Kış aylarının vazgeçilmezi, sofraların lezzet tamamlayıcısı turşu ve konserve sebzeler uluslararası gastronomi dünyasının merceği altına alındı. TasteAtlas kullanıcılarının değerlendirmeleriyle hazırlanan "Dünyanın En İyi Konserve Sebzeleri" listesinde farklı kültürlerden onlarca lezzet yarıştı.
Meksika'nın Yucatán Yarımadası'na özgü bu meşhur soğan turşusu, kırmızı soğanların kırmızı şarap sirkesi, karabiber, kekik, kimyon ve sarımsakla marine edilmesiyle hazırlanıyor. Kimyon ve kekiğin aromalarını tamamen bünyesine çeken bu ekşi ve baharatlı lezzet, özellikle ızgara etler, taze deniz ürünleri ve takoların yanında vazgeçilmez bir garnitür olarak servis ediliyor.
Çekya'nın Nošovice bölgesindeki Beskid Dağları'nın nemli ve soğuk ikliminde yetişen özel beyaz lahanalardan üretilen bu geleneksel lahana turşusu, bölgesel kimliğin en önemli simgelerinden biri. İnce ince kıyılan lahanaların tuz, kimyon ve hardal tohumlarıyla laktik fermantasyona uğratılmasıyla elde edilen bu altın sarısı lezzet, hafif acımsı ve ekşi tadıyla biliniyor.
Güney Kore mutfağının adeta eş anlamlısı haline gelen bu fermente lezzet, bütün haldeki Çin lahanasının pirinç lapası, gochugaru acı biberi, sarımsak, zencefil ve fermente deniz ürünleri sosuyla harmanlanmasıyla yapılıyor. Geleneksel toprak kaplarda (onggi) günlerce fermantasyona bırakılan Baechu-kimchi, keskin acı-ekşi aromasıyla her öğünün yanında baş tacı edilen ana banchan (yan yemek) konumunda.
Haiti mutfağının en popüler çeşnilerinden biri olan Pikliz; doğranmış lahana, havuç, soğan, arpacık soğanı ve çok acı biberlerin sirke içinde marine edilmesiyle hazırlanıyor. Özellikle kızarmış et, kızarmış muz ve balık yemeklerinin yanında sunulan bu çıtır ve oldukça acı turşu, yağlı kızartmaların lezzetini dengeleme konusunda tam bir uzman.
Geleneksel Japon sofralarının (washoku) ve çay seremonilerinin ayrılmaz bir parçası olan Tsukemono, Japon dilinde genel olarak "turşulanmış şeyler" anlamına geliyor. Daikon turpu, patlıcan, salatalık, havuç ve zencefil gibi pek çok sebzenin tuz, pirinç kepeği veya soya sosuyla fermente edilmesiyle yapılan bu renkli turşular, yemeklerin yanında damak tazeleyici hafif bir garnitür olarak tüketiliyor.
Güney Kore'nin ilkbahar aylarında taze taze toplanan yeşil soğanlarla hazırladığı bu özel kimchi çeşidi, soğanların acı biber pulu, balık sosu, zencefil ve sarımsaklı sosla kaplanmasıyla elde ediliyor. Yeşil soğanların kendine has keskin tadının fermente sosla yumuşatıldığı bu lezzet, üzerine kavrulmuş susam serpilerek ana yemeklerin yanında lezzetli bir tamamlayıcı olarak sunuluyor.
Fransa'nın Alsace bölgesine ait bu tescilli lahana turşusu, ince şeritler halinde kesilen beyaz lahana yapraklarının tuz ilavesiyle tanklarda doğal laktik fermantasyona tabi tutulmasıyla üretiliyor. Çıtır dokusu ve kendine has ekşiliğiyle öne çıkan bu ürün, bölgenin meşhur sosisleri ve patatesle birlikte pişirildiği "Choucroute Garnie" yemeğinin de ana malzemesini oluşturuyor.
Doğu Avrupalı Yahudi göçmenlerin New York'a taşıdığı ve günümüzde Amerikan şarküteri kültürünün ikonik bir parçası haline gelen bu salatalık turşusu; bol dereotu, sarımsak, çeşitli baharatlar ve sirkeli tuzlu suyla hazırlanıyor. Ahşap fıçılarda haftalarca kurulan bu kütür kütür salatalıklar, özellikle sandviçlerin ve büyük et menülerinin yanında ikram ediliyor.
Yaklaşık iki bin yıllık köklü bir geçmişe dayanan genel Kore kimchi kültürü, sebzelerin acı biber, balık ezmesi, pırasa, zencefil ve sarımsaklı tuzlu suda bekletilerek olgunlaştırılmasına dayanıyor. Tarihte ilk başlarda sadece salamura sebze olarak tüketilen ancak 12. yüzyıldan itibaren zengin baharatlarla harmanlanan bu fermente mirası, Kore gastronomi kimliğinin en güçlü temsilcisi.
Türk mutfak kültürünün kışa hazırlık geleneklerinin başında gelen turşu; salatalıktan patlıcana, sarımsaktan asma yaprağına kadar onlarca çeşit sebzenin sirke, tuz ve sarımsaklı su karışımında aylarca olgunlaştırılmasıyla elde ediliyor. Hem yemeklerin yanında ferahlatıcı bir eşlikçi hem de fermente suyuyla yaz aylarında serinletici bir içecek (turşu suyu) olarak tüketilen bu lezzet, binlerce yıllık bir koruma mirasını temsil ediyor.