ABD'nin Pensilvanya eyaletine bağlı Ambler kasabasında yol altyapısında maliyeti düşürmek amacıyla kullanılan kırma taş ve sanayi cüruflarının yoğun miktarda ölümcül asbest lifi barındırdığı tespit edildi. Araçların üzerinden geçmesiyle ufalanıp havaya karışan görünmez kanserojen tozlar nedeniyle yerleşim yeri acil durum bölgesi ilan edildi.
Ambler kasabasındaki yol inşaatlarında asfalt maliyetini düşürmek ve taban dolgusunu güçlendirmek amacıyla çevredeki sanayi tesislerinden elde edilen cüruf ve kırma taşlar tercih edildi. Bütçe dostu ve son derece dayanıklı bir zemin dolgu malzemesi olarak görülen bu atıklar, kasaba genelindeki cadde ve sokakların altyapısına tonlarca serildi.
Ancak dolgu işleminde tercih edilen bu sanayi taşları hiçbir toksikolojik testten geçirilmedi. Test yapılmadan gerçekleştirilen serim işlemi, öldürücü etkiye sahip asbest yüklü malzemenin doğrudan yerleşim merkezlerinin ve evlerin alt tabakasına yerleşmesine yol açtı.
GÖRÜNMEZ KANSEROJEN LİFLER HAVAYA KARIŞTI
Yol kaplamalarının zamanla aşınması ve banketlerdeki taşların açıkta kalmasıyla birlikte kasabada büyük bir felaketin kapısı aralandı. Cadde ve sokaklardan geçen otomobiller ile ağır tonajlı araçların tekerlekleri, zemin tabakasındaki kırma taşları zamanla ezerek ufaladı.
Oluşan mekanik baskı, taşların içeriğinde hapsolmuş mikroskobik asbest liflerinin parçalanarak görünmez bir toz bulutu halinde havaya karışmasını tetikledi. Kasaba sakinlerinin soluduğu havadaki kanserojen partikül yoğunluğu tehlikeli eşiği aşınca çevre ve kamu sağlığı birimleri duruma müdahale etti.
KASABA KARANTİNAYA ALINDI
Alınan numunelerin laboratuvar analizlerinde tehlikenin ulaştığı korkunç boyut doğrulanınca Ambler kasabası acilen karantina altına alındı. Bölgeye sevk edilen tam donanımlı, özel kimyasal koruyucu kıyafetli ekipler asbestli yolları hem yaya hem de araç trafiğine tamamen kapattı.
Asfaltın altındaki zararlı dolgu malzemelerinin kontrollü şekilde kazınması ve sızdırmaz özel konteynerlere yüklenerek güvenli imha alanlarına taşınması amacıyla kasabada geniş çaplı bir dekontaminasyon operasyonu yürütüldü.
ABD'nin Wisconsin eyaletinde kış mevsiminde buzlu yollarla mücadele etmek amacıyla kimyasal tuz yerine çevre dostu bir alternatif olarak kullanılan mandıra atıkları, göl ve nehir ekosistemlerinde beklenmedik bir ekolojik felakete yol açtı.
Peynir altı suyu ve salamura atıklarının kar sularıyla tatlı su kaynaklarına karışması, sudaki oksijenin bakteriler tarafından hızla tüketilmesine neden oldu. Oksijen seviyesinin kritik eşiğin altına düşmesiyle birlikte binlerce balık boğularak telef olurken, yaşanan bu büyük yıkım çevre birimlerini harekete geçirdi.
ÇEVRE DOSTU ALTERNATİF FACİANIN EŞİĞİNE GETİRDİ
Wisconsin eyaletinde kış şartlarında kar ve buzlanmayla mücadele etmek için asfalt yüzeylere geleneksel kimyasal tuzlar yerine peynir altı suyu ve tuzlu mandıra salamurası dökülüyordu. Mandıra atıklarının sahip olduğu düşük donma noktası, yollardaki buz tabakalarının hızla erimesini sağlıyordu.
Ancak eriyen kar sularıyla birlikte drenaj hatlarına ve nehir yataklarına sızan tonlarca organik atık, çevredeki tatlı su havzalarına ulaştı. İlk bakışta doğa dostu bir yöntem gibi görünen bu uygulama, kısa süre içinde tatlı su kaynaklarındaki canlı yaşamını doğrudan tehdit eden biyolojik bir yıkıma dönüştü.
GÖLLERDEKİ OKSİJEN TÜKENİP FACİAYA SEBEP OLDU
Tatlı su kaynaklarına karışan yoğun organik maddeler, göl ve nehirlerdeki bakteri popülasyonunun aniden patlama yapmasına neden oldu.
Bakteriler peynir altı suyu bileşenlerini parçalamak için sudaki tüm çözünmüş oksijeni hızla tüketirken, sulak alanlarda geniş oksijensiz (hipoksik) bölgelerin oluşmasına yol açtı. Klasik kimyasal kirlilikten farklı olarak organik atık kaynaklı bu ani oksijen tükenmesi, su altı habitatında kaçınılmaz bir kitlesel boğulmayı beraberinde getirdi.
Oksijen seviyesinin kritik eşiğin altına inmesiyle birlikte nehir ve göl kıyılarına binlerce ölü balık vurdu. Yaşanan bu ağır ekolojik kaybın ardından yerel çevre ve doğal kaynaklar birimleri, yollarda kullanılan mandıra atıklarının tahliye güzergahlarını ve su havzalarındaki oksijen seviyelerini acil inceleme altına aldı.
Ancak, kullanılan yağlardan birine kimyasal atıklardan gelen yüksek miktarda dioksin karışmıştı. Tehlikenin ilk işaretleri aynı yağın kullanıldığı başka yerlerde de kendini belli etti.
Bir at çiftliğinde 40'tan fazla atın yanı sıra kuş, kedi ve köpeklerin öldüğü gözlemlendi. Araştırmacılar tarafından yapılan incelemeler ilerledikçe dioksinli yağın Times Beach dahil olmak üzere Missouri'nin farklı noktalarında kullanıldığı anlaşıldı.
Yetkililer Times Beach'teki topraktan örnek almaya başladıkları sırada Meramec Nehri taştı ve kasaba büyük bir sel felaketi ile karşı karşıya kalarak evlerini terk etmek zorunda kaldılar.
1970'li yıllarda başlayan uygulamanın gerçek boyutu ortaya çıktığında devlet, bölge sakinlerinin evlerini satın alıp başka yerlere taşınmaları için 33,1 milyon dolar harcadı.
Devlet yaklaşık 800 ev ile 30 işletmeyi satın aldı ve 2 binden fazla bölge sakini kalıcı olarak başka yerlere taşındı.
İnsanların ayrılmasının ardından kirlenmiş toprakların temizlenmesi işlemine başlandı. Times Beach ve çevredeki diğer kirli bölgelerden çıkarılan 25 bin tondan fazla malzeme, dioksinin yok edilmesi için yüksek sıcaklıkta işlendi.
Çalışmalar 1977 yılında tamamlanmış olsa da Times Beach bir daha yerleşim yeri olmadı. Evlerin ve diğer yapıların kaldırıldığı eski kasaba alanı düzenlenerek 1999'da Route 66 State Park adıyla halka açıldı.
Sonraki çevresel incelemelerde parkın mevcut kullanımının ziyaretçiler ve çalışanlar açısından önemli bir sağlık riski oluşturmadığı sonucuna varıldı. Bölge daha sonra ABD'nin en ciddi kirlenmiş alanlarını kapsayan Superfund listesinden de çıkarıldı. Bir dönem zehirli kirlilik nedeniyle insanların geri dönmesine izin verilmeyen kasabanın bulunduğu alan, günümüzde Route 66 State Park adıyla ziyaret edilebilen bir eyalet parkı olarak kullanılıyor.