Doğu Afrika boyunca uzanan devasa yarık hattında yaşanan parçalanmanın ardındaki gizem nihayet çözüldü. Bilim insanları, Etiyopya'dan başlayıp 3 bin 500 kilometre boyunca uzanan devasa yarılmanın temel nedenini ortaya çıkardı. İşte bilim dünyasını sarsan o keşfin tüm detayları!
Dünyamızın kabuğunda gerçekleşen en büyük jeolojik dönüşümlerden biri Doğu Afrika'da gözler önüne seriliyor. Etiyopya'dan başlayarak Kenya, Uganda ve Malavi üzerinden devam eden yaklaşık 3 bin 500 kilometre uzunluğundaki Doğu Afrika Yarık Sistemi (East African Rift), kıtasal kabuğun adım adım birbirinden uzaklaştığını gösteriyor.
Bölgedeki derin vadiler, sık sık meydana gelen depremler, aktif fay hatları ve hareketlenen yanardağlar devasa bir dönüşümün habercisi olarak kabul ediliyordu. Ancak bilim insanlarını uzun yıllardır meşgul eden "Bu yarılma sığ yüzey hareketlerinden mi yoksa yerkürenin derinliklerinden mi besleniyor?" sorusu nihayet yanıt buldu.
YERİN 2.900 KİLOMETRE ALTINDAN GELEN DEV SÜTUN
Bilim insanları, yarılmanın arkasındaki asıl itici gücün Dünya'nın derinliklerinde saklı olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmalar, "Afrika Süper Sütunu" (African Superplume) adı verilen kütlenin, çekirdek ile manto arasındaki sınırdan, yani yüzeyin tam 2 bin 900 kilometre altından yukarıya doğru devasa bir magma ve sıcak kaya kütlesi pompaladığını kanıtladı.
YENİ BİR OKYANUS DOĞACAK!
Dünya'nın mantosundaki en büyük yapılardan biri olan bu süper sütun, Doğu Afrika'yı alttan yukarıya doğru zorluyor. Devasa basınç nedeniyle yer kabuğu giderek geriliyor, inceliyor ve parçalanıyor. Kenya'nın Turkana Rift bölgesinde yapılan sismik ölçümlerde kıtasal kabuğun bazı noktalarda 13 kilometreye kadar inceldiği belirlendi.
Uydu verileri ve 3D simülasyonlarla yapılan 12 yıllık ölçümler, süper sütunun kıtayı sadece iki yana açmakla kalmayıp magmanın akışıyla yer kabuğunu kuzeye doğru sürüklediğini ("manto çekişi") gösterdi.
Uzmanların hesaplamalarına göre önümüzdeki 1 ila 5 milyon yıl içerisinde:
YÜZEYDEKİ DEĞİŞİM
Afrika Süper Sütunu'nun yarattığı devasa yukarı yönlü basınç, bölgenin topografyasını da tamamen değiştiriyor. Güney ve Doğu Afrika'daki dev platoların normal kıtasal yüksekliklerden 500 metreden fazla yüksek olmasının arkasında bu yeraltı basıncı yatıyor.
Ayrıca Kilimanjaro, Kenya Dağı ve Etiyopya'da yer alan aktif yanardağların ana beslenme kaynağının da yine yerkürenin 2 bin 900 kilometre altındaki bu derin mantonun kimyasal yapısı olduğu ifade ediliyor. Doğu Afrika, kıtaların nasıl parçalandığını gözler önüne seren dünyanın en büyük doğal laboratuvarı olarak bilim tarihine geçmeye devam ediyor.