Osmanlı tahtına çıkan padişahların bazıları, henüz çocuk yaşlardayken koca bir imparatorluğun sorumluluğunu üstlendi. Kimi 6 yaşında, kimi ise henüz ergenlik çağındayken tahta çıkarak tarihe geçti. Peki Osmanlı tarihinin en genç padişahları kimlerdi ve tahta çıktıklarında kaç yaşındaydılar? İşte küçük yaşta tahta çıkan 7 Osmanlı padişahı...
Üç kıtaya hükmeden Osmanlı İmparatorluğu'nun asırlar boyu ayakta kalmasını sağlayan güç dengeleri, saray arşivlerinden çıkan tarihi vesikalarla yeniden gündeme taşındı.
Kanuni Sultan Süleyman'dan II. Abdülhamid'e uzanan bu tarihi serüvende, sadece askeri zaferler değil; perde arkasında kalan gizli sırlar da dikkat çekiyor. İşte dünyayı titreten ve tahtta en uzun süre kalarak tarihin akışını değiştiren 5 büyük Osmanlı padişahı ve onların cihan hakimiyetine uzanan sırları.
1. Kanuni Sultan Süleyman (46 Yıl)
I. Selim'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 10'uncu padişahıdır. En uzun hüküm süren padişahtır.
Saltanatının yaklaşık 10 yılını at sırtında, seferlerde geçirdi. Avrupa ağırlıklı fetihler yaptı. Ömrünün son seferi olan Zigetvar'da, kale düşmeden bir gün önce vefat etti; ancak ordunun morali bozulmasın diye ölümü 48 gün boyunca gizlendi. İç organları Zigetvar'a gömülürken, naaşı tahnit edilerek İstanbul'a getirildi.
Şaşırtıcı Detay: Gittiği her sefere yanında özel bir altın havan ve havan eli götürürdü. Boş zamanlarında ve savaş stresini atmak için bu havanda amber, misk ve çiçekleri döverek kendi özel parfümlerini ve kokulu mumlarını imal ederdi. Kozmetik sanatı ve koku kimyasına derin bir tutkusu vardı.
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi - Süleyman I ve Mimar Sinan kronikleri.
2. IV. Mehmed - "Avcı Mehmed" (39 Yıl)
Girit Fatihi Sultan İbrahim'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 19'uncu padişahıdır. Tahta geçtiğinde henüz 6 yaşındaydı (Osmanlı'nın en genç padişahıdır). Ava olan aşırı tutkusu nedeniyle devlet işlerinden uzaklaştı. Bu durum Köprülüler döneminin başlamasına zemin hazırladı. 39 yıllık saltanatının sonunda II. Viyana Kuşatması bozgunu sonrası tahttan indirildi.
Şaşırtıcı Detay: Salgın hastalıklardan o kadar korkardı ki, İstanbul'da veba çıktığında şehirden kaçıp yıllarca Edirne'deki ormanlarda yaşamasının nedeni avlanmak değil, sosyal izolasyon ve aşırı hijyen takıntısıydı.
Kaynak: Reşat Ekrem Koçu - Osmanlı Padişahları ve Hürriyet Tarih Arşivi.
3. Orhan Gazi (33 Yıl)
Osman Gazi'nin oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci padişahıdır. Babasından devraldığı küçük aşireti gerçek bir devlet haline getirmiştir. İlk kez gümüş akçe bastıran ve "Sultan" unvanını kullanan kişidir. Ayrıca Bizans prensesi ile evlenerek Osmanlı-Bizans ilişkilerinde ilginç bir diplomatik dönemi başlatmıştır.
Şaşırtıcı Detay: Orhan Gazi, bir imparatorluk kurmasına rağmen saray hayatından nefret ederdi. Arşiv ve seyyah (İbn Battuta) kayıtlarına göre hiçbir şehirde veya sarayda 1 aydan fazla kalmazdı. Hayatı boyunca yüzlerce kaleyi tek tek gezen, tebdil-i kıyafet halkın arasında yaşayan gezgin bir ruhu vardı.
Kaynak: Aşıkpaşazade Tarihi ve Halil İnalcık - Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ.
4. II. Abdülhamid (33 Yıl)
Sultan Abdülmecid'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun 34'üncü padişahıdır. İmparatorluğun en zor döneminde "denge politikası" ile devleti 33 yıl ayakta tutmuştur. Çok ileri düzeyde bir marangoz olduğu ve Yıldız Sarayı'ndaki atölyesinde bizzat çalıştığı bilinir.
Şaşırtıcı Detay: Ayrıca polisiye edebiyata büyük ilgi duyduğu ve Sherlock Holmes hikayelerini Türkçeye çevirterek okuduğu belgelerle sabittir. Sherlock Holmes'un yazarı Sir Arthur Conan Doyle'u İstanbul'a davet edip Mecidiye Nişanı taktığı da kayıtlarda mevcuttur.
Ancak asıl bomba detay şu: Abdülhamid, polisiye romanları kendisine çevirten mütercimlerin "çeviriyi geciktirmesi" durumunda onları cezalandırırdı. Geceleri uyuyamadığı için paravanın arkasından bir nöbetçiye bu kitapları okuturdu. Katilin kim olduğunu öğrenmeden asla uyumazdı.
Kaynak: Türk Dünyası Ansiklopedisi ve Ayşe Sultan Hatıratı.
5. II. Bayezid (31 Yıl)
Fatih Sultan Mehmed'in oğlu, Osmanlı İmparatorluğu'nun sekizinci padişahıdır. Kaynaklarda Bayezid-î Veli olarak, divan edebiyatındaki mahlasıyla Adlî olarak anılır.
Şaşırtıcı Detay: II. Bayezid, İstanbul'u imar ederken Haliç üzerine dev bir köprü yaptırmak istedi. Dönemin en büyük dehası Leonardo da Vinci, 1502 yılında II. Bayezid'a bizzat mektup yazarak Haliç için çizdiği devasa köprü projesini sundu. Arşivlerde aslı bulunan bu mektuptaki proje, o dönem için "teknik olarak imkansız/fazla fütüristik" bulunduğu için Bayezid tarafından kibarca reddedildi.
Ayrıca sanata ve zanaata çok düşkündü. Kendisi bizzat ok ve yay ustasıydı. Topkapı Sarayı arşivlerindeki kayıtlara göre, aerodinamik olarak dönemin en kusursuz oklarını bizzat kendi elleriyle tasarlayıp imal ediyordu.
Kaynak: MEB İslam Ansiklopedisi
10. Cebeciler
Silah üretimi, onarımı ve mühimmat tedarikinden sorumluydular
Ordunun lojistik bel kemiğini oluştururlardı
9. Osmanlı Donanması
16. yüzyılda Akdeniz'de büyük üstünlük sağladı
Barbaros Hayreddin Paşa döneminde zirveye ulaştı
Osmanlı İmparatorluğu'nun deniz gücünü oluşturan Leventler, Akdeniz'deki Osmanlı üstünlüğünün simgesi haline geldi. Deniz savaşlarında hız ve cesaretleriyle düşmanlarına korku salan bu askerler, Osmanlı donanmasının başarısında kilit rol oynadı.