Kahve tüketiminin kalp sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Akın Torun, ölçülü kahve tüketiminin sağlıklı yetişkinlerde genel olarak güvenli olduğunu söyledi.
Günde 2–3 fincan kahvenin çoğu kişi için makul bir miktar olduğunu kaydeden Torun, kahvenin hazırlanma şekline, eklenen şeker ve kremaya, bunun yanı sıra kişinin tansiyon, kolesterol ve kafein duyarlılığı olup olmadığına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
ÖLÇÜLÜ TÜKETİM
Kahve tüketimi konusunda geçmişte oluşan 'kalbe zararlı' algısının güncel bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Torun, ölçülü kahve tüketiminin kalpdamar sağlığı açısından genel olarak güvenli olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Özellikle günde 2–3 fincan civarındaki kahve tüketimi birçok çalışmada olumlu sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirilmiş durumda. Kişinin kafeine duyarlılığı, tansiyonu, uyku düzeni ve kahvenin hazırlanma şekli önemli. Ayrıca sağlıklı yetişkinler için günlük yaklaşık 400 mg kafein genel olarak güvenli kabul edilen üst sınırlardan biri. Benim yaklaşımım kahveyi yasaklamak yerine doğru miktarda ve doğru şekilde tüketmek."
ANTİOKSİDAN İÇERİYOR
Kahvenin yalnızca kafeinden ibaret olmadığını vurgulayan Torun, kahvenin içerdiği antioksidan özelliklere sahip doğal bileşiklerin de sağlık açısından önemli olabileceğine dikkat çekerek, "Uzun yıllardır yapılan araştırmalarda ölçülü kahve tüketimi bazı kalp-damar hastalıkları ve kalp yetmezliği riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendiriliyor. Kahvenin kalp için zararlı olduğu şeklindeki eski yaklaşımın da günümüzdeki bilimsel verilerle birebir örtüşmediğini söyleyebiliriz" diye konuştu.
KOLESTEROL YÜKSEKSE FİLTRE KAHVE
Kahvenin hazırlanma biçiminin de önemli olduğunu belirten Torun, özellikle kolesterol açısından filtre kahve ile filtresiz kahveler arasında fark bulunduğunu belirterek, "Kâğıt filtre, kahvenin içerisindeki kolesterolü yükseltebilen bazı doğal yağlı maddeleri büyük ölçüde tutuyor. Türk kahvesi ise filtresiz olduğu için bu maddeler daha fazla kalıyor. Bu nedenle kolesterolü yüksek bir hastada filtre kahveyi tercih etmek daha doğru olabilir" dedi.
KALP RİTMİNE DİKKAT!
Torun, atriyal fibrilasyon yani kalp ritim bozukluğu konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Uzun yıllar kahvenin kalp ritm bozukluğuna yol açabileceği düşünüldü. Ancak günümüzdeki çalışmalar, bu riski belirgin şekilde artırdığını göstermiyor. Bununla birlikte çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma, ciddi nefes darlığı veya şiddetli baş dönmesi gibi belirtilerin eşlik etmesi halinde durumun yalnızca kahveye bağlanmaması gerekir."
ÇARPINTI YAPIYOR MU?
Kahve sonrasında kalp atışlarının daha hızlı veya güçlü hissedilmesinin her zaman tehlikeli bir kalp hastalığı anlamına gelmediğini belirten Torun, kafeinin bazı kişilerde geçici olarak bu tür belirtilere yol açabileceğini ifade etti.
Özellikle kahve tüketimine alışık olmayan kişilerde çarpıntı hissinin daha belirgin olabileceğini söyleyen Torun, kahve ile ciddi ritim bozuklukları arasındaki ilişkiye yönelik güncel verilerin de genel olarak rahatlatıcı olduğunu belirtti.
SADE YA DA AZ ŞEKERLİ TERCİH EDİN
Kahvenin kendisinden çok, içerisine eklenen şeker, şurup ve yüksek kalorili ürünlere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Torun, sade kahve ile yüksek miktarda şeker ve krema içeren kahveli içeceklerin aynı değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Fazla şeker ve kalori zaman içerisinde kilo artışına, diyabete ve kan yağlarında bozulmaya katkıda bulunabilir" dedi.