Kars'ın uçsuz bucaksız çayırlarında aniden ortaya çıkan bu gizemli canlılar görenleri adeta şaşkına çevirdi! Toprağın metrelerce altında kurdukları devasa yeraltı şehirleriyle bilinen bu minik mühendislerin hayatta kalma sırrını öğrendiğinizde gözlerinize inanamayacaksınız. Peki, ağaçlık alanlardan köşe bucak kaçan ve sürülmüş tarlalara adım bile atmayan bu sevimli hayvanlar aslında neyin peşinde?
Doğu Anadolu'nun büyüleyici doğasına ve sert iklimine ev sahipliği yapan Kars, baharın yüzünü göstermesiyle birlikte doğanın uyanışına dair muazzam manzaralara sahne oluyor. Bölge halkı arasında "Anadolu gelengisi" veya "yer sincabı" olarak da bilinen bu sevimli kemirgenler, uzun süren kış uykusundan uyanıp taze yeşillikler arasında yiyecek arayışına çıkarken doğa fotoğrafçılarının objektiflerine takıldı.
Anadolu bozkırlarının en karakteristik ve en çok karşılaşılan canlılarından biri olan yer sincapları, tehlikelere karşı arka ayakları üzerinde adeta birer dikilitaş gibi durarak etrafı kolaçan etme huylarıyla izleyenlerin içini ısıtıyor.
Anadolu topraklarının sevimli kemirgeni "gelengi" yiyecek ararken görüntülendi | Video
Gelengilerin yaşam alanı tercihleri, doğanın ne kadar kusursuz bir mimariye ve dengeye sahip olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Bu ilginç canlılar, pek çok hayvanın aksine ormanlık veya sık ağaçlık alanlarda kesinlikle yaşayamıyorlar. Bunun arkasındaki temel sebep ise tamamen hayatta kalma stratejileriyle ilgili.
Sosyal koloniler halinde yaşayan ve sürekli tetikte olması gereken bir gelengi, gökyüzünden hızla süzülen bir şahini veya otların arasında sinsice yaklaşan bir tilkiyi çok uzaktan fark edebilmek zorundadır. Bunun için geniş, engelsiz ve ufku görebileceği açık alanlara ihtiyaç duyar. Ağaçların, gövdelerin ve sık çalıların görüşü kapattığı ormanlar, yırtıcıların saklanmasına olanak tanıdığı için gelengiler adına adeta kaçışı olmayan ölümcül birer kapandır.
Öte yandan, artan tarımsal insan faaliyetleri de bu sevimli kemirgenlerin yaşam alanlarını doğrudan ve acımasızca şekillendiriyor. Gelengiler, tarım amacıyla sürülmüş topraklarda kesinlikle barınamıyor ve yuva yapamıyorlar. Traktörlerin ve devasa pullukların toprağın yapısını altüst etmesi; onların metrelerce derinliğe uzanan, yavrularını büyüttükleri, yiyecek depoladıkları ve kışı geçirdikleri tünellerden oluşan yeraltı şehirlerini anında çökertiyor.
Bu yüzden gelengiler için en güvenli liman, tarımsal müdahalenin ve toprağı işlemenin olmadığı, köklerin sağlam kaldığı doğal otlaklar ve geniş meralardır. Kars'ın henüz bozulmamış uçsuz bucaksız çayırlıkları, tam da bu sebeple onlar için eşsiz ve zorunlu bir sığınak niteliği taşıyor.
Anadolu gelengileri sadece kendilerine has sevimli görüntüleriyle değil, ekosisteme sağladıkları inanılmaz faydalarla da bozkırın gizli kahramanlarıdır. Kazdıkları derin tüneller sayesinde toprağın doğal yollarla havalanmasını ve yağmur sularının derinlere inmesini sağlayarak bozkır bitki örtüsünün canlanmasına yardımcı olurlar.
Aynı zamanda yırtıcı kuşlar, yılanlar ve tilkiler gibi pek çok avcı için kritik bir besin kaynağı oluşturarak, Anadolu doğasındaki hassas besin zincirinin en temel halkalarından birini temsil ederler. Kars meralarında kaydedilen bu keyifli görüntüler, bize bozkırın bu sessiz ve çalışkan bekçilerini, onların yaşam alanı olan doğal çayırlarla birlikte korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.