İstanbul'da peş peşe yaşanan bina çökmeleri yapı güvenliği endişesini yeniden gündeme taşıdı. Vatandaşlar, oturdukları binanın riskli yapı olarak kayıtlara geçip geçmediğini e-Devlet üzerinden sorgulayabiliyor. Riskli yapı tespitinden itiraz sürecine, tahliye şartlarından Yarısı Bizden kampanyası kapsamında sunulan 1 milyon 875 bin TL'lik desteğe kadar merak edilen tüm ayrıntılar belli oldu. İşte detaylar...
Maltepe'de çöken binanın ardından önceki gün Beyoğlu'nda da 5 katlı metruk bir binanın çökmesi, binlerce kişiyi aynı sorunun yanıtını aramaya yöneltti: Oturduğum bina güvenli mi? Binam riskli yapı olarak kayıtlara geçti mi?
Özellikle eski yapılarda yaşayan vatandaşlar için yapı güvenliği yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşirken, binanın risk durumunu öğrenmek ve gerekli adımları atmak isteyenler e-Devlet üzerinden sorgulama yapabiliyor.
SORGULAMA NASIL YAPILIR?
Peki, riskli yapı tespiti için kimler başvurabiliyor, hangi belgeler gerekiyor, süreç nasıl işliyor ve bina riskli çıkarsa hangi desteklerden yararlanılabiliyor? İşte başvuru sürecinden devlet desteklerine kadar bilinmesi gerekenler...
KİMLER BAŞVURABİLİR?
Binadaki herhangi bir bağımsız bölümün maliki veya yasal temsilcisi, diğer kat maliklerinin onayını almadan tek başına riskli yapı tespiti için başvuruda bulunabiliyor.
Böylece bir binadaki tüm kat maliklerinin ortak karar vermesi beklenmeden de süreç başlatılabiliyor. Bakanlık veya ilgili idareler de gerekli gördükleri durumlarda riskli yapı tespitini resen, yani kendiliğinden yaptırabiliyor.
SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Riskli yapı tespiti, yalnızca binanın gözle incelenmesiyle sınırlı olmayan teknik ve idari aşamalardan oluşuyor. Süreç, lisanslı kuruluşun seçilmesinden başlayarak raporun hazırlanması, idari değerlendirme ve gerekli olması halinde tahliye ve yıkım aşamalarına kadar ilerliyor.
1. Lisanslı kuruluş seçimi ve yerinde inceleme: İlk aşamada Bakanlığın lisans verdiği bir mühendislik firması veya kuruluşa başvuruluyor. Uzmanlar binada yerinde inceleme yapıyor. Donatı tarama cihazları, diğer adıyla profometreler kullanılarak betonarme elemanlardaki demir donatıların konumu ve özellikleri kontrol ediliyor.
3. Raporlama ve onay: İncelemelerin ardından riskli yapı tespit raporu hazırlanıyor. Lisanslı kuruluş tarafından Bakanlığın elektronik yazılım sistemi A.R.A.A.D. aracılığıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne iletilen rapor, ilgili idari süreç kapsamında değerlendiriliyor.
4. Tapuya şerh ve tebligat: Raporun uygun bulunması halinde ilgili tapu müdürlüğüne bildirim yapılıyor ve tapu kütüğüne "riskli yapı" şerhi işleniyor. Alınan karar maliklere tebliğ ediliyor. 5. İtiraz hakkı: Malikler, kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde İl Müdürlüğüne itiraz edebiliyor. İtirazlar Bakanlık bünyesindeki teknik heyet tarafından inceleniyor. 6. Tahliye ve yıkım süreci: Riskli yapı tespitinin kesinleşmesinin ardından maliklere tahliye ve yıkım için 90 günden fazla olmamak üzere süre veriliyor. Bu süre içinde yıkılmayan binalar idare tarafından yıkılabiliyor ve yıkım masrafları maliklerden tahsil ediliyor.
BİNA RİSKLİ ÇIKARSA NE YAPILMALI?
Sorgulama sonucunda binanın riskli yapı olarak kayıtlara geçtiğinin görülmesi ve yapının tahliyesinin gerekmesi halinde kentsel dönüşüm süreci gündeme geliyor. Bu aşamada hak sahiplerinin yararlanabileceği devlet destekleri önem kazanıyor.
İstanbul'da "Yarısı Bizden" kampanyası kapsamında gerekli şartları karşılayan hak sahiplerine her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sağlanıyor. Böylece konut başına toplam destek tutarı 1 milyon 875 bin TL'ye ulaşıyor.