Fazla kilolardan kurtulmak göz korkutucu görünebilir, ancak bir kadının sadece dört yaşam tarzı değişikliğiyle 23 kilo verdiğini duymak ilham verici olabilir. Dils Lee, Temmuz 2021'de 87 kiloya ulaştığında 48 beden giyiyordu. Ancak yaptığı bazı basit değişikliklerle yalnızca kilo vermekle kalmadı, aynı zamanda vücudundaki iltihaplanmayı azalttı, hormonlarını dengeledi ve genel sağlığında önemli iyileşmeler sağladı.
İşte Dils Lee'nin kısa sürede 23 kilo vermesini sağlayan, hayatında uyguladığı dört basit ama etkili adım…
1. AÇ KARNINA KAHVE İÇMEYİ BIRAKTI
Lee'nin ilk adımı, sabahları aç karnına kahve içme alışkanlığını bırakmak oldu. Bu alışkanlığın kendisinde şişkinlik, mide bulantısı ve kaygıyı artırdığını fark ettiğini belirten Lee, aç karnına içilen kahvenin kortizol seviyelerini yükselterek hormon dengesini bozabildiğine dikkat çekti. Bu değişiklikle birlikte hem sindirimi rahatladı hem de gün içindeki stres hissi azaldı.
Artık kahvaltısını yalnızca kahveyle geçiştirmek yerine dengeleyen Lee, sabah rutininde daha besleyici ve dengeli bir öğüne yönelmeyi tercih etti.
Bu süreci anlatan Lee, "Yüzümde, kollarımda ve bacaklarımda ciddi iltihaplanmalar vardı. Daha düşük yoğunluklu egzersizlere geçtiğimde bel çevremin inceldiğini ve kas kütlemin arttığını fark ettim" ifadelerini kullandı.
Bu noktada diyetisyen Tara Collingwood, düşük ve yüksek yoğunluklu egzersizlerin birlikte uygulanmasının en sağlıklı yaklaşım olduğunu vurguluyor. Collingwood, "Düşük yoğunluklu egzersizler vücut için daha kolaydır ancak yüksek yoğunluğa kıyasla daha az kalori yakılır. Bu yüzden denge büyük önem taşır" değerlendirmesinde bulunuyor.
3. YEDİKLERİNİ KISITLAMAYI BIRAKTI
Lee, uzun süre boyunca günde yalnızca 1.000–1.200 kaloriyle beslendiğini ve bu durumun kendisini ciddi şekilde kısıtladığını belirtti. Bu yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını fark eden Lee, yediklerini kısmak yerine vücudunun ihtiyaçlarını gözeten daha dengeli bir beslenme düzenine yöneldi.
4. UYKU DÜZENİNE ÖNEM VERDİ
Son adım olarak Lee, uyku alışkanlıklarını tamamen gözden geçirdi. Gerekli takviyeleri kullanmaya başlayan Lee, yatmadan önce telefonu bir kenara bırakıp düzenli bir uyku saatine sadık kaldı. Bu değişikliğin hem vücudunun toparlanmasını hızlandırdığını hem de hormon dengesini olumlu yönde etkilediğini söylüyor.
Bu noktada diyetisyen Tara Collingwood, uykunun hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için vazgeçilmez olduğuna dikkat çekiyor. Collingwood, "Uyku kasların onarılmasını sağlar, hormonları dengeler ve stresle baş etmeye yardımcı olur" ifadelerini kullanıyor.
Dils Lee'nin benimsediği yaşam tarzı değişiklikleri yalnızca kilo kaybı sağlamadı; aynı zamanda genel sağlık durumunda da belirgin bir iyileşme yarattı. Uzmanlar, bu yaklaşımın hem etkili hem de uzun vadede sürdürülebilir olduğuna dikkat çekiyor.
Üniversiteye başladığı dönemde kilosu hızla artan Sarah, son yılında büyük bir kararlılıkla 31 kilo vererek 122 kilodan 91 kiloya düştü. Bu süreci bir süre başarıyla koruyan Sarah, mezuniyet sonrası taşındığında koşuya başlayarak aktif bir yaşam tarzı benimsedi.
2010 yılında bir maratona katılan Sarah, sonrasında yeniden taşındı. Ancak bu dönem, onun için yeni bir sınavın başlangıcı oldu. Eşinin ciddi bir hastalıkla mücadele etmesi ve yaşadığı duygusal yük, Sarah'ı depresyona sürükledi. Bu süreçte yeniden kilo almaya başlayan Sarah, 34 yaşına geldiğinde tartıda gördüğü 159 kiloyla adeta sarsıldı.
KIRILMA NOKTASI BU OLDU
2020'nin başında Sarah, hayatında belirleyici bir eşikten geçtiğini hissetti. Kilosunun artık kontrolden çıktığını fark eden Sarah, bu gidişata dur demesi gerektiğini anladı. Büyük kararlar yerine, küçük ama sürdürülebilir değişikliklerle yeni bir başlangıç yapmaya karar verdi.
Yediği yiyeceklerin hem miktarını hem de sıklığını azaltarak daha dengeli bir beslenme düzeni oluşturmaya başladı. Küçük adımlarla attığı bu değişiklikler, zaman içinde büyük bir dönüşümün temelini oluşturdu.
DOKTORUN UYARISI: YA DEĞİŞ YA İLAÇ KULLAN
Nisan 2021'de diş hekimi randevusuna giden Sarah'ın tansiyonunun yüksek olduğu tespit edildi. Dişçi koltuğunda yaşadığı kaygı nedeniyle tansiyonunun yükselmesi onun için yeni bir durum değildi. Ancak bu kez işlem öncesinde doktor onayı istenmesi, durumun ciddiyetini ortaya koydu.
Kan testlerinin ardından doktorundan gelen mesaj netti. Nazik ama kararlı bir dille yapılan uyarıda, kilo vermediği takdirde ilerleyen yıllarda düzenli ilaç kullanmak zorunda kalacağı söylendi. Bu sözler, Sarah için bir dönüm noktası oldu; artık değişimin kaçınılmaz olduğunu biliyordu.
EŞİYLE BİRLİKTE KARAR VERDİLER
Bu dönemde eşi de yetişkin başlangıçlı tip 1 diyabet teşhisi aldı. Farklı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olsalar da, ikisi de beslenme ve yaşam tarzlarını köklü biçimde değiştirmeleri gerektiği konusunda hemfikirdi. Verdikleri ortak karar netti: Artık işi ciddiye alma zamanı gelmişti ve bu yoldan geri dönmediler.
KATI DİYETLER YAPMADI
Sarah, sert ve sürdürülemez diyetler yerine makro besin takibini tercih etti. Bu yaklaşımın kendisi için daha uygulanabilir olduğunu belirten Sarah, "Kısıtlayıcı değil, bu yüzden bana iyi geliyor. Aslında her yiyecek beslenme düzenine dahil edilebilir, önemli olan doğru dengeyi kurmak" sözleriyle süreci özetliyor.