Olay, geçtiğimiz günlerde Serik Devlet Hastanesi'nde başladı. Ailesi tarafından diş çıkarma ateşiyle acil servise götürülen Gökçe Kaya'ya, iddiaya göre doktor muayenesinin ardından alışılagelmişin dışında bir ilaç karışımı verildi. Tedavi sonrası evine gönderilen talihsiz bebek, sabah saatlerinde bakıcısına bırakıldıktan sadece 10 dakika sonra fenalaştı.
Vücudunda aniden morluklar oluşan ve hastaneye götürülürken yolda kalbi duran bebek, 2,5 saat süren kalp masajına rağmen kurtarılamadı. 10 Ekim Cumartesi günü toprağa verilen Gökçe bebeğin kesin ölüm nedeni otopsi raporuyla ortaya çıkacak.
"ŞIRINGANIN İÇİNDEKİ O KOKU NE İDİ?"
Hastanede usulsüz bir tedavi uygulandığını savunan anne Duygu Nur Kaya, kendilerine verilen ilacın şüpheli olduğunu belirterek yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:
Şüpheli İlaç Karışımı: "Akşam 21.30 civarı dişe bağlı ateş olduğunu söylediler. Bir görevli kadın doktorun yanına gidip geri geldi. Şırınganın yarısına serum ilacı, yarısına da cam tüpten kırdıkları o dedikleri ilacı çektirip çocuğuma içirmemizi istediler. İlaç ağır kokuyordu, çocuğum normalde ilacı içerdi ama bunu içmek istemedi."
Bahçede Soğukta Tampon: "Bizi müşahedeye yönlendirdiler ancak yer olmadığını söyleyip 'Dışarıda tampon yapın' dediler. Çırılçıplak, rüzgarlı havada hastane bahçesinde çocuğa tampon yapmak zorunda kaldık. 'Eve gidin, yapabileceğimiz başka bir şey yok' diyerek bizi gönderdiler. Alerji riskine karşı bizi bekletmeleri gerekirdi."
"SANKİ İŞKENCE GÖRMÜŞ GİBİ MOSMORDU"
Kızının acile gitmeden sadece 45 dakika önce çekilen videolarında son derece enerjik ve sağlıklı olduğunu belirten baba Murat Bahtiyar Kaya, hastanedeki ihmaller zincirine dikkat çekti.
GİZEMLİ DİYALOG
"Doktor muayene edip normal diş ateşi dedi. Ancak eşim, hemşirenin muayene kağıdını alıp tekrar doktorun yanına gittiğini gördü. Aralarında ne geçtiğini bilmiyoruz. Normalde damardan veya kas içinden iğneyle verilmesi gereken cam tüpteki ilacı kırıp şurubun arkasından ağızdan verdiler."
10 DAKİKADA GELEN YIKIM
"Sabah 7.30'da işe gitmeden önce çocuğu hazırladık, hiçbir morluk yoktu. Bakıcıya bıraktıktan 10 dakika sonra telefon geldi. Morlukların başladığını söyledi, yolda giderken kollarında vefat etmiş. İçeri girdiğimizde çocuğum tanınmayacak haldeydi, sanki işkence görmüş gibi mosmordu."