Hayal edin; her gün işe ya da okula giderken devasa Atlas Okyanusu'nun onlarca metre altından, masmavi ışıklarla aydınlatılmış bir su altı kavşağından geçiyorsunuz! Nüfusu sadece 55 bin olan küçücük bir ülke, imkansız gibi görünen bir mühendislik harikasına imza atarak ulaşım alışkanlıklarını kökünden değiştirdi ve tüm dünyayı şaşkına çevirdi. Yıllarca feribot saatlerine mahkum olan ada halkını birbirine bağlayan ve yüz milyonlarca euroya mal olan bu dudak uçuklatan proje, denizlerin altındaki yaşamı ve seyahati adeta yeniden tanımlıyor.
İskoçya ile İzlanda arasında, Kuzey Atlantik'in hırçın sularında yer alan Faroe Adaları, birbirinden kopuk dağlık adaları birleştirmek için akılalmaz bir çözüm buldu: Fiyortların ve okyanusun tam altına karayolları inşa etmek! Danimarka Krallığı'na bağlı bu özerk bölge, toplam 18 adadan ve Haziran 2026 verilerine göre yalnızca 55.409 kişilik bir nüfustan oluşuyor.
Küçük bir Anadolu ilçesi kadar nüfusa sahip olmalarına rağmen, Faroe Adaları halkı artık ulaşım için zorlu hava şartlarına veya iptal olan feribot seferlerine bağımlı değil.
2002'de açılan Vágatunnilin ve 2006'da faaliyete geçen Norğoyatunnilin ile başlayan bu devrimsel süreç, inşa edilen dört devasa su altı tüneli ile zirveye ulaştı. Bu olağanüstü altyapı sayesinde, ada sakinlerinin yüzde 90,8'i artık yılın 365 günü, 24 saat açık olan kesintisiz bir karayolu ağıyla birbirine bağlanmış durumda.
OKYANUSUN KALBİNDE DÜNYANIN İLK SU ALTI KAVŞAĞI
Bu devasa tünel ağının en çarpıcı ve dünya çapında ses getiren halkası ise Aralık 2020'de açılışı yapılan Eysturoyartunnilin oldu. Başkent Tórshavn'ı Eysturoy adasına bağlayan 11.240 metre uzunluğundaki bu devasa kompleks, en derin noktasında deniz seviyesinin 187 metre altına kadar iniyor.
Yüzeyin tam 72 metre altında, resmi olarak "dünyanın ilk su altı kavşağı" bulunuyor! Faroe Adaları turizm ofisi tarafından da tescillenen bu eşsiz alan, büyüleyici mavimsi ışıklandırması ve Faroeli sanatçı Tróndur Patursson'un elinden çıkan heykellerle süslenmiş durumda. Geleneksel zincir dansını temsil eden el ele tutuşmuş insan figürleri, sürücülere bir bilim kurgu filminin içindeymiş hissi veriyor. Bu proje sadece görsel bir şölen sunmakla kalmadı; eskiden 64 dakika süren başkent ile Runavík arasındaki yolculuk süresini inanılmaz bir şekilde 16 dakikaya düşürdü.
346 MİLYON EUROLUK DEV YATIRIM VE PATLATMA TEKNOLOJİSİ
Elbette böylesine devasa bir mühendislik harikasının faturası da oldukça ağır. Sadece Eysturoyartunnilin ve Aralık 2023'te açılan 10.8 kilometrelik (adaların en uzun tek tüneli) Sandoyartunnilin projelerinin toplam maliyeti 346 milyon euroyu (yaklaşık 2.6 milyar Danimarka kronu) buldu. Kamu sermayesi ve devasa kredilerle finanse edilen bu yapıların masrafları ile işletme giderleri, sürücülerin ödediği geçiş ücretleri (gişe sistemi) ile karşılanıyor.
İskandinav inşaat devi NCC tarafından yürütülen çalışmalarda "delme ve patlatma" yöntemi başarıyla uygulandı. Özel eğitimli ekipler okyanus tabanının altındaki sert kayalara devasa delikler açtı, kontrollü patlayıcılar kullanarak milyonlarca ton hafriyatı yeryüzüne çıkardı ve adeta kayaların içine yeni bir dünya oydu.
YENİ HEDEF: 26 KİLOMETRELİK YENİ TÜNEL VE YEŞİL ENERJİ
Okyanusun altındaki çatlaklardan sızan suları tahliye etmek için devasa pompaların 7/24 çalışması, ciddi bir enerji ihtiyacı doğuruyor. Faroe Adaları bu sorunu doğayla uyumlu çözmekte kararlı. 2023 itibarıyla elektrik üretiminin yüzde 50,3'ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlayan ülke, 2030 yılına kadar karadaki tüm elektriğini tamamen yeşil enerjiden elde etmeyi hedefliyor. Bu kapsamda deniz akıntılarını elektriğe çeviren 28 tonluk "Dragon 12" deniz türbini bile şebekeye entegre edildi.