Şişli Fulya'daki evinin önünde 24 Mart 2016 günü silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur cinayetiyle ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
İFADESİNE SABAH ULAŞTI
SABAH gazetesi şüpheli Bülent Gündüz'ün ifadesine ulaştı. Şüpheli ifadesinde, "Olay günü akşam saatlerinde Avcılar ilçesindeki ikametimden çıkarak Mecidiyeköy'e metrobüs ile geldim. Olay günü Mart ayı olması sebebiyle kış mevsimiydi ve hava yağmurlu idi. Üzerimde ne olduğunu tam hatırlamıyorum ama kafamda şapkam vardı. Metrobüse bindim, üzerimde telefonumda vardı. Metrobüs ile Mecidiyeköy'e kadar geldim. Sonra yaya olarak Mecidiyeköy Meydan'dan direkt karşıdaki Ortaklar Caddesine geçiş yaptım ve yaya olarak yaklaşık 10-15 dakika kadar yürüdüm ve daha sonra daha önceden adresine gitmiş olduğum ve anne tarafımdan akrabam olan Aynur Kanbur'un ikametine gittim" dedi.
'KAPININ ZİLİNE BASTIM AYNUR ÇIKTI'
Bülent Gündüz'ün, "Ben dışarıdan kapının ziline bastım, Aynur megafondan 'Kim o?' diye sordu. Bende şahısa 'Aynur Kanbur'mu?' diye seslendim, 'Evet' deyince 'Paketiniz var' dedim" diyen Gündüz ifadesinin devamında, "Kendisi beni kargocu sandı ve binanın kapısını açtı. Ben açılan kapıdan binaya girdim ve giriş kattaki daireye yöneldiğimde girişte sağda bulunan Aynur'a ait daire kapısının açık vaziyette olduğunu gördüm. Tam o sırada Aynur kapıya geldi, muhtemelen beni tanımadı, çünkü havanın soğuk ve yağışlı olmasından kaynaklı bende kapüşonlu mont ve şapka vardı. Aynur'u gördüğümde kendisiyle 2008 ya da 2009 yılında Bebek ya da Baltalimanı sahilde denk geldiğimizde yaşadığımız tartışmaya atıfta bulunarak 'Ailemizin itibarını zedeledin, sen nasıl bir ailenin ferdi olduğunun farkında değilsin' diye yineledim." dediği öğrenildi.
YILLAR ÖNCE TESADÜFEN SAHİLDE GÖRMÜŞTÜM"
Aynur Mezdeke diye bilinen dansöz grubunun dansçısı, üyesiydi diyen Bülent Gündüz; "Yıllar önce tesadüfi sahilde denk gelişimizde de her ikimizin de ortak akrabası, aile büyüğü olan Şevki Kanbur'u anarak 'Şevki dayımızın yeğeni nasıl böyle işlerle uğraşır, sen bizim ailemizin adını lekeledin, Şevki Kanbur'un kemiklerini sızlatıyorsun' dedim. Rahmetli Şevki dayımız Kasımpaşa çevresinde 1960'lı yıllarda 'Baba' diye bilinen, çevresinde herkesin saygı duyduğu örnek biri diye bilinir. Ben de Aynur'un dansözlük yapmasını aynı ailenin ferdi olarak kabul edemediğimden bu konuda kendisini uyarmıştım. Aynur sesini yükseltip bağırarak 'Sen ne karışıyorsun, kimse bana karışamaz' diye tepki verince ben oradan yürüyüp gitmiştim. Olay tarihinde de Aynur'un kapısında yine aynı şeyleri söyleyince Aynur beni hatırladı" dedi.
CİNAYET ANINI BÖYLE ANLATTI
Olay anını saniye saniye anlatan şüpheli devamında, "Aynur benim üzerime yürüdüğü gibi ben belimin sağ tarafından takılı 9 mm'lik el yapımı tabancamı çekip Aynur'un gövdesini hedef alarak tahmini 3-4 el ateş ettim. Aynur'un vurulup yere yığıldığını görünce binadan çıktım, geldiğim istikametten çıkarak aşağıya Beşiktaş Ihlamurdere Caddesine yaya olarak yürüdüm. Ihlamurdere Caddesini bitirdikten sonra sol tarafa Barbaros Bulvarına doğru yürüdüm ve yolun karşı tarafına otobüs duraklarına doğru geçtim. Oradan otobüse binerek çalışmış olduğum Rumelihisarında bulunan Restauranta gittim.
Olaydan birkaç gün sonra da olayda kullandığım tabancayı Emirgan Kanlıca seferi yapan bir tekneye binerek tam denizin ortasında kimse görmeden kenardan denize bıraktım." dedi.