İstanbul'da yürütülen Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski yöneticilerin emniyet ifadeleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Haluk Levent hakkında ortaya attığı 'çek', 'kripto para' ve Hatay'daki 'okul' iddiaları ise okuyanları adeta şoke etti. Peki, derneğin eski saymanı ve diğer şüpheliler arka planda yaşananlarla ilgili neler anlattı? İşte soruşturmanın seyrini değiştirecek o kritik ifadeler...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke bulunuyor. Gözaltına alınanlar arasında Ahbap çalışanları ve mali denetçilerle kripto varlıklar alanında faaliyet gösteren 1 şüphelinin de bulunduğu öğrenildi. Öte yandan Fatih Eke'nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
'HALUK LEVENT'E SATTIKTAN SONRA KRİPTO İŞLERİ İLE HERHANGİ BİR UĞRAŞ İÇERİSİNDE BULUNMADIM'
Kripto borsasıyla ilgilendiğini belirten Eke ifadesinde, "Kripto borsası ve pay alım satımı ile bir ara ilgileniyordum. Benim 2023 yılının sonuna doğru kurmuş olduğum 'Nigella Chain' isimli ekosistem vardı. Bu Coin' i reklam olması amacıyla çıkarmıştım. Bu ekosistemi Haluk Levent satın almak istedi. Ve bu ekosistemi 2025 yılının başında kendisine sattım. Haluk Levent bu coinin ismini 'HLK' olarak değiştirdi.
Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerinde tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili 2025/332 Esas Sayılı dava açıldı ve Haluk Levent isimli şahıs bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım" dedi.
'AHBAP DERNEĞİ İLE İLGİLİ HERHANGİ BİR BAĞLANTIM YOKTUR'
Eke, "Haluk Levent'le 'Nigella Chain' markasının satışı ile ilgili ticari ilişkimiz oldu. Bu ticari ilişkiden kaynaklı Yeliz Kaya üzerinden hesaplarıma miktarını hatırlamadığım paralar gelmişti. Ayrıca geri kalanını Haluk Levent çek karşılığında ödemek istedi ancak bir kısmını alabildim. Diğer bir kısmının ödemesini halen daha alamadım. Toplam satışta anlaştığımız miktar 7 milyon dolardı. Bana 3 milyon dolar civarında çek verdi. Çeklerin görüntüleri telefonumda mevcuttur. Kalan 4 milyon doların yaklaşık 1 milyon dolarını nakit ve hesaba olmak üzere gönderdi. Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ da bir okul yapmamı istemişti.
Adı da 'Nigella Sörf Merkezi'ydi. Projeyi satın alınca 1 buçuk milyon dolarda okul için bu satış hesabında kendisi düşüş yaptı. Geriye kalan 1 buçuk milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde' dedim.
Ayrıca kendi hesaplarımı vergi borcundan ve Haluk Levent bana ödemelerimi yapmadığı için yaşadığım icra ve haciz problemlerinden dolayı kardeşim Emine Eke'nin hesabını bir müddet kullandım. Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir. Bu ticari ilişkiden kaynaklıda mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap derneği ile ilgili de herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum" dedi.
HÜSEYİN KÜÇÜK'ÜN DE İFADESİ ORTAYA ÇIKTI!
Küçük, cep telefonunun "Son Silinenler" bölümünde Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına düzenlenen çek görüntülerinin bulunması üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Küçük, söz konusu çeklerin kendisi dernekten ayrıldıktan sonra Haluk Levent tarafından çıkarıldığını, ticari alacak-verecek meselelerinde kullanıldığını duyduğunu, bu nedenle Haluk Levent ve çeklerde cirosu bulunan Yeliz Kaya ile sert tartışmalar yaşadığını ifade etti. Hüseyin Küçük'e, el konulan cep telefonunda yapılan ön incelemede tespit edilen çek görüntüleri soruldu. İfade tutanağına göre, Küçük'ün telefonunun "Fotoğraflar > Diğer > Son Silinenler" bölümünde VakıfBank'a ait bazı çek görüntülerinin bulunduğu belirlendi.
"HALUK LEVENT VE YELİZ KAYA İLE ESASLI KAVGALAR ETTİM"
Küçük'ün ifadesinde en dikkat çeken bölüm, çeklerin kullanımıyla ilgili yaptığı değerlendirme oldu. Şüpheli Küçük, söz konusu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca tepki gösterdiğini belirterek, hem Haluk Levent'le hem de çeklerde cirosu bulunduğunu söylediği Yeliz Kaya ile "çok esaslı kavgalar" ettiğini anlattı.
Küçük, bu tepkiyi yalnızca söz konusu işlemleri doğru bulmadığı için gösterdiğini savundu. Telefonunda bulunan çek görüntülerinin ise çeklerin daha sonra ödendiği süreçte Yeliz Kaya tarafından kendisine gönderilmiş olabileceğini söyledi. Küçük, çeklerin kesildiği ve alındığı tarihlerde Ahbap Derneği yönetiminde bulunmadığını özellikle vurguladı.
"BEN AYRILDIKTAN SONRAKİ DÖNEMİ BİLEMEM"
Küçük, ifadesinde Ahbap Derneği ile ilişkisinin 2021 veya 2022 yıllarında başladığını, 2022'den Mayıs 2024'e kadar saymanlık görevinde bulunduğunu, Mayıs 2024'te ise dernekten ayrıldığını belirtti. Küçük, Mayıs 2024'ten sonraki döneme ilişkin net bir ayrım yaptı. "Bu tarihten sonra herhangi bir usulsüzlük olup olmadığını bilemem" diyen Küçük, dosyada iddia edilen usulsüzlüklerin tamamının kendi yönetimden ayrılmasından sonraki döneme ait olduğunu savundu.
"DENEYİMLİ KİŞİLER UZAKLAŞTIRILDI, ÇALIŞANLARDAN YÖNETİM KURULU OLUŞTURULDU"
Küçük'ün ifadesindeki en sert değerlendirme ise yeni yönetim yapısına ilişkin oldu. Küçük, eski yönetim kurulu üyelerinin gönderildiğini ve yerlerine Ahbap çalışanlarından oluşan yeni bir yönetim kurulu oluşturulduğunu ileri sürdü.Bu yapıyı "kendisine hayır diyemeyecek çalışanlardan oluşan yönetim" şeklinde tanımlayan Küçük, iş ve işleyişten anlayan deneyimli kişilerin uzaklaştırıldığını savundu. Küçük, bu değişimden sonra derneğin kişisel işlere hizmet eden bir yapıya dönüştüğünü öne sürerek, dernek kullanılarak "çek, senet ve gayrimenkul işlerine" girildiğini ve birçok kişinin mağdur edildiğini iddia etti.
AVUKATI: "OLAYLAR MÜVEKKİLİM AYRILDIKTAN SONRA YAŞANDI"
İfade tutanağında Küçük'ün müdafii de değerlendirmelerde bulundu. Müdafi dosyaya ve medyaya yansıyan olayların Küçük'ün dernek yönetiminden ayrılmasından çok sonra, münferiden Haluk Levent tarafından gerçekleştirilen eylemler olduğunu söyledi. Ahbap Derneği isminin bu eylemlerde kullanıldığı kanaatinde olduklarını belirten müdafi, Küçük'ün serbest bırakılmasını talep etti.
EŞİ DE LEVENT'İN MENAJERİ ÇIKTI
İfade tutanağında Küçük'ün, Haluk Levent'i yaklaşık 10 yıl önce avukatlığını yapması nedeniyle tanıdığını, sonrasında eşinin Haluk Levent'in menajerliğini yaptığını söylediği görüldü. Küçük ayrıca Yeliz Kaya'yı Haluk Levent'in muhasebesine bakması nedeniyle tanıdığını, Oğuzhan Uğur'u ise sosyal medyadan bildiğini ancak tanışıklığının bulunmadığını ifade etti.