16 Kasım 2025 tarihinde, boşandığı eski eşi Sultan Seki'nin evinde kızı Sude tarafından ölü bulunduğunda, Arıkan'ın kalp krizi geçirdiği veya alkol zehirlenmesinden öldüğü iddia edilmişti. Ancak olayın hemen ardından ailenin sergilediği panik hali, cinayet şüphelerini program ekranlarından savcılık dosyasına taşıdı.
Olay sonrası anneanne ve dedenin telefon hatlarını değiştirmesi, ailenin "Müge Anlı'ya gidiyoruz" diyerek aslında mal varlığını bölüşmek üzere Dubai'ye gitme planları yapması ve motosiklet dükkanına taşınan çanta dolusu paralar dikkat çekmişti.
Özellikle kızı Sude'nin, ölümün hemen ardından emlakçıyla "Elimizde torunların torununa yetecek para var" demesine rağmen 1000 TL'nin pazarlığını yapması, şüpheleri aile üzerinde yoğunlaştırdı. Baba ile oğlun pikniğe gittiği gün, eski eşin sevgilisi Mustafa Ünal'ın telefonunun aynı alandan sinyal vermesi ise soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.
OTOPSİ RAPORU: "DANA DEVİREN" İLE ZEHİRLENDİ
Kamera kayıtları ve telefon sinyallerinin ardından Adli Tıp Kurumu'nun raporu, cinayeti kesinleştirdi. Ramazan Arıkan'ın doğal yollarla değil, veterinerlerin kullandığı ve halk arasında "dana deviren" olarak bilinen; yüksek dozda kalbi durduran kas gevşetici bir hayvan ilacıyla zehirlendiği tespit edildi.
"SARIMSAK YİYOR, ÖLMEDİ" VE KİRALIK KATİL ARAYIŞI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame, 1-2 milyon TL borcu olduğu belirtilen eski eş Sultan Seki'nin aylara yayılan cinayet planını gözler önüne serdi. GATA temizlik görevlisi tutuklu Ertan Ede ifadesinde, Seki'nin kendisinden defalarca ilaç istediğini, Arıkan'ın içkisine daha önce de ilaç katıldığını ancak "Sürekli sarımsak yiyor, hiçbir ilaç etki etmiyor" diyerek şikayet ettiğini anlattı.
4 milyon TL istenen kiralık katil planı parasızlıktan suya düşünce, nihai cinayet planı Sultan Seki'nin sevgilisi TIR şoförü Mustafa Ünal'ın aracında yapıldı. 15 bin TL karşılığında B12 şişelerine gizlenmiş zehir ve şırıngalar temin edildi.
16 YAŞINDAKİ OĞULDAN KAN DONDURAN İTİRAF
Olayın en sarsıcı boyutu ise 16 yaşındaki Batuhan Arıkan'ın savcılıktaki itiraflarıyla ortaya çıktı. Çubuk Barajı'ndaki piknikte babasının salatasına, ayranına ve kolasına Mustafa Ünal tarafından zehir katıldığını belirten Batuhan, yarı baygın halde eve taşıdıkları babasının ölüm anını şöyle anlattı: "Bana, kardeşlerime ve anneme şiddet uyguladığı için içmesine engel olmadım. Mustafa evde babama yine ilaçlı su içirdi. Sonra cebinden şırıngayı çıkarıp, 'Öldüğünden emin olalım, kalbine ilaç basacağım, kollarından tut' dedi. Ben kollarından tuttum, Mustafa şırıngayı kalbine sapladı ve ilacı boşalttı. Kalbini kontrol etti, attığını görünce ikinci kez kalbine, sonra kalçasına saplayarak ilacı bitirdi." Vahşetin ardından ablası Sude ve annesi Sultan'ın kapıya gelmesiyle evden ayrılan Batuhan'ın, anneannesinin "Ne yaptınız?" sorusuna "Hallettik anneanne" şeklinde yanıt vermesi, cinayetin tüm aile tarafından bilindiğini ortaya koydu.
SANIKLAR İÇİN İSTENEN CEZALAR
Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıkların hukuki durumları ve istenen cezalar şu şekilde şekillendi:
Mustafa Ünal (TIR Şoförü / Sevgili): "Tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis (Tutuklu). Sultan Seki (Eski Eş): "Tasarlayarak eski eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis (Tutuklu). Batuhan Arıkan (Oğul): "Tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis (Tutuklu). Sude Arıkan (Kız): "Tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanıyor, adli süreci devam ediyor. Ertan Ede (GATA Çalışanı): Cinayet ilacını temin etmekten yargılanıyor (Tutuklu). Avukat Özge T. ve Teslim Ç.: Yurtdışından ilaç temin etme ve olay sonrası yardım iddialarıyla tutuksuz yargılanıyorlar.