Yalova'da evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün ölümündeki sır perdesi, 1 Ekim'deki ilk duruşmaya sayılı günler kala aralanıyor!
Öz kızı Tuğyan'ın cinayet şüphesiyle tutuklu yargılandığı kan donduran dosyada, eski nişanlının ortaya çıkardığı yeni deliller soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi. Çalınan paralar, aniden değiştirilen kapı şifreleri ve ölümden sadece 3 gün önce atılan çaresizlik dolu mesajlar ilk kez gün yüzüne çıktı.
"ANNEM BİZİ BIRAKTI..."
Eski nişanlı Kervan Eminoğlu'nun iddialarına göre, anne-kız arasındaki gerilim olay gününden çok önce geri dönülemez bir noktaya ulaşmıştı. Tuğyan'ın, "Annem bizi bıraktı, beni anneannem büyüttü" diyerek annesine karşı derin bir öfke beslediği belirtildi.
Cinayete giden süreçte yaşanan çarpıcı gelişmeler ise tüyler ürpertti: Olaylardan kısa süre önce Tuğyan ve arkadaşı Çiğdem'in, şarkıcı Güllü'den 4 bin lira çaldığı iddia edildi. Bu olayın ardından Güllü, dairesinin dış kapı kilidini ve şifresini değiştirdi. 22 Eylül'de sokakta kalan Tuğyan, eski nişanlısını arayarak, "Annem şifreyi vermiyor, eve gelme diyor. Yeter artık bıktım, hayatım mahvoldu" diyerek isyan etti.
ÖLÜMDEN 3 GÜN ÖNCE ORTAYA ÇIKAN ŞOK MESAJLAR!
Anne-kız arasında kilitlerin değiştirilmesiyle sonuçlanan o büyük tartışmanın ardından, Tuğyan'ın 1.5 saatlik bir video çekerek annesini ağabeyine ve kardeşine şikayet ettiği ortaya çıktı. Ancak asıl kan donduran detay, Tuğyan'ın cinayetten sadece 3 gün önce eski nişanlısına attığı WhatsApp mesajlarıydı.
Tuğyan'ın ruh halini gözler önüne seren o mesajlarda şu ifadeler yer aldı:
"Bak anneme dedim, ben psikolojik tedavi göreceğim gerçekten." "Kendim için, senin için, bizim için gerçekten." "Bak doktora gideceğim, belki çocukluktan gelen bir şeyim vardır." "İlaç alırım, ne bileyim doktor konuşur benimle iyi olurum..."
GÖZLER 1 EKİM'DEKİ KRİTİK DAVADA!
Şarkıcı Güllü'nün acı kaybının üzerinden tam bir yıl geçti. Eski nişanlı Kervan Eminoğlu'nun ortaya attığı hırsızlık, kapı şifresinin değiştirilmesi ve psikolojik buhran iddialarının ardından tüm gözler 1 Ekim'de görülecek ilk duruşmaya çevrildi. Tutuklu yargılanan Tuğyan'ın, hakim karşısında bu şok edici iddialara ne yanıt vereceği büyük merak konusu.
NELER OLMUŞTU?
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Aynı soruşturma kapsamında olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın ilk aşamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan ayrıca dava açıldı.
İddianamede, olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Savcılık, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in odasının penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiğini kaydetti. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş kapsamlı soruşturma yürütüldüğü, çok sayıda delil toplandığı ifade edildi.
OTOPSİ RAPORLARI DOSYAYA GİRDİ
İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği değerlendirmesinde bulundu.
"ZEMİN KAYGANDI" İDDİASINA KRİMİNAL İNCELEME
Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.
SAVCILIK DİJİTAL DELİLLERİ TEK TEK SIRALADI
İddianamede yalnızca olay yeri inceleme ve adli tıp raporlarına değil, dijital materyallere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtildi.
MESAJLAŞMALAR DA DELİL OLARAK DOSYAYA GİRDİ
Savcılık, soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edilen WhatsApp yazışmalarını da iddianamede deliller arasında gösterdi. İddianamede yer alan yazışmalarda şüphelinin eski erkek arkadaşıyla yaptığı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.
Ayrıca bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerine yer verdiği aktarıldı. Savcılık, bu yazışmaları şüpheli ile maktul arasındaki ilişkiyi ve olay öncesindeki süreci değerlendiren deliller arasında sıraladı.
Bunun yanı sıra iddianamede, olay sonrasında bazı WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu dijital materyaller de soruşturma kapsamında değerlendirilen deliller arasında gösterildi.
TANIK İFADELERİ DİKKAT ÇEKTİ: "BİR GÜN ANNEMİ CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM"
İddianamede yer alan tanık ifadeleri soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Tanık M.A., S.D. ve G.Y. olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı.
Tanık R.G. ise ifadesinde, Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, Gül Tut'un ise yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.
Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia ederken, tanık K.T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu olduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.
İddianamede ayrıca müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in, annesi Gül Tut'un yükseklik korkusu nedeniyle cam kenarına yaklaşmadığını, olay anında camın yanında bulunmasının ancak camı kapatmak veya bir böceği dışarı çıkarmak gibi nedenlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Savcılık, tüm bu tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirerek iddianameye dahil etti.
OLAY GECESİ EVDE İKİ KİŞİ VARDI
Savcılığın tespitlerine göre olay anında odada Gül Tut'un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Bu durumun kamera kayıtları, ifadeler ve diğer delillerle doğrulandığı belirtildi.
"MALKATA" ŞARKISI İDDİANAMEDE ÖZEL OLARAK İNCELENDİ
İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre Gül Tut banyodan çıktıktan sonra çok sevdiği belirtilen "Malkata" adlı roman havası çalmaya başladı. Raporda, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" dediği, ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadıkları aktarıldı.
Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, maktulün çok sevdiği "Malkata" şarkısını açmasını istediğini, Sultan Nur Ulu'nun da telefonu üzerinden şarkıyı başlattığını değerlendirdi.
İddianamede, şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği, kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı da belirtildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.