Türkiye'nin doğusunda sıra dışı renkleri ve büyüleyici jeolojik yapısıyla görenleri hayrete düşüren bir doğa harikası yükseliyor. İlk bakışta Çin veya Peru'daki dünyaca ünlü dağları andıran Erzurum Gökkuşağı Tepeleri, milyonlarca yıllık katmanlarıyla adeta görsel bir şölen sunuyor. Erzurum-Oltu kara yolu üzerinde yer alan bu gizli cennet, özellikle yağmur sonrası ve gün batımında büründüğü canlı tonlarla ziyaretçilerini büyülüyor.
Erzurum'un Oltu ilçesinde bulunan ve milyonlarca yıllık jeolojik katmanlardan oluşan Gökkuşağı Tepeleri, masalsı görüntüsüyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Kırmızı, sarı, turuncu ve kahverengi tonlarıyla Çin ve Peru'daki dünyaca ünlü oluşumları aratmayan bu doğa harikası, özellikle yağmur yağdıktan sonra bambaşka bir bürünüşe kavuşuyor.
Gökkuşağı Tepeleri'nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, hava şartlarına göre sergilediği görsel değişim. Kuru havalarda daha mat tonlarda görünen kırmızı, sarı ve kahverengi katmanlar; yağmur yağdıktan hemen sonra suyla buluştuğunda adeta canlanıyor.
Toprak ve kayaç yapısında yer alan demir oksit, kil ve diğer mineral bileşenleri, yağmur suyuyla ıslandığında ışığın kırılma açısı değişiyor ve renk tonları çok daha koyu, doygun ve belirgin bir görünüme bürünüyor. Yağmur sonrasında gün doğumu veya gün batımı ışıklarının vurmasıyla tepeler adeta doğal bir tabloya dönüşüyor.
Bu görsel şölen tesadüf değil; yaklaşık 45 milyon yıl öncesine dayanan uzun bir jeolojik sürecin eseri. Milyonlarca yıl boyunca farklı mineral ve tortul katmanlarının üst üste birikmesi, ardından rüzgar, hava akımları ve erozyonun yüzeyi şekillendirmesiyle bugünkü katmanlı yapı ortaya çıktı.