Bir sesin insan hayatını tehlikeye atacak kadar güçlü olabileceği fikri kulağa ürkütücü gelebilir. Her ne kadar bu tür sesler doğada çok nadir görülse de, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek ses, yeterince yakında bulunan biri için ölümcül etki yaratabilecek düzeydeydi.
Söz konusu ses, 27 Ağustos 1883'te Endonezya'da Krakatoa Yanardağı'nın patlaması sırasında ortaya çıktı.
Patlama, adayı tamamen ortadan kaldırırken 180 desibel seviyesine ulaşarak tarihte kaydedilen en yüksek gürültüyü oluşturdu.
Bu patlama yalnızca kulakları sağır eden bir gürültü yaratmakla kalmadı, aynı zamanda yaklaşık 200 megatonluk bir bombaya eşdeğer bir enerji açığa çıkardı.
Ses o denli güçlüydü ki yaklaşık 4.800 kilometre uzaklıktan bile duyulabildi. Hatta Avustralya'daki Alice Springs yakınlarında, patlamanın gerçekleştiği noktadan yaklaşık 5.200 kilometre uzakta bulunan bir çiftlikte yaşayanlar, duydukları bu sesi bir tüfek atışı sandı.
Ayrıca, patlamanın çıkardığı ses dalgalarının dünyayı birkaç kez dolaştığı da yaygın olarak dile getiriliyor.
Patlamayı yaklaşık 4.800 kilometre uzaklıktan duyanlara dair doğrudan bir kayıt bulunmasa da, Kanada, İngiltere ve Rusya gibi ülkelerde atmosfer basıncında ani ve olağan dışı artışlar yaşandığı rapor edildi.
Uzmanlar, 150 desibelin üzerindeki seslerin yaşamı tehdit eden ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
"170 ile 200 desibel arasındaki seslerin son derece yoğun olduğu, bu seviyelerin pulmoner emboli, akciğer kontüzyonu ve hatta akciğer patlaması gibi ölümcül sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor."
Uzmanlar, yüksek desibeldeki seslerden kaynaklanan basıncın bir dalga gibi hareket ederek vücudumuzun içinden geçebileceğini açıklıyor.
"Yüksek bir ses, kulak zarının ve hatta iç organların yırtılmasına veya zarar görmesine neden olacak kadar basınç oluşturabilir."
DÜNYANIN EN SESSİZ ODASI!
Dünyanın en yüksek sesi insan hayatını tehdit edecek kadar güçlü olabiliyorken, bunun tam tersi de en az onun kadar sarsıcı sonuçlar doğurabiliyor. Aşırı sessizlik her ne kadar huzurla ilişkilendirilse de, insan vücudu üzerinde ciddi bir fiziksel rahatsızlık yaratabiliyor. Hatta dünyanın en sessiz odasında yapılan denemelerde, bugüne kadar kimse bu ortamda bir saat boyunca kalmayı başaramadı. İki yılda tasarlanan bu proje, dünyanın en sessiz odası olması amacıyla inşa edildi.
Gürültüden uzaklaşıp kitap okumak ya da bir fincan çay içmek için ideal bir ortam olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü çok az kişi burada bulunmaya uzun süre dayanabilir.
Bu oda o kadar sessiz ki, sessizliğin içinde neredeyse hiçbir dış ses yok. Hatta bu duruma kendi kanınızın akışını, kalp atışlarınızı, kulaklarınızdaki çınlamayı ve kemiklerinizin birbirine sürtünür gibi hissettiren sesleri bile duyabiliyorsunuz.