SON DAKİKA… İstanbul'da 36 yaşındaki peyzaj mimarı Ece Gürel, yürüyüş yapmak için gittiği Belgrad Ormanı'nda kayıplara karıştı. Ekipler tarafından 4 gün sonra bulundu, ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ece Gürel'in ölümüyle ilgili pek çok iddia ortaya atılırken, eşi Sezer Gürel ile babası Muharrem Koçoğlu, genç kadının çalıştığı hukuk bürosunda mobbing ve baskı gördüğünü iddia ederek hukuk mücadelesi başlattı. Türkiye'nin konuştuğu Ece Gürel davası ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. İşte detaylar…
İstanbul'da 2 Mart Pazar günü Belgrad Ormanı'na gideceğini söyleyerek evden çıkan peyzaj mimarı Ece Gürel, daha sonra Belgrad Ormanı'nda kaybolmuş, 4 günlük arama kurtarma çalışmaları sonrasında bulunmuştu. Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından ambulansla Maslak'ta bulunan özel bir hastaneye kaldırılan Gürel, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Olaya ilişkin Ece Gürel'in eşi Sezer Gürel ile babası Muharrem Koçoğlu, ölüm olayından ayrı olarak Ece Gürel'in çalıştığı hukuk bürosunda mobbing ve baskı gördüğünü iddia ederek hukuk bürosu avukatlarından şikayetçi oldu. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı.
BASKIYLA İSTİFA BELGESİ İMZALATTIRILDIĞINI SÖYLEDİĞİNİ İDDİA ETTİLER
Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan aile, iddiaya göre Gürel'in kendilerine iş yerinde mobbinge uğradığını, büro içerisinde rahatsızlığını ilettiğini, kendisine iş yerinde tuvalet temizlettirildiğini, çay dağıtımı yaptırıldığını ve baskıyla istifa belgesi imzalattırıldığını söylediğini belirtti.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİLER: KENDİ İSTEĞİYLE İSTİFA DİLEKÇESİ SUNDU
İfadeleri alınan şüpheliler ise hayatını kaybeden ve bürolarında 10 yıldır çalışan Ece Gürel'in ölümünden üzüntü duyduklarını ancak Gürel'in sosyal mesajlaşma uygulaması WhatsApp'tan kendi isteğiyle istifa dilekçesi sunduğunu, kendisine cevap verilmeyerek yüz yüze konuşma yapmak istediklerini, konuştuklarında ise kendisinin özel hayatında sıkıntılar yaşadığı bir dönemden geçtiğini ve yeni bir düzen kurmaya çalıştığını ileterek büroya olan aidiyet hissini kaybettiğini, bu nedenle işine konsantre olamadığı şeklinde söylediğini belirttiler.
İfadelerinde ayrıca, Gürel'e yine de işi bırakmak yerine 2 aylık ihbar süresini kullanarak çalışmaya devam edebileceğini söylediklerini, hatta istifa dilekçesinin ihbar süresi sonuna kadar işleme konulmayacağını ve süre sonunda çalışmak isterse karşılıklı mutabakat sonucu çalışmaya devam edebileceği hususunda kararlaştıklarını ve istifasının işleme konulmadığı aktarıldı.
GÜREL'İN KIDEM VE ÖLÜM TAZMİNATINI MİRASÇILARA AÇILAN HESAPLARA ÖDEDİKLERİNİ SÖYLEDİLER
Şüpheliler ifadelerinde baskı ve mobbing iddialarının doğru olmadığını belirterek öte yandan yiyecek, içecek, temizlik gibi işlerden sorumlu tam zamanlı bir personelin zaten bulunduğunu, Ece Gürel'in vefatından sonra ailesiyle iletişim kurmaya çalıştıklarını ancak bu çabaların yanıtsız bırakıldığını, bu nedenle Gürel'in kıdem ve ölüm tazminatının mahkeme kararıyla mirasçılara açılan hesaplara ödendiğini, dolayısıyla suçlamaları kabul etmediklerini söyledi.
TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ
Mobbing iddialarının tazminat talebi gibi hukuk davalarında ileri sürülebilecek taleplere gerekçe yapılabilecek iddialar mahiyetinde kaldığı ve avukatlar hakkında suç işlediklerine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı belirtildi.
Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Verilen takipsizlik kararında, söz konusu iddiaların soyut nitelikte kaldığı, bu konudaki işlemin taraflar arasında olması sebebiyle ne gibi bir baskı uygulandığının da belirlenemediği kaydedildi.
Gürel'e karşı hakaret, tehdit, taciz gibi bir suç eylemi gerçekleştirildiğine dair bir bulgunun olmadığı, dolayısıyla 'mobbing' iddialarının 'tazminat talebi' gibi hukuk davalarında ileri sürülebilecek taleplere gerekçe yapılabilecek iddialar mahiyetinde kaldığı ve şikayet edilen avukatlar hakkında suç işlediklerine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı belirtildi.