Buzdolabında unutulmuş bir peynir, ekmek ya da salça kavanozunu açınca çoğumuz aynı şeyi yaparız: Önce burnumuza yaklaştırır, sonra karar veririz. Oysa küflenmiş gıdayı koklamak doğru değildir. Çünkü burnunuza yalnızca kötü koku değil, küf sporları da çekebilirsiniz.
Bu sporlar özellikle alerjisi, astımı, kronik akciğer hastalığı veya bağışıklık sistemi zayıflığı bulunan kişilerde öksürük, hırıltı, burun-göz yakınmaları ve solunum sorunlarını tetikleyebilir.
BURUN MİKOTOKSİN DEDEKTÖRÜ DEĞİLDİR
Bazı küfler mikotoksin adı verilen zehirli maddeler üretir. Aflatoksin, okratoksin A, fumonisin ve deoksinivalenol bunların en bilinenleridir. Sorun şu: Mikotoksinleri koklayamaz, göremez ve tadına bakarak anlayamazsınız. Üstelik bazıları pişirme, kaynatma veya kızartmayla tamamen ortadan kalkmayabilir.
KARACİĞERDEN BELLEĞE KADAR
Uzun süreli veya yüksek miktarda mikotoksin maruziyeti farklı organlara zarar verebilir:
● Karaciğer: Özellikle aflatoksin karaciğer hücrelerini ve DNA'yı zedeleyebilir; karaciğer kanseri riskini artırabilir.
● Böbrekler: Okratoksin A böbrek dokusu üzerinde toksik etki gösterebilir.
● Bağışıklık sistemi: Vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasını zayıflatabilir.
● Bağırsaklar: Bulantı, kusma ve ishale yol açabilir; bağırsak bariyerini bozabilir.
● Sinir sistemi: Bazı mikotoksinler sinir hücrelerinde iltihabı, oksidatif stresi ve enerji üretim sorunlarını artırabilir.
● Bellek: Deneysel çalışmalarda öğrenme ve hafıza süreçlerinin zarar görebildiği gösterilmiştir. Ancak insanlarda günlük düşük doz maruziyetin doğrudan unutkanlık veya demans oluşturduğu henüz kesinleşmemiştir.
● Üreme ve gelişim: Bazı mikotoksinler hormonal dengeyi ve anne karnındaki gelişimi olumsuz etkileyebilir.