Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yayıncı Oğuzhan Uğur'un Savcılığa verdiği ifadeye SABAH ulaştı. Uğur ifadesinde, bir gazeteci arkadaşının kendisine Haluk Levent'le ilgili şüpheleri olduğunu söylediğini ve bunun üzerine beklemeye başladıklarını anlattı. Uğur ayrıca, "Derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım." dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ahbap Derneği tarafından toplanan bağışların kötüye kullanıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında olduğu 10 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.
Burada Savcılığa ifade veren şüphelilerden Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı.
Şüpheli Özgür Ömer Güner ise 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçundan 'yurt dışına çıkış yasağı' ve 'imza atmak' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.
OĞUZHAN UĞUR'UN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Öte yandan Oğuzhan Uğur'un Savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Kimlik tespitinde Uğur, mesleğinin yayıncı olduğunu ve aylık gelirinin ise 150 bin ile 400 bin lira arasında olduğunu söyledi. Uğur ifadesinde, Ahbap Derneği ile ilgili olarak yalnızca Haluk Levent'i tanıdığını belirterek, "Kendisini 2018'de 'PİNÇ' isimli program vasıtasıyla tanıdım.
Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim." dedi.
"HERHANGİ BİR BELGE OLMAKSIZIN KONUNUN ÜZERİNE GİTMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ"
Şüpheli Uğur, bir gazeteci arkadaşının 27 Şubat 2023 tarihinde kendisini aradığını söyleyerek, "Kendisi, Haluk Levent ile ilgili çeşitli şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi. O dönemde Haluk Levent, açıkçası yardımsever ve bir nevi 'kahraman' olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi. Ben de kendisine bir süredir Haluk Levent ile görüşmediğimi söyledim ve açıkçası beklemeye başladık." diye konuştu.
"6 BUÇUK MİLYON LİRA PARAYI İSMİNİ VERMEK İSTEMEDİĞİM AİLE DOSTUMUZDAN ALDIK"
İfadesine devam eden Uğur, hazırlanan bilirkişi raporundaki para hareketlerine yönelik ise "Babala TV şirketine, Gain Medya Anonim Şirketi tarafından çeşitli parçalar halinde toplam 45 milyon TL tutarındaki ödemeler, 'PİNÇ' ve 'Mevzular Açık Mikrofon' isimli programların hak edişlerine ilişkindir." dedi. 25 milyon liralık taşınmaz ödemesinin banka kredisi ve avanslardan geldiğini belirten Uğur, "Hesaba 1 Kasım 2024'de nakit olarak yatırılan paralarla ilgili olarak ise 6 buçuk milyon lira tutarındaki parayı, o dönemde ev kredisi, eve yapılan tadilat masrafları, maaşlar ve vergi borçları arttığı için ismini vermek istemediğim bir aile dostumuzdan almıştık." şeklinde söyledi.
Şüpheli Oğuzhan Uğur ifadesinin devamında, "İkinci bağlantı hattı olarak belirtilen ve kardeşim Tuğrul Uğur'un hesaplarına para gönderdiği iddia edilen şahısları tanımıyorum.
Açıkçası bana kısa bir araştırma süresi verildiği takdirde, bu şahıslara ilişkin hususları da araştırarak dosyaya sunabilirim. Kardeşim Tuğrul Uğur'un şahsi hesaplarında hangi işlemleri yaptığını bilmemekteyim. Şahsi hesaplarını bizzat kendisi yönetirdi. Bu hesaplarda gerçekleşen işlemlere yönelik olarak bilgim yoktur." ifadelerini kullandı