Mutfaklarda hummalı bir şekilde sürdürülen kışlık turşu, salça, sos ve salamura yaprak mesaisinde en büyük hata belli oldu. Büyük bir emekle hazırlanan kavanozların birkaç ay geçmeden küflenmesi, yumuşaması ve erimesinin arkasındaki temel sebep meğer tuz kullanımıymış. İşte kışlıkların ömrünü uzatan tüyolar…
Sonbahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının düşmeye başlamasıyla birlikte pazar tezgahlarından alınan taze sebzeler; kışlık sos, salça ve turşular için işlenmeye başlandı. Ancak binbir emekle hazırlanan kışlık gıdaların kısa sürede yumuşayıp küflenmesi pek çok evde yaşanan ortak bir çileye dönüşüyor. Konuyla ilgili bilimsel uyarılarda bulunan uzmanlar, gıdanın dokusunu koruyan ve raf ömrünü belirleyen en kritik unsurun tuz olduğuna dikkat çekiyor.
KAVANOZLAR DOLARKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATA
Havanın soğumasıyla birlikte mutfaklarda kışlık sos, salça, yaprak ve turşu kurma mesaisi hız kazandı. Kış boyunca taze ve sağlıklı gıdaya ulaşmak isteyen vatandaşlar, pazar tezgahlarından aldıkları malzemeleri titizlikle işliyor.
Ancak turşu ve konservelerde kullanılan tuzun içeriği, gıdanın geleceğini doğrudan belirliyor. Mutfakta sıkça yapılan deniz tuzu tercihi, kalsiyum ve magnezyum oranının düşük olması nedeniyle gıdaların dokusunu koruyamıyor ve ürünlerin çok daha kısa sürede yumuşamasına neden oluyor.
Bazı kaya tuzlarının barındırdığı kalsiyum, magnezyum ve potasyum mineralleri; meyve ile sebzelerin hücresel yapısını oluşturan lignin, selüloz ve pektin maddeleriyle doğrudan etkileşime giriyor. Bu doğal etkileşim sayesinde ürünler formunu kaybetmiyor. Deniz tuzunda ise bu mineraller yeterli düzeyde bulunmadığı için gıdalar kısa sürede eriyerek raf ömrünü tamamlıyor.
MUTFAK ÜRÜNLERİNDE DOKUSAL FARK
Açıklanan bilgilere göre mineral zengini kaya tuzuyla hazırlanan kışlıklarda mükemmel sonuçlar elde ediliyor:
MİNERALLİ ÇANKIRI TUZUNA RAĞBET YAĞYOR
Türkiye'nin en önemli tuz üretim merkezlerinden biri olan Çankırı'da faaliyet gösteren tuz üreticisi ve satıcısı İlyas Ak, saflığı ve zengin mineral içeriği nedeniyle kaya tuzuna olan talebin patladığını belirtiyor.
"DOĞADAN ÇIKTIĞI GİBİ SAF VE TEMİZ"
Çankırı tuzunun içerisinde tam 84 farklı mineral barındırdığını ifade eden İlyas Ak; bu tuzun tamamen saf, temiz ve ağır metallerden arındırılmış olduğunu vurguluyor. Dünyanın oluşumu sırasında gerçekleşen sıkışmalarla meydana gelen bu kaya tuzlarının içerisindeki kil ve kireç kısımlarının makineleşmiş taş değirmenlerde özel olarak ayıklandığı belirtiliyor. Ak, tuzu tansiyon ve kalp hastaları dahil herkese rahatlıkla tavsiye ettiklerini dile getiriyor.
Aylarca tüketmek üzere büyük emeklerle hazırlanan kışlık konserve, salça ve turşuların heba olmaması için tuz seçimi hayati bir adım olarak öne çıkıyor. Deniz tuzu yerine mineral kapasitesi yüksek, kalsiyum ve magnezyum deposu olan işlenmemiş kaya tuzlarını tercih etmek; hem emeğinizi koruyor hem de mutfakta çıtır, kıvamlı ve uzun ömürlü lezzetler elde etmenizi sağlıyor.