Son dakika haberi... İstanbul Bağcılar'da 11 Mayıs 2024 tarihinde kız arkadaşını evine bıraktıktan sonra parktaki arkadaşlarının yanına uğrayan 26 yaşındaki Furkan Torun, dakikalar sonra düzenlenen silahlı saldırının ortasında kaldı. Otomobille caddeye gelen bir grup şüpheli, Torun ve arkadaşlarının olduğu noktaya peş peşe ateş etti.
Olayda ağır yaralanan Torun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi, Bayram K. ise hayati tehlikeyi atlattı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen Abdulkadir K. (25), Orçun K. (22), Muhammet B. (22) hakkında "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından dava açıldı. Yıllardır oğlunun faillerinin cezalandırılması için adalet mücadelesi veren anne Şerife Torun, saldırının perde arkasına ilişkin SABAH'a dikkat çeken iddialarda bulundu.
"ÇAPKANLAR SUÇ ÖRGÜTÜYLE BAĞLANTILI"
Anne Torun, saldırganların kamuoyunda "Çapkanlar" olarak bilinen suç örgütüyle bağlantılı kişiler olduğunu belirterek oğlunun şüphelilerle herhangi bir ilişkisinin olmadığını ifade etti. Olay gününü anlatan anne "Oğlum parka gittiğinde arkadaşlarıyla tokalaşırken bir anda saldırı başlamış. Beyaz bir araçla gelen üç kişi doğrudan ateş açmış. Kurşunlardan biri arkadaşının midesine, biri oğlumun kalbine, diğeri de omurilik bölgesine isabet etmiş. Sırtından ve kolundan geçerek kalbine ulaşmış."dedi.
"HEDEF BAŞKASIYDI"
Asıl hedefin saldırgan grupla maddi anlaşmazlık yaşayan Mahmut A. isimli kişi olduğunu ileri süren anne, "Aralarında milyonlarca liralık bir alacak meselesi bulunduğu söyleniyordu. Saldırganlar Mahmut A.'yı sima olarak tanımıyormuş. Birileri saldırganları arayarak, 'Mahmut burada' diye haber vermiş. Oğlum ise tam bu sırada parka varmış. Saldırganlar hedefi ayırt etmeden ateş açınca kurşunlar ona da isabet etmiş." şeklinde konuştu.
"ÇELİŞKİLİ İFADELER VERİYOR"
Şerife Torun, mahkeme sürecinde özellikle Orçun K.'nın çelişkili ifadeler verdiğini belirterek, "Bir yandan olayla ilgisinin olmadığını söylüyor, diğer yandan kamera kayıtlarında görüldüğü belirtiliyor. Kiralanan araçta parmak izlerinin bulunabileceğini kabul ediyor ancak olayla bağlantısını reddediyor. Oğlum vurulduğunda kimse anında müdahalede bulunmamış. Oysa ki hastane olayın yaşandığı yere çok yakın. Arkadaşları neden sırtlarına alıp götürmediler? Neden ilk müdahaleyi yapmadılar? Aynı saldırıda yaralanan başka bir çocuk yoğun bakımda kaldıktan sonra hayata döndü. Benim oğluma ise kimse yetişemedi. Bugün tek isteğim adaletin yerini bulması " diyerek tamamladı.