Yatağa girdiğinizde ilk işiniz yüzüstü yatıp kollarınızı yastığın etrafına sarmak mı? "Serbest düşüş" olarak bilinen bu popüler uyku pozisyonu, sadece bir yatış biçimi değil; aynı zamanda gizli kişilik kodlarınızın ve vücut sağlığınızın bir aynası olabilir. Uzmanlara göre karakteriniz hakkında çarpıcı ipuçları veren bu pozisyon, aynı zamanda sağlığınız için en tehlikeli uyku biçimi olabilir. İşte yüzüstü uyumanın gizli arka planı...
Günlük hayatın koşturmacasının ardından gece yatağa uzandığımızda aldığımız pozisyon, çoğumuz için sadece fiziksel bir rahatlama tercihidir. Ancak popüler psikoloji ve uyku uzmanlarına göre yatakta aldığımız şekil, iç dünyamızdan kontrol isteğimize, eleştiriye karşı hassasiyetimizden omurga sağlığımıza kadar pek çok alanda önemli ipuçları taşıyor. Uzmanlar, yüzüstü yatıp başını yana çeviren ve kollarını yastığa dolayan kişilerin tercih ettiği "serbest düşüş" pozisyonu hakkındaki gerçekleri açıkladı.
Yüzüstü uyuyan kişiler, popüler uyku pozisyonu sınıflandırmalarında genellikle başını yana çeviren ve kollarını yastığın çevresine yerleştiren bireyler olarak tanımlanır. Dışarıdan bakıldığında bu kişilerin oldukça öz güvenli, sosyal ortamlarda son derece rahat, girişken ve dobra oldukları öne sürülür.
Yüzüstü uyuma alışkanlığı olan kişilerin dışarıdan son derece rahat görünmesi, başkalarının kendileri hakkındaki düşüncelerini önemsemedikleri anlamına gelmiyor. Aksine, bu pozisyonu tercih edenlerle ilişkilendirilen en dikkat çekici ortak özellik eleştiriye karşı gösterilen aşırı hassasiyet olarak öne çıkıyor.
Kendi düşüncelerini dobra bir şekilde dile getiren bu kişiler, aynı doğrudan tavrı karşı taraftan gördüklerinde ciddi bir rahatsızlık hissedebiliyorlar. Özellikle kişiliklerine, yaşam tarzlarına veya yaptıkları işe yöneltilen eleştirileri zihinlerinde büyütebiliyor, günlerce ve hatta haftalarca bu değerlendirmeleri düşünebiliyorlar.
Yüzüstü uyuma pozisyonunda vücudun büyük bir bölümü doğrudan yatağa temas eder. Kolların yastığı adeta korumacı bir reflekse çevrelemesi ve yüzün yatağa dönük olması, popüler psikoloji yorumlarında kişinin kendisini güvenli bir alana kapatma isteğiyle ilişkilendiriliyor.
Bu pozisyonu benimseyen kişilerin öne çıkan diğer belirgin özellikleri ise şunlar:
Ancak buradaki kontrol isteği katı veya baskıcı bir kişilikten ziyade; kişinin neyle karşılaşacağını bilme, hazırlıksız yakalanmama ve kendi kişisel sınırlarını koruma arzusundan kaynaklanır. Eleştirilmek de kontrol edemediği bir değerlendirmeyle yüzleşmek anlamına geldiği için kişiyi huzursuz eder.
Uyuma biçimleri ile kişilik özellikleri arasındaki bağlantıyı inceleyen bilimsel çalışmalar, popüler psikoloji yorumları kadar kesin sonuçlara varmıyor. 2012 tarihli yapılan bilimsel araştırmaya göre, uyku pozisyonları ile kişilik arasında bazı ilişkiler görülse de bunların oldukça zayıf olduğu kaydedildi.
Araştırmacılar, elde edilen bulguların sadece uyku pozisyonuna bakarak karakter tahmini yapmak için yeterli olmadığını vurguluyor. İnsanlar gece boyunca onlarca kez pozisyon değiştirir. Yatak ve yastık kalitesi, çocukluktan gelen alışkanlıklar, fiziksel rahatlık ve vücudun o günkü yorgunluk durumu da yatış şeklini doğrudan etkiler. Dolayısıyla yüzüstü uyumak karakter hakkında fikir verse de tek başına kesin bir teşhis koymak mümkün değildir.
İşin psikolojik boyutu bir yana, fiziksel sağlık açısından bakıldığında yüzüstü uyumak doktorlar ve fizyoterapistler tarafından en az tavsiye edilen yatış şeklidir. Omurgaya bindirdiği aşırı yük ve vücut mekaniğini bozması nedeniyle bu pozisyon ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarır.
Yüzüstü uyumanın vücut üzerindeki temel zararları şunlardır: