Serkan Çayoğlu'nun başrolde yer aldığı Mehmed: Fetihler Sultanı, 84. bölümüyle yeni sezona başlangıç yaptı. 15 Eylül akşamı yayınlanan bölümün ardından dizi tutkunlarının "Mehmed Fetihler Sultanı 85. bölüm fragmanı izle" sorgulamaları gündeme geldi.
TRT 1 ekranlarında yayımlanan dizinin yeni bölüm fragmanı yayımlandığında aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:
https://www.trt1.com.tr/diziler/mehmed-fetihler-sultani
MEHMED: FETİHLER SULTANI SON BÖLÜM ÖZETİ
Konstantiniyye'nin fethiyle bir çağın kapısını aralayan Sultan Mehmed, ardından Pontus'u ortadan kaldırmış, Balkanlar'daki hâkimiyetini genişletmiş ve Vlad gibi azılı bir düşmanı saf dışı bırakmıştır. Osmanlı'nın sınırları büyürken Mehmed'in ülküsü de büyümüş; artık gözlerini, asırlardır İslam dünyasının karşısında duran en büyük menzile, Roma'ya dikmiştir.
Mehmed, Konstantiniyye'den sonra tarihin bir başka kapısını açmaya hazırlanırken devletinin bütün imkânlarını bu büyük sefer için harekete geçirir. Üstelik Roma'nın kalbinden getirilen Bellini, Osmanlı ordusuna daha önce sahip olmadığı bir anahtar sunmaktadır.
Fakat Mehmed, Roma'ya yürümeye bu kadar yaklaşmışken devletin Doğu'sunda baş gösteren bir tehlike de günden güne büyümektedir.
Mehmed'in Roma'ya yürüyüşünü engellemek isteyen Papalık, Osmanlı – Akkoyunlu hududunda kurduğu ölümcül bir planla iki devleti savaşa sürüklemek istemektedir. Fatih'in gençlik çağlarının en ateşli yıllarını yaşayan iki şehzadesi Bayezid ve Mustafa üzerine kurulan bu kanlı tertip başarılı olacak mıdır? Mehmed yaklaşan bu tehlikeye karşı önlem alabilecek midir?
Karasu'nun iki yakasında birbirlerinden habersiz ilerleyen şehzadeler, kendileri için hazırlanmış oyunun içine doğru çekilirken dost ile düşman, av ile avcı birbirine karışacaktır. Mustafa ağabeyi Bayezid'i kurtarabilecek midir? Yoksa farkında olmadan iki devlet arasında yakılacak ateşin fitilini mi taşımaktadır?
Gözünü, Hint ve Çin üzerine diken Uzun Hasan'ın önüne gelen haber, bütün hesapları değiştirirken Konstantiniyye'de Roma seferinin son hazırlıklarını yapan Mehmed de beklemediği bir gerçekle yüzleşir. Bir tarafta yıllardır beklenen Roma ülküsü, diğer tarafta Osmanlı ile Akkoyunlu'yu birbirine sürükleyen kanlı bir hadise vardır.
Karasu'da gerçekte ne yaşandı? Şehzadeler kendileri için kurulan tertibi fark edebilecek midir? Dökülen kanın hesabı kimden sorulacaktır.