Türk kültürünün, sabah kahvaltılarından gece sohbetlerine kadar şüphesiz en vazgeçilmez ortak değerlerinin başında çay geliyor. Kişi başı çay tüketiminde dünya liderliğini kimseye kaptırmayan Türkiye'de, hangi şehrin ne kadar çay tükettiği ise her dönem büyük bir merak ve tatlı bir rekabet konusu oluyor. Çayın ana vatanı ve üretim merkezi olarak bilinen Doğu Karadeniz bölgesi bu konuda liderliği elinde bulundurduğunu düşünse de, paylaşılan son veriler ezberleri tamamen bozacak nitelikte.
Kars, çay kültürünü adeta dondurucu soğuklara karşı bir kalkan olarak kullanıyor. Semaver geleneğinin çok güçlü olduğu şehirde çay, özellikle uzun kış gecelerinin en büyük ısınma kaynağı olarak tüketiliyor.
Sınır hattının kendine has dokusunu taşıyan Şırnak, çay tüketiminde yoğun aromalı ve sert içimli harmanları tercih ediyor. Özellikle günün her saati taze tutulan çay demlikleri, misafirperverliğin ilk ve en önemli kuralı olarak kabul görüyor.
Ağır ve yağlı yemeklerin ardından hazmı kolaylaştırması için demlenen sert çaylar, Kilis'i listenin üst sıralarına doğru tırmandırıyor.
"Erzurum'da çay kıtlama içilir" kuralı, şehri listenin en karakteristik üyelerinden biri yapıyor. Şekerin bardağa değil ağıza atıldığı bu gelenek sayesinde Erzurumlular, gün içinde farkında olmadan onlarca bardak çayı arka arkaya tüketebiliyor.
Kayısının ana vatanı Malatya'da, çay tüketimi özellikle ticaret hayatının döndüğü esnaf çarşılarında tavan yapıyor. Müşteriye ilk ikram edilen şeyin çay olduğu şehirde, dükkanlarda demlikler neredeyse hiç sönmüyor.
Nemrut'un gölgesindeki Adıyaman, tütün kültürünün yanı sıra çay tüketimiyle de öne çıkıyor. Özellikle akşam serinliğinde kapı önlerinde veya bahçelerde içilen demlik demlik çaylar, şehrin vazgeçilmez bir parçası.
Listenin ilk 10 sırasına Siirt ile adım atıyoruz. Siirt'te özellikle meşhur büryan kebabının ardından tüketilen çayların haddi hesabı yok. Ağır yemek kültürünü dengeleyen çay, şehrin adeta can damarı.
Van Kahvaltısı dünyaca ünlü olabilir ancak o kahvaltının gizli kahramanı kesinlikle çaydır. Vanlılar, sadece sabahları değil, günün her saatinde semaver çayını bir yaşam biçimi olarak benimsedikleri için 9. sırada yer alıyorlar.
Tarihi dokusuyla büyüleyen Bitlis, çay tüketim istatistiklerinde pek çok büyükşehri geride bırakarak 6. sıraya yerleşti. Bitlis'te kahvehanelerin günün her saati tıklım tıklım olması bu tüketimi doğrudan tetikliyor.
Taş evlerin dar sokaklarında mistik bir hava estiren Mardin, çay tüketiminde tam bir cazibe merkezi. Turistik yoğunluğun yanı sıra yerel halkın da çaya olan aşırı düşkünlüğü, Mardin'i ilk 5'in içine sokuyor.
Diyarbakır'da çay, dostluğun ve muhabbetin simgesi olarak kabul edildiği için tüketim oranları milyonlarca bardağı buluyor.
Ve zirvenin, tahtın tek bir sahibi var: Gaziantep! Gastronomi başkenti olmasıyla bilinen şehir, sadece baklavasıyla ve kebabıyla değil, o yemeklerin ardı arkası kesilmeyen çay ikramlarıyla da Türkiye'nin bir numaralı çay tiryakisi ilan edildi. Antep'te çay demlenmeyen tek bir ev veya dükkan bulmak neredeyse imkansız.