İstanbul Küçükçekmece'de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavul içinde yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın cinayet davasında bugün karar açıklanması bekleniyor. Kamuoyunun aylardır yakından takip ettiği dava, dört duruşma boyunca hem sanığın çelişkili ifadeleri hem de mağdurenin ikiz kardeşi Esra Tokyaz'ın yürek burkan anlatımlarıyla gündemden düşmedi. İşte kan donduran olayın tüm detayları...
Küçükçekmece'de 13 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin zanlı Cemil Koç'un (38) da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılanması sürüyor.
Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın önceki duruşmasında mütalaa açıklanmış, Sanık Cemil Koç hakkında, 'Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Şantaj' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istenmişti.
CİNAYET GÜNÜNDEN BUGÜNE NELER YAŞANDI?
Olay, 13 Temmuz 2025 tarihinde meydana geldi. İstanbul Eyüpsultan'da yol kenarında bir bavulun içinde bir kadın cesedi bulunması, kısa sürede kamuoyunun gündemine oturdu. Yapılan incelemelerde cesedin, sağlık okumak için İstanbul'a gelen 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'a ait olduğu belirlendi. Soruşturma, gözaltına alınan eski polis memuru Cemil Koç'un (38) Tokyaz'ı öldürdüğü ve cesedini bavula koyarak yol kenarına bıraktığı yönünde ilerledi.
Adli Tıp Kurumu İstanbul Morg İhtisas Dairesi'nin hazırladığı otopsi raporuna göre ölüm, künt kafa travmasına bağlı burun kemiği kırığıyla birlikte gelişen beyin kanaması sonucu meydana geldi. Raporda ayrıca kafatası ve alt dudakta darp izleri, giysilerde kan lekeleri bulunduğu, vücutta kokain türevlerine rastlandığı da yer aldı.
İddianame ve sanıklar
Hazırlanan iddianameye göre Cemil Koç ile Ayşe Tokyaz bir süredir birlikteydi. İddianamede, polislik mesleğinden ihraç edilen Koç'un adli sicilinde bir şüpheli ölüm, üç kasten yaralama ve bir tehdit olmak üzere sekiz ayrı suç kaydı bulunduğu belirtildi. İddianamede öne çıkan iddialara göre Koç, Tokyaz'ın yaşamına yönelik harekete geçmeye önceden karar vermiş, sanık Cemal Arslan planlanan şekilde Tokyaz'ı olayın gerçekleştiği Atakent'teki eve getirmiş, Koç ise direnmesini engellemek amacıyla kadına zorla uyuşturucu madde vermişti.
Dava, aralarında Cemil Koç'un da bulunduğu dokuz sanıkla 29 Aralık 2025'te Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Yargılama ilerledikçe, Esra Tokyaz'ın olay sonrası emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç'a ulaştırdıkları öne sürülen polis memurları N.Ç. ve Z.B. hakkındaki ayrı dosya da cinayet davasıyla birleştirildi; böylece sanık sayısı 11'e, tutuklu sanık sayısı ise 9'a yükseldi.
İKİNCİ DURUŞMA: "DELİLLERİN EKSİK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"
Davanın ikinci duruşmasında hakim karşısına çıkan Cemil Koç, dosyadaki delilleri kabul etmediğini söyledi ve savunmasını tüm dosya kendisine sunulduktan sonra yapacağını belirtti. Duruşmada üye hakim, otopsi raporunda beyin kanaması tespit edilmesine rağmen neden kalp masajı yaptığını sorunca Koç, o anki psikolojisinin karışık olduğunu, Tokyaz'ın vücudunun morarmaya başladığını görünce panik yaptığını söyledi. Koç ayrıca Tokyaz'ın burnunun olaydan önce kırık olduğunu iddia ederek Adli Tıp Kurumu'ndan e-Nabız verilerinin incelenmesini talep etti. Aynı duruşmada mahkeme, Koç'un da aralarında bulunduğu dört sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi ve eksik hususların giderilmesi için davayı erteledi.
ÜÇÜNCÜ DURUŞMA: ESRA TOKYAZ'IN ANLATIMLARI VE SAVCININ MÜTALAASI
Davanın üçüncü duruşmasında söz alan Ayşe Tokyaz'ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz, ilişkinin başından cinayete kadar geçen süreci ayrıntılarıyla anlattı. Esra Tokyaz, Cemil Koç'un kendisini kardeşine "Cem" adıyla ve yazılımcı olarak tanıttığını, zamanla kardeşini manipüle ederek evlilik vaadiyle kandırdığını, kendisiyle Ayşe'nin görüşmesini istemediğini ve iki kardeşi birbirine karşı kışkırttığını öne sürdü.
Esra Tokyaz'ın anlatımına göre ilişki ilerledikçe şiddet olayları da arttı: Bir sabah kapıyı açtıklarında Ayşe'nin dudağının patlamış, gözünden kan geldiğini gördüğünü, bunun "lens takarken oldu" diye açıklandığını, bir başka gün ise Koç'un asansörde Ayşe'ye tokat attığına şahit olduğunu belirtti. Esra Tokyaz, kardeşini son kez gördüğünde büyük bir güneş gözlüğü taktığını, gözünün şiştiğini ve görüntülü aramalarda yüzünün yarısının gizlenmeye çalışıldığını aktardı.
Esra Tokyaz, kardeşine ulaşamadığı 9 Temmuz gününün ardından polise başvurduğunu ancak karakolda saatlerce oyalandığını, bir noktada bir kadın polisin kendisine "Cemil kardeşini öldürmüş" dediğini, ardından bunun yalanlandığını söyledi. Ekranda "Ayşe Tokyaz otopsisi devam ediyor" yazısını gördüğünde durumu anladığını, DNA örneği verdiğini ve ölüm belgesini görünce yıkıldığını ifade etti. Aynı duruşmada gerginlik de yaşandı: Sanıklardan Oğuz Kal'ın sözlerine tepki gösteren Esra Tokyaz, mahkeme başkanının talimatıyla salondan çıkarıldı.
Duruşmanın kritik anı ise Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasını açıklaması oldu. Mütalaada, Cemil Koç ile Ayşe Tokyaz'ın sevgili oldukları, Koç'un cinayeti soğukkanlılıkla planladığı, cinayet öncesinde Tokyaz'a sistematik şekilde şiddet uyguladığı, özel fotoğraflarını bilgisayarında saklayarak şantaj yaptığı ve kadını evden çıkmasına engel olarak zorla evde tuttuğu belirtildi. Otopsi raporuna atıfla, Tokyaz'ın vücudunda çok sayıda ekimoz ve lezyon, baş bölgesinde ise kemik kırığına yol açacak yaralanmalar bulunduğu, olay yerinde yapılan incelemelerde farklı bölgelerde kan izlerine rastlandığı aktarıldı.
TALEP EDİLEN CEZALAR
Savcının mütalaasında sanıklar için istenen cezalar şöyle sıralandı:
Cemil Koç: "Kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "şantaj" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ayrıca 3 yıldan 10 yıla kadar hapis.
Oğuz Kal (Tokyaz'ın bulunduğu bavulu olay yerinden çıkarıp araca koyan sanık): Aynı öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis.
Cemal Arslan (cinayete maddi ve manevi yardımda bulunduğu iddia edilen sanık): "Öldürmeye yardım etme" suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis.
Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın, Yusuf Ziya Sancak: Cesedin bulunduğu valizi ortadan kaldırmaya çalıştıkları gerekçesiyle "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis.
İlker Umut Uğurlu (polis memuru sanık, valizin taşınması sırasında yardımcı olduğu iddia edilen kişi): Aynı suçtan 9 aydan 7,5 yıla kadar hapis.
N.Ç. ve Z.B. (Esra Tokyaz'ın ifadesini Koç'a ulaştırdığı öne sürülen polis memurları): "Görevi kötüye kullanma" ve "kamu görevlisi tarafından verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya verme" suçlarından 3 yıl 6 aydan 8 yıla kadar hapis.
Mustafa Enes Aktaşçı (tutuksuz sanık): Öldürmeye yardım suçlamasıyla yargılanmasına rağmen, dosyadaki delillerin yetersiz kalması nedeniyle beraati istendi.
Savcı ayrıca tutuklu dokuz sanığın tutukluluk hallerinin, tutuksuz sanık Z.B. hakkındaki adli kontrol tedbirinin ise devam etmesini talep etti. Mahkeme heyeti mütalaanın ardından açıkladığı ara kararla tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti ve davayı 2 Temmuz'a erteledi.
DÖRDÜNCÜ DURUŞMA: SANIĞIN "PİŞMANLIK" SAVUNMASI
Davanın 2 Temmuz'daki duruşmasında Cemil Koç, mahkemeden ceza indirimi talep etmediğini belirterek "Cezam neyse onu çekerim" dedi. Koç, olay günü Ayşe Tokyaz'ın telefonunda okuduğu bir mesaj sonrasında kadına birkaç kez vurduğunu kabul etti; ancak cinayeti kastetmediğini ima eden ifadeler kullandı. Savcının, Koç'a şiddet sırasında Esra Tokyaz'ın evde olup olmadığını sorması üzerine sanık, Esra'nın o sırada odada uyuduğunu ve olanları duymadığını söyledi.
Aynı duruşmada, olay günü sanıklardan ikisini taksisine aldığını söyleyen bir tanık, araca bindiklerinde kötü bir koku geldiğini ve yolcuların uyuşturucu kullanmış gibi göründüğünü anlattı. Bir başka tanık ise 2022 yılında Cemil Koç ile kısa süre görüştüğünü, kendisinden şiddet gördüğünü, karakolda şikâyetçi olduktan sonra Koç'un o ifadeyi telefonda kendisine okuyarak şikâyetten vazgeçmesini istediğini iddia etti.
Duruşma öncesinde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) avukatlarından Sinem Ermiş, davayı sonuna kadar takip edeceklerini ve failin en ağır şekilde hesap vermesi gerektiğini söyledi. Esra Tokyaz ise ailenin yaşadığı kaybı anlatarak desteğin sürmesini istedi.
KARAR DURUŞMASINA GİDEN SÜREÇ
Dördüncü duruşmanın ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek davayı 9 Eylül'e erteledi. Bu tarih, mahkemenin esas hakkındaki kararını açıklayacağı duruşma olarak belirlendi. Davanın bugüne kadarki seyrinde toplam 9'u tutuklu 11 sanık yargılandı; savcılık bir sanık hariç tüm sanıklar için ceza talep etti.
Ayşe Tokyaz'ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz, karar duruşması öncesinde sosyal medya hesabından bir çağrıda bulunarak takipçilerini duruşmaya destek vermeye davet etti. Tokyaz paylaşımında, ablasının 22 yaşında hayalleri ve umutlarıyla yarım kalan bir hayatı olduğunu vurgulayarak, "Ayşe için ses oluyoruz" ifadelerini kullandı.