Geçtiğimiz yıl 8 Aralık'ta Ankara'da meydana gelen olayda, apart otelde çalışan Gülhan Taş (30), sabah işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada eski erkek arkadaşı Mehmet Say'ın (38) bıçaklı saldırısına uğradı. Taş, aldığı 21 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Mehmet Say tutuklandı. Say hakkında "kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, "mala zarar verme" suçundan ise 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın görülmesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Say, müşteki taraf ve taraf avukatları katıldı.
"BIÇAĞI ÖZEL YAPTIRMADIM"
Söz verilen tutuklu sanık Mehmet Say, Gülhan Taş hakkında Ağustos 2024'ten önce farklı suçlardan dava açtığını, daha sonra uzlaştıklarını söyledi. Say, olay günü konuşmak amacıyla Taş'ın yanına gittiğini belirterek, olayda kullanılan bıçağı kendisinin özel yaptırmadığını, bıçağın normal internet sitelerinde satıldığını ifade etti.
"KATLİAM YAPTI"
Duruşmada Gülhan Taş'ın babası Bünyamin Taş ve annesi Satı Taş da söz aldı. Acılı anne ve baba, Mehmet Say hakkında "Katliam yaptı, en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI
Savunmaların ardından savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada; Sanık Mehmet Say ile Gülhan Taş arasında bir yıldan fazla süredir devam eden husumet bulunduğu, sanığın maktulü uzun süre takip ettiği, Gülhan Taş'ın bu konuda şikayetlerinin ve uzaklaştırma kararının bulunduğu ifade edildi. Savcı, sanığın olay günü aracını, olayın gerçekleştiği adresin bulunduğu sokağa park ederek Gülhan Taş'ın adresinin önüne gittiğini ve binadan çıkmasını yaklaşık 1 saat 40 dakika beklediğini belirtti. OIay sırasında sanığın elindeki bıçakla aracın ön sağ camını kırdığı, Taş'ın kaçmaya çalışmasına rağmen sanığın koşarak kendisini yakaladığı, yüzüstü düşmesinin ardından elindeki bıçakla, Gülhan'ın bacak, boyun ve kalça bölgelerine yaklaşık 17 kez bıçak darbesi indirdiği kaydedildi. Mütalaada, Say'ın elindeki bıçakla koşarken, telefonunu düşürdüğünü düşünerek yeniden olay yerine gittiği ve iki kez daha genç kadını bıçakla yaraladığı, ardından olay yerinden kaçtığı belirtildi. Gülhan Taş'ın sanık hakkında tehdit, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, mala zarar verme ve uyuşturucu konularında başvurularının bulunduğu ifade edildi. Tüm bu deliller birlikte değerlendirilerek, Mehmet Say'ın "kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.
PİŞKİN SAVUNMA: "BEN SEVDİĞİM KADINI ÖLDÜRDÜM, YAPTIĞI NANKÖRLÜK"
Mütalaanın ardından yeniden söz alan Mehmet Say, "Erkek arkadaşı olabileceği ya da kız arkadaşının akrabalarının saldırabileceği ihtimaline karşı yanımda bıçak taşıyordum. Ben hayatım boyunca aşık olmadım ama Gülhan için hayatımı değiştirdim. Kendimden çok sevdim. Onun yaptığı nankörlük. Ben sevdiğim kadını öldürdüm" dedi.
"SADECE 15 SANİYEDE GERÇEKLEŞMİŞ BİR OLAY"
Sanık avukatı ise mütalaaya karşı yaptığı savunmada olayın çok kısa sürede gerçekleştiğini belirterek, "Sadece 15 saniyede gerçekleşmiş bir olay. Burada canavarca bir his yok. Maktül, hem maddi hem de manevi açıdan müvekkili dolandırmıştır" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, Mehmet Say'ın tutukluluk halinin devamına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek, duruşmayı 12 Kasım'a erteledi.