Son dakika... FETÖ'nün kumpas ve karartma operasyonlarıyla yıllarca kördüğüme çevirdiği Muhsin Yazıcıoğlu suikastı dosyasında, Kahramanmaraş'tan Ankara'ya uzanan yetkisizlik kararı tüm şüpheleri yeniden alevlendirdi.
SABAH'ın daha önce duyurduğu tarihi bulgularla; kazanın yaşandığı dakika Malatya'dan kalkan F-4 uçaklarının Adil Öksüz bağlantılı subayları, örgütün soruşturmayı sulandırmak için devreye soktuğu kurgu tanıklar ve taklit imzalarla aralarında bakanların da olduğu 114 kişiyi fişleyen sahte ihbar mekanizması tamamen deşifre oldu.
Dosyanın Ankara'ya taşınmasıyla birlikte, Pensilvanya'ya kadar uzanan kanlı suikast zincirinin koparılması için kritik süreç başladı.
İHANET BOŞLUĞU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredilen dosyada, Bell 206 tipi helikopter Kahramanmaraş'tan kalktığı dakika Malatya'dan da iki F-4 savaş uçağı havalanması detayı yer alıyor. O dakikalarda Malatya 7. Ana Jet Üssü'nden kalkan iki F-4 savaş uçağı, kaza yerine sadece 20 kilometre mesafedeydi.
Ancak, jetlerin kaza mahalline en yakın olduğu o en kritik 4 dakikalık radar kayıtlarının karartıldığı veya tamamen silindiği bilimsel olarak ispatlandı. Yazıcıoğlu'nun helikopteri düştüğü sırada havada olan o iki F-4 uçağındaki silah sistemlerini kullanan subaylardan biri de o dönem Hava Kuvvetleri'nin FETÖ imamı olan Adil Öksüz ile irtibatlı çıktı.
Radar kayıtlarındaki bu "temizliğin" nedeni, bölgedeki iki F-4 uçağında bulunan 4 personelden birinin FETÖ'nün Hava Kuvvetleri imamı ve 15 Temmuz'un kilit ismi Adil Öksüz ile telefon trafiği olması olarak dosyaya girdi. Bu temas, suikastın örgüt hiyerarşisi içindeki koordinasyonunu açıkça ortaya koydu.
SON AN GÖRÜNTÜLERİ
En korkunç iddia ise merhum Yazıcıoğlu'nun ölüm öncesi ve sonrasına ait görüntülerin akıbeti. Bu görüntülerin bir flash bellekte toplandığı, uzun süre Bank Asya'nın şifreli kasasında saklandığı ve 2015 yılında bizzat Pensilvanya'ya, Gülen'e teslim edildiği ortaya çıktı. İzlemek isteyen örgüt üyelerine ise "İçiniz kaldırmaz, yetkiniz yok" denilerek engel olunduğu iddia edildi.
Soruşturma dosyalarındaki diğer önemli bilgi ise, FETÖ'nün suikastı Ergenekon dosyasına dahil etme çabası olmuştu. FETÖ üyesi savcıların, isimsiz ihbar mektupları ve "kurmaca" gizli tanık ifadeleriyle soruşturmayı bir terör örgütü eylemi gibi göstermeye çalıştıkları belirlenirken, bu kirli planın arkasından ise MİT TIR'ları savcısı olarak bilinen ve FETÖ'den mahkûm olan Özcan Şişman çıkmıştı.
Görseldeki:Özcan Şişman
Şişman'ın, yetkisi olmadığı halde FETÖ ve PKK üyeliğinden sabıkalı bir ismi gizli tanık yaparak düzmece ifadelerle suikastı Ergenekon ile ilişkilendirdiği saptandı.
Örgütün, soruşturmayı sulandırmak için bir psikiyatri hastasını dahi "tetikçi" sıfatıyla dosyaya dahil ettiği, isimsiz bir ihbarla yakalatılan Emrah P.'nin üzerinden çıkan "Yazıcıoğlu'nun uçak şirketinin sahibini araştır" notunun, suikastı Ergenekon'a bağlamak için kurgulandığı ancak bu kişinin ağır ruhsal sorunları olduğu belirlendi. Ayrıca, Ünal K. isimli bir diğer sahte gizli tanık, cezaevindeyken savcı tarafından kendisine zorla kâğıtlar imzalatıldığını ve helikopter enkazına hiç gitmediğini itiraf etti.
FETÖ'cü savcıların, suikastı aydınlatmak yerine dosyayı bir fişleme aracına dönüştürdüğü görüldü. Bir yarbayın imzası taklit edilerek hazırlanan sahte ihbar mektuplarıyla, aralarında generallerin de bulunduğu 114 kişi 2 yıl boyunca dinlendi. Dinlenenler listesinde dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da kullandığı bir telefon numarasının yer aldığı tespit edildi. Yazıcıoğlu dosyası şimdi Ankara'da; tüm bu "kurmaca" tanıklar, "karartılan" radar kayıtları ve "FETÖ bağlantılı" hırsızlıklarla ilgili sürecin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.
GERÇEK ORTAYA ÇIKACAK
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in İzmir Yamanlar Koleji'ndeki odasında bulunan jet maketinin, bizzat Yazıcıoğlu'nun helikopterinin üzerinden uçarak kırıma neden olan uçağı simgelediği itiraflara yansıdı. Öyle ki, helikopterden uçakları tespit etmeye yarayan Argus 5000 ve Skymap III C cihazlarını sökerek delil karartan askerlere Gülen'in, "Sizler birer aslansınız" diyerek takke hediye ettiği belirlendi. Öte yandan süreçle ilgili aileden de bir açıklama geldi. Aile adına yapılan açıklamada, "Söz konusu gelişmeyi gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki mücadelenin yeni bir aşaması olarak değerlendiriyoruz. Hakikatin ortaya çıkması için yürüttüğümüz mücadeleden asla geri adım atmayacağız" ifadelerine yer verildi.