Fransa'nın Valloire kentinde düzenlenen 15. Uluslararası Saman ve Ot Heykel Yarışması, bu yıl Türk sanatçı akademisyenlerin göğsümüzü kabartan başarısına sahne oldu. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlan Fakültesi Heykel Ana Sanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Konak ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Çınar'dan oluşan ekip, doğadan ilham alan devasa çalışmalarıyla uluslararası jüriden tam not aldı. Dünyanın dört bir yanından gelen 12 seçkin takımın kıyasıya mücadele ettiği dev organizasyonda Türk ekibi, tamamen doğal malzemelerle şekillendirdikleri "Gübre Böceği" heykeliyle ikincilik kürsüsüne çıktı.
Sanatçı akademisyenler yarışma öncesinde, malzemenin kendi doğasına ve ruhuna en uygun projelendirme fikrini ararken rotalarını Mısır mitolojisinde "Scarabaeus" olarak bilinen ve kutsal sayılan gübre böceğine çevirdi. Doğadaki yön bulma yeteneği, toprağa katkısı, beslenme becerileri ve dönüştürücü gücüyle bilinen bu canlı, 5 günlük yoğun bir çalışmanın ardından büyüleyici bir heykelsi kompozisyona dönüştürüldü. Yaklaşık 4 metre çapındaki devasa bir küreyi ayaklarıyla yuvarlayan böceğin o anki dinamik hareketi, saman ve otların bir araya getirilmesiyle adeta canlı bir forma kavuşturuldu.
Daha önce de aynı kentte düzenlenen Uluslararası Kar Heykeli Yarışması'nda ikincilik elde ettiklerini hatırlatan Prof. Dr. Ceyhun Konak, bu tatlı tesadüfü yüzlerde tebessüm oluşturan samimi bir dille şöyle aktardı:
"Daha önce de aynı kentte düzenlenen Kar Heykeli Yarışması'na katılmıştık. Orada da ikincilik almıştık. Galiba ikincilik kaderimizde var!"
Prof. Dr. Ceyhun Konak, sanatsal üretimlerinin evrensel boyutunu ve farklı kültürlerde karşılık bulmasını ise şu sözlerle ifade etti:
"Biz 3 kıta 12 ülkede eserler ürettik ve ödüller aldık. Birbirinden farklı üç kültüre işler ürettik ve bunlardan teveccüh gördük. Bunun ürettiğimiz işlerle evrensele ulaşabildiğimizin göstergesi olduğunu düşünüyorum. 3 ayrı kıtada ödül alabilmek evrensel bir iş yaptığımızı gösterir."
Yarışma kuralları gereği sürenin son derece kısıtlı olması, heykeltıraşların sadece sanatsal yeteneklerini değil, aynı zamanda fiziksel performanslarını ve zamana karşı yönetim becerilerini de sınırda test etti. Sıradan bir malzemeyi kusursuz bir estetik hatla şekillendirmek büyük bir ustalık gerektiriyordu. Özellikle böceğin önünde duran yaklaşık 4 metrelik devasa kürenin geometrisini kusursuz hale getirmek için sanatçılar gece gündüz demeden aralıksız bir tempo ile çalıştı.
Prof. Dr. Bülent Çınar, akademi ile uluslararası sanat sahnesi arasındaki bu güçlü bağın genç heykeltıraş adaylarına nasıl ışık tuttuğunu ise şöyle özetledi:
"İki akademisyen olarak mesleklerimizle doğrudan ilgili uluslararası yarışmalarda ödül kazanmak bizim için önemli bir gurur kaynağı. Bu başarı, öğrencilerimize yeni bir vizyon kazandırmak ve onları alternatif üretim alanlarına yönelmeleri konusunda cesaretlendirmek açısından da çok önemli."
Kocaeli Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin kurumsal destekleriyle bugüne kadar dünyanın 12 farklı ülkesinde Türkiye'yi gururla temsil eden akademisyenler, Fransa'daki bu son derecelerini de başarı koleksiyonlarına eklemiş oldu.
Kar heykellerinden saman heykellerine kadar doğanın sunduğu geçici ve organik malzemeleri kalıcı birer sanat eserine ve evrensel bir mesaja dönüştüren akademisyenlerimiz, hem uluslararası platformda Türk sanatının gücünü kanıtlıyor hem de yetiştirdikleri öğrencilere ilham kaynağı olmaya devam ediyor.