Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilime rağmen altın fiyatları haftayı düşüşle kapattı. Yatırımcıların odağı güvenli liman talebinden çok petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve Fed'in faiz politikalarına çevrildi. İşte detaylar...
Normal koşullarda savaş ve jeopolitik kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görülen altın, bu kez beklentilerin aksine değer kaybetti. Haftalık bazda yaklaşık yüzde 2,6 gerileyen ons altın, yeni haftaya 4 bin 11 dolar seviyelerinde başladı.
Piyasalarda güvenli liman talebinden ziyade yükselen petrol fiyatlarının enflasyon ve merkez bankalarının para politikaları üzerindeki etkisi fiyatlamalarda belirleyici oldu.
PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞ FAİZ BEKLENTİLERİNİ GÜÇLENDİRDİ
Ham petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, ABD tahvil faizleri ile doların güç kazanmasına neden oldu. Bu gelişme, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisini artırdı.
Bu verilerin ardından Fed'in yeni bir faiz artışına gitmeyebileceği beklentisiyle ons altın kısa süreliğine 4 bin 60 doların üzerine yükseldi.
PETROL RALLİSİ KAZANÇLARI GERİ ALDI
Altındaki yükseliş uzun ömürlü olmadı. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim sonrası Brent petrol haftalık yaklaşık yüzde 16 yükselerek 88 dolara yaklaşırken, WTI petrolü de 82 doların üzerine çıktı.
Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesiyle altın perşembe günü 4 bin doların altına geriledi. Haftanın son işlem gününde ise sınırlı bir toparlanma yaşandı.
PİYASALARIN ODAĞI FAİZ POLİTİKALARINA DÖNDÜ
Yükselen enerji maliyetleri, üretim ve taşımacılık giderlerini artırırken enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği öngörüsünü güçlendirdi.
Bu nedenle yatırımcılar jeopolitik gelişmeler yerine Fed'in para politikası ve faiz kararlarına odaklanmaya başladı.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN ALIMLARI DEVAM EDİYOR
Kısa vadeli yatırımcıların satışlarına rağmen merkez bankaları altın alımlarını sürdürüyor. Çin, haziran ayında yaklaşık 15 ton altın alarak kesintisiz alım serisini 20 aya çıkardı.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre mayıs ayında merkez bankalarının net altın alımı 41 ton oldu. Rezerv çeşitlendirme amacıyla yapılan bu alımlar, altın fiyatları açısından uzun vadeli destek unsuru olmayı sürdürüyor.
ALTIN ETF'LERİNDE ÇIKIŞLAR DİKKAT ÇEKTİ
Altına dayalı borsa yatırım fonlarında ise satış eğilimi öne çıktı. Haziran ayında küresel altın ETF'lerinden yaklaşık 8,9 milyar dolarlık net çıkış gerçekleşirken, satışların önemli kısmı Kuzey Amerika kaynaklı oldu.
ETF varlıklarında yılın ilk yarısında sınırlı artış görülse de kurumsal yatırımcı ilgisi geçen yılın aynı dönemine göre daha zayıf kaldı. Uzmanlar, güçlü bir yükseliş trendi için ETF'lere yeniden kalıcı fon girişlerinin başlaması gerektiğini değerlendiriyor.
BU HAFTA HANGİ VERİLER İZLENECEK?
28-29 Temmuz tarihlerindeki Fed toplantısı öncesinde piyasalar daha sakin bir veri takvimine hazırlanıyor.
Yatırımcılar; ABD-İran gerilmesinin seyri, petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD tahvil faizleri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, öncü PMI verileri ve Avrupa Merkez Bankası'nın kararlarını yakından takip edecek.
Petrol fiyatlarında yaşanabilecek olası geri çekilme veya ekonomik verilerde görülebilecek zayıflama, faiz artışı beklentilerini azaltarak altına destek sağlayabilir. Buna karşılık güçlü ekonomik veriler ve petrolde yeni yükselişler, doların değer kazanmasına ve altın üzerindeki satış baskısının sürmesine neden olabilir.
TEKNİK GÖRÜNÜMDE 4 BİN DOLAR SEVİYESİ ÖNE ÇIKIYOR
Teknik analizde ons altın, 3 bin 958 dolardan gelen tepki alımlarının ardından 4 bin 23-4 bin 25 dolar bandındaki düşüş trendini test ediyor.
Fiyatın 50 ve 100 periyotluk üstel hareketli ortalamaların altında işlem görmesi temkinli görünümün sürdüğüne işaret ederken, RSI göstergesinin 48 seviyesine yaklaşması satış baskısının kısmen zayıfladığına işaret ediyor.
4 bin 25 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde 4 bin 81, 4 bin 138 ve 4 bin 200 dolar dirençleri gündeme gelebilir. Olası geri çekilmelerde ise 4 bin dolar ve 3 bin 958 dolar destek seviyeleri olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin kırılması halinde satışların 3 bin 898 dolara kadar derinleşebileceği değerlendiriliyor.
UZUN VADEDE DESTEK, KISA VADEDE BASKI
Merkez bankalarının düzenli altın alımları, düşük enflasyon verileri ve küresel jeopolitik riskler altının uzun vadeli görünümünü desteklemeyi sürdürüyor.
Buna karşın yükselen petrol fiyatları, güçlü ABD tahvil getirileri ve Fed'in yeniden faiz artırabileceği beklentisi kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalarda 4 bin dolar seviyesi kritik eşik olarak izlenirken, altının yönünü jeopolitik gelişmelerden çok petrol fiyatları ile Fed'in para politikası belirleyecek gibi görünüyor.