Son dakika haberleri: İstanbul'da yenidoğan bebeklerin canını hiçe sayarak haksız kazanç sağlayan ve ölümlerine neden olan Fırat Sarı ve İlker Gönen'in aralarında bulunduğu 22'si tutuklu 47 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy Adliyesi'nde 21. Ağır Ceza Mahkemesi Salonu'nda görülen duruşmada hemşire olarak görev yapan Hakan Doğukan Taşçı savunma yapmaya başladı. Taşçı, çete lideri Fırat Sarı ve hastane yönetiminin kendisine "'Bu bebek zaten ölecek biz buna boşu boşuna masraf yapıyoruz sen neden uğraşıyorsun' dediler." dediğini aktardı. Taşçı, "Ben asla böyle bir şey yapmayacağımı söyledim. O çocuk 45 gün kadar yaşadı." dedi.
Son dakika haberleri: İstanbul'da liderliğini Doktor Fırat Sarı'nın yaptığı suç örgütü, yeni doğan bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek, SGK'dan haksız kazanç elde edip 10 bebeğin ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olmuştu.
Soruşturmayı yürüten savcının makamında tehdit edilmesinin ardından olay, kamuoyunda infial yaratmıştı.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında, bugün 22'si tutuklu toplam 47 sanık hakim karşısında hesap verecek. 47 sanığın yargılandığı dava başladı.
"BAZI SİSTEMLİ YANLIŞLIKLAR VAR"
Duruşmada ilk savunmayı yapan hemşire Hakan Doğukan Taşçı, "savunma yapacağım. Öncelikle tutuklandıktan sonra kendim yaptığım işlemi söyledim ve kabul ettim. Soruşturma aşamasında dürüstlükle ifadelerimi verdim. Bazı konulardaki suçlamaları kabul etmiyorum. Kasten öldürme suçunu kabul etmiyorum.
Sadece telefon tapelerinden bilir kişi raporu yazılmış. 2014 yılında sağlık lisesinden mezun oldum. 10 yıldır yenidoğan yoğun bakımda çalışıyorum. 7-8 hastanede çalıştım. Hepimiz sağlık sektöründe olduğumuz için diğer sanıkları hepimiz tanırız. Çoğunu tanıyorum. Fırat Sarı'yı Reyap hastanesinden tanıyorum. Hasan Basri arkadaşım. Davamız birçok eylemden oluşuyor. Birçok suçlama var. Bazı sistemli yanlışlıklar var." dedi.
"EVET GERÇEĞE AYKIRIYDI"
Hakan Doğukan Taşçı, "Hasta şablonları var bir de kötü hasta şablonları var. Biz bunları yazıyorduk. He gerçeğe aykırımıydı. Evet gerçeğe aykırıydı. Bunlar SGK sistemine geçmiyorduk" dedi.
"9 BİN 500 LİRALIK İLAÇLARI 600 LİRAYA SATTIK"
Hakan Doğukan Taşçı, "Bu bebeklerin kullanması gereken bir ilaç. Sigortası varsa SGK karşılıyor. Bu ürün zaten zayi oluyordu, çöpe gidiyordu. İhtiyacı olan hastaya vermeme durumu söz konusu değil. SGK bu ilaç için 9 bin 500 ödemeye yapıyor. Hastane toplu alınca 7-8 bin liraya alıyor.
Bu ilaç ne kadar çok yazılırsa hastane o kadar para kazanıyordu. Bence bu sebeple yazılıyordu. Ben böyle düşünüyorum. Hasan bu ilaçları alıyordu, ben satıyordum. Çok ufak da komisyon alıyorduk 600 lira alıyorduk. 60 ilaç satışı yaptık biz. Toplamda 4-5 bin lira aldım. Fırat Sarı 40 bin lira civarında aldı. İlaçlar nereye gitti vs. Bilmiyordum Fırat öyle talimat vermişti" diye konuştu.
"FIRAT SARI VE HASTANE YÖNETİMİ 'O ÇOCUK ÖLÜR BOŞUNA UĞRAŞMA' DEDİ"
Hakan Doğukan Taşçı, "Bahsettiğiniz çocuğun zaten sigortası yoktu. Ailesinin de durumu yoktu. Ameliyat olmasa ölecekti. Ben çok uğraştım ameliyat olsun diye. Ameliyat için başka hastaneleri aradım 400-500 bin lira dediler. Ailesine söyledik. Yapacak bir şey yok ödeyemeyiz dediler. Kalp doktoru 1 hafta yaşar dedi ama şans eseri yaşamaya devam etti. 'Bu zaten ölecek biz buna boşu boşuna masraf yapıyoruz sen neden uğraşıyorsun' dediler.
Nasıl olduğunu sordum. İçerde borç olduğu için teslim edilmediğini söyledi. Hastane yönetiminin böyle bir hakkı olmadığını söyledim. Hastane yönetimiyle konuşup yardımcı olacağım dedim. Konuştu ve çocuğun naaşını teslim ettiler" şeklinde konuştu.
"ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE EDİYORDUK"
Bebeklere zaman zaman usulsüz müdahale yaptığını ifade eden Hakan Doğukan Taşçı, "Acil durumlarda bazen bebeklere müdahale ediyorduk. Mesela entübasyon. Doktor yemekte oluyor, müsait olmuyor. Bir, iki dakika içerisinde yapmamız gereken bir işlem. Ben de zaman zaman bu tarz işlemler yaptım" dedi.
"DOKTOR 'FİŞİNİ ÇEK GİTSİN' DEMİŞ"
Hakan Doğukan Taşçı, "Gece saat 3 civarından arandım. Batuhan Çetin aradı. Eskiden beraber çalışmıştık. Ellerinde 500 gram bebek olduğunu, durumunun kötü olduğunu, oradaki doktor fişini çek gitsin demiş. Beni görüntülü aradı hastaya bakıyım dedim. Hastanın durumunun kötü olduğunu gördüm. Telefondan yardımcı olmaya çalıştım. Bu görüntülü konuşmayı kaydedip savcılığı verdim. Hatta bir gün sonra aile hastaneye teşekkür mektupu yazmış. Tabi aile neler olduğunu bilmiyor. Ben buna çok sinirlendim. Batuhan doktora ulaşamayınca beni aradı. Kimseye ulaşamamış" dedi.
"BANA 'ÇOCUK İYİ GÖZÜKMÜYOR' DEDİLER"
Hakan Doğukan Taşçı'ya siyahi bebeğin ölümünün sorulması üzerine, "3 gün boyunca siyahi bir hasta olduğunu. Bu hastanın birinci hastanesine sevk edilmesi gerektiğini, 3 boyunca yer bulunamamış. Bu hastanın bir sıkıntı olmadığını solunum sıkıntısı olduğunu. Yabancı olduğunu söyledi. Bana bunları Fırat Sarı söyledi. Bende tamam dedim. Mesaim bitmişti hastayı bekledim. Yoğun bakıma yatışını yaptım. Makineye bağlı hasta ama makineyle boğuşuyordu. Diğer hastaneyle görüştük. Orada bir ilaç yapılmış burada bir ilaç daha yapmamızı söyledi. Ben tamam diyip hemşirelere ilettim. İlacı verdik ve stabil şekilde gece hemşireleri teslim ettik. Sonra ben çıktım. Geldiğinde sağlıklıktı. Sabah 7.40'da telefonun çaldı. Bana çocuk iyi gözükmüyor dediler. Çocuğun durumunu anlatmaya başladılar. Ben bu konuşmalardan kötü olduğunu anlamadım" dedi.
"ÇOCUK KASKATI KESİLMİŞTİ"
Hakimin Neden seni arıyorlar? sorusu üzerine Hakan Doğukan Taşcı, "Bazen çocukların durumu kötü olduğu durumlarda beni arıyorlardı. Taksiye binip hastaneye gidip müdahale ediyordum. Bu benim zorunluluğum değildi. Kendim çocuğu düşündüğüm için yapıyordum. Doğukan çocuk ölüyor dediklerinde benim oraya gitmeme imkanım yok. Kulakları mor muydu? diye soruyorum siyahı olduğu için çok anlaşılmıyordu. Ben hastaneye 9.30 gibi gittim ve görür görmez öldüğünü anladım. Çocuk buz gibiydi. Kaskatı kesilmişti. Öleli zaman olmuştu. Sonra Fırat Sarı geldi. Bende çocuğu araştırmaya başladım. Çocuğun cpr geçirdiğini öğrendim.
Fırat Sarı'ya sordum cpr geçirdiğini biliyor muydun? Hayır bilmiyordum dedi. Bence haberi vardı. Orada öleceğine Birinci Hastanesinde ölsün diye düşünmüş olabilir. Yenidoğan hemşire beni aradı sonra ve hastanın 7'ye kadar birşeyi olmadığı, beslenmesi yapılana kadar iyi olduğunu söyledi. Ne zaman çocuk beslendi. Sonra kusmaya başladı. Kusma entübe hastalarda iyi gözlemlenmez. Ne olduysa o kusmadan sonra oldu ama bana bunu saat 10.00'dan sonra söylediler. Bilirkişi raporunda cpr işlemi görmüş hastaya bu ilaç verilmesi tıbbi hatadır diyor. Ancak ben bu hastanın cpr gördüğünü bilmiyordum" diye konuştu.
Heyet duruşmaya yarın sabah saat 10.00'da devam edilmesine karar verdi. Duruşmanın ilk gününde sadece Hakan Doğukan Taşçı dinlendi.