Tunceli'de sır dolu kaybının ardından cinayete kurban gittiği belirlenen üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, olayın yaşandığı güne dair verdiği kritik 'zırhlı araç' talimatı, cinayetin ardındaki karanlık noktaları aydınlatmaya hazırlanıyor. Peki, o karanlık gecede Tunceli sokaklarındaki zırhlı araçların görev emirlerinde ne gizliydi?
Tunceli'de kaybolduktan tam 6 yıl sonra cinayete kurban gittiği kesinleşen üniversite öğrencisi Gülistan Doku cinayeti dosyasında sular durulmuyor. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abarakov ve koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 kişinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği soruşturmada, herkesi şoke eden yeni bir resmi belge ortaya çıktı.
Dosyanın aydınlatılması için titizlikle yürütülen adli süreçte öyle bir adım atıldı ki, detayları duyanlar şaşkına döndü. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin Tunceli Valisi şüpheli Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan son derece kritik bir "bilgi belge talebinde" bulundu. Savcılık, cinayet sürecine Tunceli Valiliği bünyesindeki (emniyet ve jandarma) zırhlı araçların da katılmış olabileceği ihtimali üzerine düğmeye bastı.
BÜTÜN ARAÇLAR MERCEK ALTINDA: RENK, PLAKA VE MODEL TESPİTİ
Ortaya çıkan yazışmalara göre, Gülistan Doku'nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihiyle sınırlı kalmak üzere, kent merkezinde kullanılan tüm zırhlı araçların (Ejder Yalçın, Kirpi, Cobra, Akrep, Ural, Shortland vb.) acilen tespit edilmesi istendi. Savcılık, bu araçların sadece listesini değil; resmi ve sivil plakalarını, renklerini ve ayırt edici tüm fiziksel özelliklerini de talep etti.
GİRİŞ-ÇIKIŞ KAYITLARI VE GÖREVLİ PERSONEL ARANIYOR
Üstelik savcılığın derinleştirdiği soruşturmada talep edilenler sadece demir yığınlarıyla sınırlı kalmadı. Olay tarihinde, olay yeri ve çevre yolları da dahil olmak üzere yakın güzergahlarda görevlendirilen, devriye atan veya geçiş hakkı bulunan tüm zırhlı araçlardaki personelin açık kimlikleri ve sicil bilgileri istendi. 5 Ocak 2020 gününe ait Görev Yönetim Sistemi (GYS) emirleri ile kademe, şube ve nizamiye karakollarının araç giriş-çıkış defterlerinin aslına uygun onaylı suretleri mercek altına alınacak. Bu kayıtların incelenmesiyle, cinayetin üzerindeki sır perdesinin tamamen aralanması bekleniyor.
ZIRHLI ARAÇLARIN KAMERA KAYITLARI İSTENDİ
Başsavcılık, tespit edilecek bu zırhlı araçlarda kurulu bulunan GPS (Küresel Konumlama Sistemi), Araç Takip Sistemi (ATS) veya Ürün Takip Sistemi veri tabanı üzerinden 05.01.2020 günü saat 00:00 ile 23:59 arasındaki, özellikle olay saatlerini ve olay yerini(Dinar Köprüsi) kapsayan koordinat, hız ve güzergah dökümlerinin (log kayıtları) dijital ve döktim olarak ilgili birimlerden celbi ile gönderilmesi istendi. Tespit edilecek bu zırhlı araçların üzerinde bulunan araç içi ve araç dışı kameralı zırhlı araçlar için) kamera kayıt cihazlarının (DVR) hard disklerinde/hafıza kartlarında 05.01.2020 gününe ait kayıt bulunup bulunmadığının tespiti istenen yazıda. varsa tahmini olay saatlerini ve olay yerini içeren kamera görüntülerinin birer kopyasının tahrif edilmeden ham haliyle digital ortamda gönderilmesi istendi.
SEYİR DEFTERİ KAYITLARI
Araçların torpidosunda veya şoför mahallinde tutulan, aracın kilometresini, yakıt alımını ve anlık kullanım geçmişini gösteren Araç Seyir/Kilometre Defterlerinin ilgili güne ait sayfalarının onaylı suretlerinin temin edilerek gönderilmesi de istenilen yazıda, zırhlı araçların, PTS, KGYS, K Noktası ve MOBESE Kayıtları ve ispata yarar dosya kapsamındaki diğer tüm tespitler doğrultusunda, 05.01.2020 günü özellikle tahmini olay saatlerini vé olay yerini içeren geçişlerinin, kamera görüntülerinin, şüpheli güzergah dışı hareket ve kullanımlarının tespit edilerek araç hareketlerinin güzergah takibinin yapılması şüphe arz eden zırhlı araçlara özellikle yoğunlaşılması istendi.
GÜLİSTAN'IN KAYBOLDUĞU GÜZERGAHTA İNCELEME
Başsavcılık, Gülistan Doku'nun kaybolduğu güzergahta şüpheli hareketler sergileyen, duran güzergah haricinde seyir halinde olan valilik bünyesindeki araçların tespit edilmesini istedi. Bilgi belge talep yazısında, Tunceli Valiliği bünyesinde 05.01.2020 günü itibariyle kullanılan tüm araçların (makam,, koruma araçları vb.) tespitli olduğu bilindiğinden; tüm bu valilik araçlarının(makam, koruma vb.) belirtilen maddeler kapsamında tespit edilecek zırhlı araçları takip etme, öncü artçı olacak şekilde hareket etme gibi durumları olup olmadığının da tespit edilmesi istendi.
DAHA ÖNCE NELER OLMUŞTU?
Doku cinayeti soruşturmasında, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruması Şükrü Eroğlu ve genç kızın eski sevgilisi Zeinal Abarakov'un da bulunduğu 13 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu. Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku'dan, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmasının ardından bir daha haber alınamadı.
Üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında eski Vali Tuncay Sonel'in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesi ortaya çıktı. Sonel, Gülistan'ın Mustafa Türkay Sonel tarafından bulunduğu yerden alınarak öldürüldüğü iddiasını da kabul etmedi. Savcının, Gülistan Doku'nun öldürüldükten Mustafa Türkay Sonel'in sizi ve koruma müdürünüzü aradığı ve daha sonrasında Gülistan'ın gizli bir şekilde gömüldüğü iddiasına oğlunun aldığı aile terbiyesiyle karıncayı dahi incitmeyeceğini savundu.
"GÜLİSTAN'IN SİM KARTINI BEN TESLİM ETTİM"
Gülistan'ın kayıp sim kartıyla ilgili soruya Vali Sonel, "Kartı ben gönderttim. Koruma arkadaşlar gereğini yaptı. Amacımız sadece kayıp kızımızı bulmaktı. Bu kartın Gökhan'a gönderilmesi için ben Şükrü Eroğlu'nu gereğini yapın diyerek görevlendirdim. Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında "sayın valim bir sim kart var" dedi.
Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım.
Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için Vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı" ifadesinde bulundu.
"VALİ SİM KARTI İNCELEYEN GÖKHAN İLE BİRDEN FAZLA GÖRÜŞMÜŞ"
Gülistan Doku'nun sim kartının gönderildiği Gökhan Ertok ile görüşme yaptınız sorusuna eski Vali Tuncay Sonel, önce Gökhan'la önce görüşmesini hatırlamadığını söyledi. Ancak savcının farklı tarihlerde yapılan görüşmelerin tespit edildiğini söylemesi üzerine Gökhan ile görüşmesini kabul etti. Gökhan Ertok ile 18 Ocak 2020 tarihinde saat 09:39:26'da 7 saniye ve saat 09:39:46'da 225 saniye görüşme soruldu.
Vali Sonel, "Gökhan'la görüşmemi hatırlamıyorum. Ama görüşmüş olabilirim. Görüşmüş isem de bizi kayıp kızımıza götürecek bir şey bulabilir miyiz diye sormuşumdur. Görüşme içeriğini hiç hatırlamıyorum. Benim sorduğum tek şey ancak en son nerede görüldüğü, nerede baz verdiği olurdu. Bunun dışında Instagram vs. ağzıma dahi aldığımı hatırlamıyorum" dedi.
Savcının, Gökhan Ertok ile 11, 12, 15, 28 Ocak 2020 tarihlerinde birden fazla kez görüşme yaptığınız tespit edildi sorusuna Sonel, "Bu görüşmeler yapıldıysa tamamı kayıp kızımızı bulmak için yapılmıştır. Bunun dışında başka bir sebebi olamaz. Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız da beni sürekli aradıkları için ben bu nedenle söz konusu tarihlerde bizzat şahsen kendim arayarak yakında takip ettim" iddiasında bulundu.
VALİ'YE, GÖKHAN'IN "VALİ VE ŞÜKRÜ BENİ TUZAĞA SORDU" İTİRAFI SORULDU
Savcı, valiye Gökhan Ertok'un "Gülistan'ın sosyal medya mesajlarının temizlendiğinden emin olmaları için beni kullandıklarını anladım. Vali ve Şükrü beni kullanıp tuzağa düşürdü. Sim kartın bana gönderilmeden önce temizleyip emin olmak için de bana gönderip sağlama yaptılar ve bu konuda beni kullandılar" sorusu yöneltildi. Vali Sonel, bunu da kabul etmeyerek, sim kartla ilgili bir talimatının olmadığını savundu.
GÖKHAN'A GÖNDERİLEN PARAYA "HARÇLIK" DEDİ
MASAK'ın koruma amiri Şükrü Eroğlu tarafından Gökhan Ertok'a gönderdiği paralarla ilgili Sonel, ilginç bir cevap vererek şöyle dedi: "Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan'ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan'ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum. Çünkü ihtiyacı olmuştur, istemiştir vermişimdir, ben genelde bu şekilde yardımda bulunuyordum. Bu nedenle göndermişimdi."
GÖKHAN'A 6 MEMUR MAAŞINA DENK PARA GÖNDERDİ
Gülistan'ın sim kartını gönderdiği Gökhan Ertok'a toplamda gönderilen 30.000 TL'nin yaklaşık altı memur maaşına tekabül ettiği ve yapılan işe orantılımı sorusuna vali, "Ben normal karşılıyorum" ifadesini kullandı. Sonel, paraları Gülistan Doku'ya ait sim kartın Gökhan Ertok tarafından incelenmesi sebebiyle gönderdiğini de kabul etti. Sonel, koruma amirine Gülistan'a ait sim kartın gönderilmesi talimatını vermesine rağmen hangi tarihte gönderildiğini hatırlamadığını iddia etti.
Sim kartı neden resmi bir yolla ya da kargo ile göndermek yerine otobüs firması ile gönderdiniz? Takip edilmesini ve kayıtlara girmesini istemediniz mi? sorusuna Sonel, bilgisinin olmadığını ve sim kartın dönüşüyle ilgili de bir bilgisinin bulunmadığını iddia etti. Savcı, koruma amiri Şükrü Eroğlu'nun, vali Tuncay Sonel'in kara kutusu ve Sonel'in her işini bilir iddiasına Sonel, Şükrü'yü yanından ailevi nedenlerinden dolayı uzaklaştırdığını savundu.
"KAMERALARI EMNİYET MÜDÜRÜNE SORUN"
Gülistan Doku kaybolduktan iki gün sonra hiçbir arıza ya da bakım ihbarı olmamasına rağmen kamera değişimini neden yapıldığına ilişkin eski vali Tuncay Sonel, "Bu konuyla ilgili hiç bir bilgim yoktur. Ben böyle bir talimat vermedim. Bu konuyu İl Emniyet Müdürü bilir. Muhatabı o dur" yanıtını verdi.
TELEFON SİNYALİNE UZMAN EKİP YERİNE ŞÜKRÜ GÖNDERİLDİ
Soruşturmada tutuklanan Gökhan Ertok'un, Gülistan'ın sinyal veren telefonundan iki konumu bildirildiği, ancak valinin bu gelişmeyi uzman ekip yerine Şükrü'ye havale ettiği ifade edildi. Savcı, bu önemli gelişmeyi sorduğu vali Sonel, tamamen insani bir yaklaşım gösterdiğini iddia etti.
ZEİNAL VE AİLESİNİN 5 YILDIZLI OTELDE KONAKLAMASI
Savcı, Gülistan'ın sevgilisi Zeinal'ın üvet babası eski polis memuru Engin Yücer ve ailesinin Antalya'da Sueno Hotels Delux Belek otelde 3 ay konakladıklarını sordu. Eski vali Tuncay Sonel, "Burada amaç, aileyi korumaktı.
Kaldıkları yeri bile bilmem. Yukarıda dediğim gibi Zeinal'ı tanımam. Ertuğrul müdürü hatırlamıyorum. Benim herhangi bir şekilde bir talimatım ve işlemim söz konusu değildir. Giderlerin nasıl karşılandığını da bilmiyorum. Oteli de sahibini de bilmiyorum, tanımıyorum. Dediğim gibi, süreci İl Emniyet müdürünün yönetmesi nedeniyle bu konuyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur" iddiasında bulundu. "Kasten Öldürme" suçundan tutuklanan eski Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in jandarma verdiği ifadesi ortaya çıktı.
PİŞKİN SAVUNMA: DOKU AİLESİNE KIZMIYORUM ÇÜNKÜ...
Sonel'e telefon baz kayıtları, kullandığı otomobilin PTS kayıtları hakkında sorular yönetildi. Tutarsızlık ve çelişkili cevaplar veren Sonel, hem en yakın arkadaşlarını uyuşturucu madde kullanmakla itham ederken hem de Doku ailesine hakkında, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var" diyerek pişkince beyanda bulundu.
BAZ KAYDIYLA ÇELİŞTİ "HATIRLAMIYORUM AMA GİTMEMİŞİMDİR"
Türkiye'nin konuştuğu Gülistan Doku hakkında, ölümünden önce de bir Gençlik Merkezi'nde cinsel istismara uğradığı iddia edilmişti. Jandarma ekipleri istismarın iddia edildiği gün daraltılmış baz raporlarıyla Sonel'i o gün, o saatte Gençlik Merkezi binasında olduğunu gösterdi ve burada ne amaçla gittiği ne yaptığı soruldu. Sonel'in ise bu soruya cevabı, "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" oldu. Hem olay yerinde olduğunu hatırlamadığını beyan eden hem de hemen ardından gitmediğine dair kesin bir ihtimal yürüttü.
ARKADAŞLARINI UYUŞTURUCU MADDE KULLANMAKLA İTHAM ETTİ
Sonel, kendisini İstanbul'da ziyaret edecek kadar yakın olduğu lise arkadaşlarını, Umut Altaş ve Ekincan Kılıç'ı, ifadesinde uyuşturucu kullanan isimler olarak anlattı. Arkadaşlarının uyuşturucu malzemlerini attıkları yerleri bilecek kadar hakim olan Sonel'in, yıllarca aynı grubun içinde bulunup buna rağmen kendisini tamamen bu tablonun dışında konumlandırmaya çalışması dikkat çekti.
PİŞKİN SAVUNMA "ACILARI VAR VE EMPATİ YAPIYORUM"
İfade esnasında Sonel sorulara duygusal ton ve samimi tonda cevap veriyor imajı çizdi. Kendisine yönelik çok ağır ithamlarda bulunan Doku ailesi hakkında, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" dedi. Kendi durumunu ise olaydan ayrı konumlandırarak "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" diye cevap verdi.