Son dakika haberi: Siir'te yaşayan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel, boşandıktan yalnızca bir gün sonra 17 Ekim 2024'te ardında onlarca cevapsız soru bırakarak ortadan kayboldu. aTV'de yayınlanan 'Müge Anlı ile Tatlı Sert' programına da konu olan olayda HTS kayıtlarına göre telefonu son kez eski eşi ve ailesiyle aynı bölgede sinyal veren Mekiye'den o günden bu yana bir daha haber alınamadı.
Cinayet şüphesiyle yürütülen soruşturma kapsamında eski eşi İsa Güç ile kayınpederi İhsan Güç ve kayınbiraderi Hüseyin Güç, Şubat 2026'da "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilğir SABAH'a yaptığı açıklamada; kardeşinin yıllarca eski eşi ve eşinin ailesinin sistematik şiddetine maruz kaldığını ve tandırda yakılarak öldürüldüğünü öne sürdü.
"SIĞINMA EVİNİN ÖNÜNDE ÖLÜM NÖBETİ TUTTULAR"
Abla Pilğir, kardeşinin evliliğinin henüz üçüncü ayında, eşinin ikinci bir kadınla evlenmek istediğini, Mekiye'nin ilk kez kaçmayı başardığında ağır şiddet gördüğünü belirterek, "Bir gün iş yerindeydim. Bahar aylarıydı. Siirt Jandarma Komutanlığı aradı. 'Mekiye kayboldu' dediler.
Ertesi gün Mekiye bulunmuştu. Sağ kolu çatlaktı. Şiddet görmüştü. Kardeşimi Siirt Kadın Sığınma Evi'ne yerleştirdiler. Ama orada da rahat bırakmadılar. Eski eşi, kayınpederi ve iki kayınbiraderi araçlarla sürekli sığınma evinin etrafında dolaşıyorlardı. 'Seni öldüreceğiz, diri diri yakacağız' diyorlardı. Orada kalan kadınlar da buna şahit."
Boşandığı gün eski eşi, kayınpederi, kayınbiraderi ve görümcesinin eşi birlikte kardeşimi babamın evine bıraktılar. Eski eşi, babamın kulağına eğilip, 'Baba, kızına ve oğluna sahip çık. Abilerim, eniştelerim sizi öldürecek' dedi.
"KARDEŞİMİ TANDIRDA YAKTILAR"
Halime Pilğir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğüne yönelik şüphesini güçlendiren tanık anlatımını ise şöyle aktardı:
"17 ya da 18 Ekim'di. Tarihi tam hatırlamıyorum. Farklı bir numaradan telefon açtı, gülerek 'Abla, Umut'u ve Ela'yı görmeye gidiyorum' dedi. Ama yanında bir erkek sesi vardı. 'Yanındaki kim?' diye sordum. 'İsa' deyince içime ateş düştü. O telefondan sonra kardeşime bir daha ulaşamadım.
Müge Anlı'nın programında yayına bağlanan bir tanık o gün İsa'nın ailesinin evinde geceden sabaha kadar tandırın hiç sönmediğini anlattı. Bizim oralarda hiçbir tandır sabaha kadar yanmaz. İnsanlar sorduğunda gülerek, 'Kavurma yapıyoruz' demişler. Benim kardeşimi kavurma yaptılar. Kardeşimin cansız bedeni halen bulunamadı."