı geleneği, teknolojinin getirdiği zorunluluklara ve artan acil durum krizlerine daha fazla direnemedi.
Monterey Yarımadası'nda yer alan 3 bin 200 nüfuslu bu sahil kasabası, bir asrı aşkın süredir eşine az rastlanır bir sisteme ev sahipliği yapıyordu. Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan bölge halkı, evlerini bulmak için numaralar yerine yön tariflerini ve mülklerine verdikleri ilginç isimleri kullanıyordu.
Ancak, uzun yıllardır süren tartışmaların ardından tarihi bir karar alındı. Bu ilkbahar aylarında, kasabadaki her devlet binası, işletme ve ev hayatında ilk kez resmi bir numaraya sahip olacak. Önceden sadece "Monte Verde Caddesi'nin doğu tarafında" şeklinde tarif edilen Belediye Binası bile yakında "662 Monte Verde St." gibi standart bir adrese kavuşacak.
SOKAK LAMBASI YOK, EVLERİN SADECE İSİMLERİ VAR
Carmel-by-the-Sea, yıllar boyunca "köy karakterini" korumak adına modern şehirleşmeyi adeta elinin tersiyle itti. Sadece adres sistemi değil; kasabanın yerleşim bölgelerinde sokak lambaları veya kaldırımlar da inşa edilmedi. Geceleri dışarı çıkan halk, yollarını el fenerleriyle bulmaya yıllardır alışmış durumda.
Eski Şehir Konseyi üyesi Karen Ferlito, internetten sipariş ettiği bir saati alabilmek için kuryenin defalarca kaybolduğunu ve sonunda eşinin tüm gün yol kenarında elinde bayrakla kargo beklediğini anlatıyor.
Kasaba sakinlerinden Ian Martin ise sadece bir banka kredisi alabilmek için telefonda saatler harcadığını ve banka yetkililerine "gerçek bir konumda yaşadığını" kanıtlamaya çalıştığını belirtiyor.
Ancak asıl büyük sorun sağlık ve güvenlik. Yaş ortalamasının 69 olduğu ve çoğunluğunu ileri yaştaki bireylerin oluşturduğu kasabada, ambulans ve itfaiye ekiplerinin adres bulamaması hayati bir risk yarattı.
Eski bir konsey toplantısında yaşlı bir adamın, "Sadece acil bir durumda birinin beni bulabileceğini bilerek evimde huzur içinde ölmek istiyorum" şeklindeki isyanı durumun vehametini özetliyor. Ayrıca, Kalifornia İtfaiye Yönetmeliği'nin binalarda adres gösterimini zorunlu kılması, yasal olarak değişimi kaçınılmaz hale getirdi.
POSTANE SOSYALLEŞMESİ GELENEĞİ YAŞATILACAK
Yeni adres sistemine geçişle ilgili en büyük korkulardan biri, kasabanın o sıcak dokusunun kaybolmasıydı. Carmel'de evlere posta dağıtımı yapılmıyor; sakinler mektuplarını almak için şehir merkezindeki postaneye gidiyor ve burada komşularıyla ayaküstü sohbet etme fırsatı buluyor. Şehir yetkilileri, adres sisteminin evlere posta teslimatını başlatmayacağını ve bu nostaljik küçük kasaba geleneğinin aynen süreceğini açıklayarak halkı rahatlattı.
MASAL KASABASI MODERN DÜNYAYA UYUM SAĞLIYOR
Geçtiğimiz yıl kurulan özel komitenin hazırladığı taslak adres haritası, Mayıs ayı gibi kısa bir süre içinde resmen uygulanmaya başlanacak. Projeyi yürüten yetkililer, kasaba halkını evlerinin o özel isimlerini kullanmaya devam etmeleri konusunda teşvik ediyor.