Doğu Karadeniz'in en gizemli anıtsal mirasları arasında gösterilen asırlık Santa Harabeleri, kış şartlarının ardından kapılarını yeniden turizm sezonuna açtı. Gümüşhane'nin Dumanlı köyünde sislerin arasından yükselen bu antik yerleşke, büyüleyici taş binaları, gürül gürül akan şelaleleri ve eşsiz doğasıyla ziyaretçilerini adeta başka bir boyuta götürüyor.
Gümüşhane'nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırları içerisinde yer alan ve bölgenin en önemli anıtsal kültürel mirasları arasında gösterilen Santa Harabeleri, kış aylarının ardından yeni turizm sezonunun başlamasıyla birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı.
Kış mevsiminde zorlu hava şartları nedeniyle ulaşımı kapanan antik yerleşke, havaların ısınması ile doğaseverlere ev sahipliği yapmaya başladı.
Kimi kaynaklara göre 17. yüzyılda, kimi kaynaklara göre de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde dönemin özelliklerini yansıtan ve zamana meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı evleri, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle döneminin kendine özgü sivil mimari özelliklerini sergiliyor.
Bölgenin yol durumuna ve doğal zenginliklerine de dikkat çeken Kaçan, yolun güzel olduğunu belirterek, "Bu mevsimde başlıyor sezon, sonbahara kadar açık. Herhangi bir sorun yok. Ziyaretçilerimiz gönül rahatlığı ile gelebilirler.
"İSVİÇRE BURALARIN YANINDA SOLDA SIFIR KALIR"
Uzun yıllar Doğu ve Karadeniz turlarında profesyonel turist rehberliği yaptıktan sonra emekli olan ve eşiyle birlikte karavanla Türkiye'yi gezen Ruhi Yıldırım da, Santa Harabeleri'ne ilk kez geldiğini belirterek, hayranlığını dile getirdi.
Geçmişte Trabzon, Zigana, Kop ve Hamsiköy gibi pek çok turizm rotasında çalıştığını ifade eden Yıldırım, "Santa muhteşem bir yer. Hava müsaade ederse daha da güzel gezeceğiz her tarafını. Coğrafya muhteşem, insanlar muhteşem. Biz Gümüşhane- Bayburt yolu üzerinden girdik, birçok vadi geçtik, birçok rampa çıktık, rampa indik. Yani insanlar bilsinler manzara seyretmek istiyorlarsa arabaları da uygunsa oradan gelsinler.
Bizimki karavan olduğu için şahane manzaralar gördük ama karavan ağır olduğundan biraz zor oldu. Ama muhteşem manzaralar var, muhteşem vadiler, inişler, çıkışlar, sular. Bu kadar mı su olur, bu kadar mı bu bolluk? Bu coğrafya, bu güzellik. Buralarda bu insanlar yaşamışlar. Yayla köylerinden geçtik, hayvancılık yapıyorlar. Helal olsun o dağda, sislerin içinde.
Hakikaten öyle güzel yerlerden geçtik, çok güzeldi. Hem kar hem o çiçekler var. Fransa'da 'rhododendron ponticum' diyorlar, o sarı orman gülleri Fransa'da acayip meşhurdur. Bulması da pek mümkün değil. Ben Fransız turistleri gezdirirken gördükleri zaman dururduk, resimlerini çekerlerdi. Yol boyunca koca otobüsü sırf resim çeksinler diye belki 50-100 kere durdurmuşuzdur. Çok hoş yerler. Ben İsviçre'ye de gittim. İsviçre buraların yanında solda sıfır kalır arkadaşlar. Buralar çok çok güzel yerler" dedi.