Türkiye savunma sanayiinde yakaladığı yüksek yerlilik oranıyla dikkat çekerken, Almanya'nın AB projeleri dahil oranı yüzde 70–75 seviyesinde kaldı. İki ülke arasındaki fark, küresel savunma dengelerini yeniden gündeme taşıdı.
Son yıllarda savunma sanayiine yaptığı yatırımlarla öne çıkan Türkiye, %83'e ulaşan yerlilik oranıyla Avrupa'nın önde gelen ülkelerini geride bıraktı.
Almanya'da ise savunma sanayiindeki yerlilik oranı, Avrupa Birliği projeleri de dahil edildiğinde %70–75 aralığında seyrediyor.
Bu tablo, Türkiye'nin savunmada dışa bağımlılığı azaltma hedefinde önemli bir aşamaya geldiğini ortaya koyuyor.
SAVUNMA SANAYİİNDE KENDİNE YETEBİLİRLİK GRUPLARI
Dünyada, tüm ülkeleri kapsayan tek bir resmi "yerlilik sıralaması" listesi bulunmuyor.
Yine de 2026 yılı başı itibarıyla savunma sanayii raporları, stratejik bağımsızlık ve "kendi kendine yetebilme" (self-reliance) kapasitesine göre ülkeler kategorize edilebiliyor.
GRUP A: TAM BAĞIMSIZLAR
Bu ülkeler, uçak motorundan mikroçipe kadar savunma ekosisteminin hemen her halkasını kendi içlerinde üretebilme kapasitesine sahiptir.
ABD: Dünyanın en yüksek yerlilik kapasitesine sahip ülkesidir. Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı neredeyse sıfıra yakındır.
Çin: Son 10 yılda devasa bir atılım yaparak jet motoru gibi en zorlu alanlarda bile %90'ın üzerinde yerliliğe ulaştığını iddia etmektedir.
Fransa: Avrupa'da stratejik özerkliği en yüksek ülkedir (%80+). Kendi uçak gemisini, nükleer denizaltısını ve savaş uçağını (Rafale) üretebilir.
Türkiye: 2026 yılı verilerine göre Türkiye, savunma sanayiinde %82 yerlilik oranına ulaşmıştır. Bu, 20 yıl önce %20 seviyelerindeydi. Türkiye özellikle İHA/SİHA, mühimmat ve zırhlı araçlarda %90+ yerliliğe sahipken, motor ve gelişmiş çiplerde dışa bağımlılığı azaltma aşamasındadır.
Güney Kore: K-2 tankı ve KF-21 savaş uçağı gibi projelerle yerlilik oranını hızla artırmış, dünyanın en büyük savunma ihracatçılarından biri haline gelmiştir.