İsveç'in Stockholm yakınlarındaki Södertälje bölgesinde, Mörkö Yarımadası'ndaki bir yazlık evin bahçesinde sıradan bir gün yaşanıyordu: Bir kadın ve eşi, balık tutmak için yem olarak kullanacakları solucan ararken toprağı eşeliyorlardı. Ama kazdıkları şey, balık yemi değil, ülkenin bugüne kadar bulunan en büyük sikke definesi çıktı.
Ağustos 2025'te yapılan keşif, saatler içinde Stockholm İl İdare Kurulu'na bildirildi. Üç gün sonra bölgeye gelen bir arkeolog, ev sahibiyle birlikte definenin büyük bölümünü çıkarmak için üç saat çalıştı.
Çıkan malzeme iki adet 10 litrelik plastik kovayı doldurdu. Ardından bir kazıcı getirilerek çevredeki daha geniş bir alan da incelendi.
Uzmanların incelemesine göre sikkelerin büyük bölümü 12. yüzyıla ait. Bir kısmının üzerinde Latince "KANUTUS" yazısı bulunuyor — bu, 12. yüzyılın ikinci yarısında hüküm süren İsveç Kralı Knut Eriksson dönemine işaret ediyor.
Koleksiyonda ayrıca, kralların değil piskoposların adına basılmış, üzerinde piskopos asası tutan figürlerin yer aldığı nadir sikkeler de bulunuyor. Bazı sikkelerin Gotland kökenli olduğu ve üzerlerinde bir kilise yapısını temsil ediyor olabilecek figürler taşıdığı belirtiliyor ancak yetkililer bu yorumun kesin değil, bir olasılık olduğunu vurguluyor.
Kraliyet, kilise ve Gotland kökenli sikkelerin bir arada bulunması, koleksiyonu ortaçağ İsveç'inin parasal ve toplumsal tarihini araştıran uzmanlar için özellikle değerli kılıyor.
İsveç Ulusal Miras Kurulu, yasal mevzuat gereği tarihi ve kültürel değeri son derece yüksek olan bu koleksiyonu kamulaştırma kararı aldı. Mayıs 2026'da açıklanan karara göre, definenin olağanüstü arkeolojik ve tarihi değeri gerekçe gösterilerek devlete geçmesine karar verildi ve buluşu gerçekleştirenlere 4 milyon İsveç kronu (güncel kurla yaklaşık 19 milyon lira) ödeme yapılacağı bildirildi.
Definenin arkasındaki en büyük gizem hala çözülemedi: Bu kadar büyük bir serveti toprağa gömen kişinin ya da ailenin bunu hangi sebeple sakladığı bilinmiyor. Ancak açık olan bir şey var, define hiçbir zaman geri alınmadı.
Bu da o dönemde kişiyi ya da aileyi böylesine aceleci bir karara iten koşullar hakkında bir gizem katmanı daha ekliyor.