İstanbul Ümraniye'de meydana gelen silahlı saldırı sonucu 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde flaş gelişme yaşandı. Türkiye'nin konuştuğu davada olayın kilit isimlerinden tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu'nun savunması kan dondurdu. Olay anını anlatan Kalaycıoğlu, 'Olay anında ben ilk defa Alaattin'in silah taşıdığını gördüm. Araca binince silahı gördüm arka koltukta. 'Alaattin sen ne yaptın' dedim, o da bana 'Ne olduğunu bilmiyorum' dedi.' şeklinde konuştu. Savunma sonrası Kubilay'ın annesi ile Aleyna arasında gerginlik yaşandı. İşte detaylar…
Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasının ilk duruşması görülüyor. Kartal'daki Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma salon yetersizliği nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda yapılıyor.
Saat 11.35 sıralarında başlayan duruşmada tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.
'SİLAH BİR ANDA PATLADI'
Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu savunmasında, "Biz Aleyna ile olay tarihinden 2-3 hafta öncesinde tanışıp sevgili olduk. Ben arabayı verdim akşamında biz Aleyna ile bulaşacaktık. Benim şahsi binek aracıma sığmayacağını düşündüm. Babamın arabası Vito ile gidebileceğimi söyledi. Müzik stüdyosunun olduğu sokağa girdik. Beyaz bir otomobil vardı. Aracı görünce Aleyna panikledi. Ben de araçtan indim, yüzük parmağımdan aracın ön kapısına vurdum ve içeride yolcu koltuğunda oturan şahıs bana küfür etti ve beni içeri çektiler, ben tek elimle mücadele ediyordum. Bir anda silah patladı ve benim mi değil mi kimin olduğunu anlamadım. Şahıs beni içeri çektiği zaman bacağının arasında parlak birşey gördüm.
Sonrasında Vito'ya bindik Mustafa bey ve Aleyna ile, sonra Aleyna'ya Mert'i aramasını söyledim. Birşey olduysa ambulansı arasınlar diye. Ben olayın şokuyla ne olduğunu anlamadım. Babam yurtdışında olduğu için onun yakını olan Metin amcama gittim, metin amcama Aleyna ile gittik. AVM'ye gittik daha sonrasında Aksaray'a gittik, Engin Abi ile daha sonra başka bir AVM'ye gittik. Bir sonraki gün zaten polisler bizi aldı.
Aleyna bizden Metin amcama gittikten sonra bizden ayrıldı. Ben aslında Aleyna'yı annesinden almaya gittim. Ben oraya giderken o şahısların orada olduğunu bilmiyordum. Silah taşıdığımı sadece Mustafa Bey bilir, silahım hep torpido da duruyor. Zaten buradan gidelim tehlikeli olabilir dedi. Olay sırasında elim tetikte değildi ben kimseye silah doğrultmadım" dedi.
KİMSEYİ AZMETTİRMEDİM
Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu savunmasında, "Ben detaylı konuşmak istiyorum. Olayın bir kısmında Alaattin ile birlikteyiz ama söylemeyi unuttuğu birçok şey var" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.
Kalaycıoğlu, "Bizim Canbay'la 1,5 senelik ilişkimiz vardı. Karşılıklı olarak ilişkimizi bitirdik. Bu ayrılık mesajlaşarak bitti. Ardından 2 hafta sonra Alaattin ile görüşmeye başladım. O gece Alaattin'de kaldım. Alaattin'in aracı ile stüdyoya gittim. Bu stüdyo ile Canbay'ın hiçbir alakası yoktur. Ortak stüdyomuz Beşiktaş'taydı. Ben köpeğimi de alarak stüdyoya gittim. Saat 15.00 civarında stüdyodaydım. Saat 16.00 sıralarında Yalçın gelecekti gelmeyince kendisini aradım. 'Canbay çok kötü, geri dönüyorum' dedi ve telefonu kapattı."
Kubilay beni aradı ve bana 'Ablacım sizi barıştırmak için gelmek istiyorum' dedi" Bu sırada Kubilay'ın annesi, "Yalandan ağlama" diyerek tepki gösterdi. Savunmasına devam eden Kalaycıoğlu, "Telefonu kapattım. Yalçın aradı. telefonu Canbay aldı ve 'Hayatında biri varmış. Lütfen kimseyi almadığını söyle. Her şeyi yıkacağım, kendimi öldüreceğim' dedi. Ben de bunun üzerine 'Kimse yok hayatımda' dedim. Stüdyoya geri dönmek üzere köpeğimi ve eşyalarımı bırakıp yemek yemeye çıktık. Yalçın tekrar beni aradı, 'Ben geldim, neredesiniz?' dedi. Ben de çalışmayacağımı söyledim. Yemek yemekteyken üstü kapalı şekilde Alaattin'e, 'Canbay'ın arkadaşları bizi barıştırmak için geldi' dedim" Anneme de durumu anlattım ve Alaattin'e gideceğimi söyledim. Annem eve çağırdı. Bertin'i de yanıma alarak anneme gittim. Bir köpek, bir gitar ve diğer eşyalarım için Alaattin VIP araç gönderecekti. Evdeyken sürekli 'Araç gitti mi?' şeklinde konuşmalar geçti. Yalçın beni aradı, nerede olduğumu sordu. Birkaç dakika sonra Yalçın bana, '10 dakikaya evdeyim' dedi. Kenan bunun üzerine, 'Araç sokaktan gitti' dedi. Alaattin aracı aldırmak için stüdyonun konumunu istedi" dedi.
Olay anını anlatan Kalaycıoğlu, "Ben Alaattin'in aracına bindim. Aracın içinde paniktim. Alaattin fark etti. Sonra bana, 'Gel eşyalarını biz alalım' dedi. Alaattin'in diğer sanıklarla konuşmasını bilmiyorum. Konuma geldik, sokağa girdik. Köpeğimi almak için stüdyoya girdim. Geri döndüğümde beyaz aracı gördüm. Sürücü koltuğunda Canbay'ı gördüm. Arabaya bindiğimde Alaattin'e, 'Beni seviyorsan durma, lütfen devam et' dedim. Alaattin yavaşladı, silahı aldı ve araçtan inmeden önce 'Sakin ol, konuşacağım' diyerek araçtan indi. Araçtan inmedim çünkü Canbay beni görürse olay büyür diye düşündüm. Bir hareketlenme oldu. 2-3 saniyelik bir şey oldu ve silah sesi duydum. Çığlık atarak arabadan indim. Silahın patladığı araca doğru ilerlerken Alaattin beni aldı, VIP araca bindirdi. Alaattin'in beni en çok zan altında bıraktığı durum buydu. Ben kime ne olduğunu bilmeden onların yanında olmak istedim. Araca bindiğimde silah gördüm ve bağırmaya başladım. 'Birine bir şey olduysa kendimi öldürürüm' dedim. Alaattin bana, 'İsteyerek bir şey yapmadım, silahı ben çekmedim' dedi" ifadelerini kullandı.
"CAMA BAK, BİRİNE BİR ŞEY OLDU MU"
Olay sonrası yaşananları da anlatan Kalaycıoğlu, "Telefonla Bertin'i aradım. 'Cama bak, birine bir şey oldu mu bak ve ambulans çağır' dedim. Bertin geri aradığında, 'Ambulans çağırdım. Tam göremiyorum ama yerde birisi yatıyor' dedi. Araç ilerlerken inmek istediğimi söyledim. O arada başka araçlara binildi. Ben taksiye bindim. Ben kimseyi azmettirmedim. Kubilay beni bir gün bile üzmedi, ben de onu üzmedim. Yalçın ile ticari ilişkim olan bir kişi. Yalçın bana Kubilay ile geldiğini, barıştırmak için geldiğini söyledi. Bana yöneltilen suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.
Bunun üzerine Kalaycıoğlu, "Bir buçuk senedir tanıyorum. Yazıyı yazan kişi neden var diye sordu. Ben de bizi sevdiği için para karşılığı gözetmeksizin yanımızdaydı dedim. Bunun üzerine yazıyı yazan kişi "ayakçı yani" dedi. Ben normalde ayak işi ifadesini kullanan biri değilim" dedi.
KÖPEK Mİ DAHA DEĞERLİ GELDİ?
Kubilay'ın babasının, "Kubilay'ı çok sevdiğinizi söylüyorsunuz. Kubilay vurulduktan sonra bu anı gördünüz, köpeği soruyorsunuz. Köpek mi Kubilay'dan daha değerli geldi?" sorusuna Kalaycıoğlu, "Ben Kubilay'ın vefat ettiğini eve geldiğimde duydum. Kubilay'ın vurulduğunu görmedim" yanıtını verdi.