Altın fiyatları büyük merkez bankalarından harçlıklarını biriktirip gram altın alan ev hanımına kadar çok geniş kesimler tarafından takip ediliyor. Hikayesi ABD faizleri ve talep tarafının hareketlerine göre yazılan değerli metal için iki önemli gelişme gelecek dönemde etkisini sürdürmeye devam edecek.
ABD ekonomisinde enflasyon zirve noktalardan gerilemiş olsa bile hala istenilen seviyelerde değil. Bununla beraber İran ve ABD çatışmasından kaynaklı olarak artan petrol fiyatları enerji maliyetlerini yükselterek enflasyon için körükleyici güç olmaya devam ediyor. ABD ekonomisinin kamu borcunu nasıl çevireceği, tahvil faizlerindeki tarihi seviyeler ve tüm bunların dolar üzerindeki etkileri farklı kollardan altın fiyatlarını etkileyecek.
ABD TAHVİL PİYASALARINDAKİ KRİTİK SİNYALLER
ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre, 30 yıllık ABD Hazine tahvilleri mayıs ayındaki seviyelerin altında kalmakla beraber yüzde 5'in üzerine çıktı. Uzun vadeli tahvillerdeki yükseliş piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. ABD'nin artan borçları tahvil arzını genişletirken fiyatlar düşüyor.
ASIL RİSK PETROL FİYATLARI
ABD-İran arasında 28 Şubat'tan bu yana süregelen ve zaman zaman mola veren çatışmalar piyasaları karıştırmaya devam ediyor. Son olarak her iki taraftan da gelen tehditkar söylemler petrol fiyatlarının 100 doların kapısına dayanmasına neden oldu.
Arz tarafında aksamaların yaşanabileceğine dair beklentiler petrolü 6 haftanın en yüksek seviyesine taşıdı. Bu noktada yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu artırabileceğine ve FED faiz indirimlerinin ileri tarihlere ertelenebileceği beklentileri ortaya çıktı.
FED başkanlığı koltuğuna 22 Mayıs 2026'da oturan Kevin Warh'ın Donald Trump tarafından desteklenen bir isim olması faiz indirimlerine karşı heyecana neden olmuştu. Ancak petrol fiyatlarının 90 doları aştığı ve belirsizliklerin arttığı bir ortamda pek çok analist tarafından faiz indirimi öngörülemiyor.
ABD Hazine Bakanlığı'na göre, toplam federal borç yükü 39,5 trilyon dolar seviyesinde. Yıldan yıla artan oran ABD ekonomisi için yapısal bir sorun halini almış bulunuyor. Federal bütçe açığı ise bu mali yılda 1,37 trilyon dolara kadar çıktı. Yükselen faiz oranları ise borçların maliyetlerini artırıyor.
DEĞERLİ DOLAR
Doların değerini koruma eğilimi göstermesi de altın fiyatları üzerindeki baskının devam etmesine neden olacak. Faiz oranlarının yüksek kalması doların değerini diğer para birimlerine göre koruyacaktır. Japon yeni perşembe günü ABD doları karşısında 163,3'e gerileyerek son kırk yılın en düşük seviyelerini gördü.
Bank Of America kısa süre önce yayımladığı notta 2026 yılının ikinci yarısında doların diğer para birimlerine karşı gücünü korumasını bekliyor. Küresel risklerdeki artış, faiz oranlarının bir süre daha yüksek kalması dolar desteklemeye devam edecek. Yapay zekâ yatırımlarının artması da doların güçlü kalmasına yol açıyor.
Burada da devreye yeniden petrol fiyatları giriyor. Dünyadaki petrol ticaretinin büyük bir bölümü dolarla yapılıyor. Japonya ve Hindistan gibi alıcılar petrol satın almak istediklerinde alışverişi dolarla yapmak zorunda. Petrol fiyatlarındaki ani yükselişler ödemelerin maliyetlerini artırırken dolar talebini de destekliyor. Bu noktada faiz oranları değerlenen dolar aynı zamanda talep tarafındaki gelişmelerle yön buluyor.